Geçen yıllarda bir yazı yazmıştım gerçeklerle yüzleşmek hakkında. Bu yazıda tekrar bu konuyu gün yüzüne çıkarmak istiyorum. Bakalım kendi düşüncelerimde bir değişiklik olmuş mu, hangi konuda ne düşünüyorum?

Yüzleşmek, sanıldığı kadar basit bir eylem değildir. Çünkü insanın kendisi hakkında yorumlar yapabiliyor olması ve olaylara sadece kendi yönünden bakmayıp yüzleştiği durumları kabul edebilmek zor bir durumdur. İsteyen herkesin kendisiyle objektif bir şekilde yüzleşememesi de bundan kaynaklanır. Gerçeklerden kaçmak bazen istenen bir durumdur. Ortada bir belirsizlik olsa bile gerçekleri görmemezlikten gelip o belirsizlikle mutlu olabilme durumu insanlara daha cazip gelir.

Bir Gerçeği Öğrenmekten Korkup Ondan Kaçtınız Mı?

Gerçeğin size zarar vereceğini bilseniz bile yine de öğrenmek için çabalar mıydınız? Gerçekler insanlara her zaman iyi gelmez. Bu sebep bile gerçeklerden kaçmak için bir bahane sayılabilir. Çünkü kaçmak o an için belirsizliklerle yaşamayı gerektirir ve huzurunun kaçmamasına yetebilir. Ama ya sonrası daha kötü olursa, o zaman nasıl bir strateji izlenir? İşte o an önceden kabullenmek istenmeyen olayları kabullenmeye başlarsınız. Çünkü kaçmak hiçbir zaman bir çözüm yolu değildir. Siz kaçmaya çalıştıkça gerçekler kar topu gibi giderek büyüyerek peşinizi bırakmaz. Sürekli ilgi isteyen bir bebek gibi gözünüzün içine bakar ve yüzleşmenizi bir an önce gerçekleştirmeniz için elinden geleni yapar. Buna rağmen gerçekleri rafa kaldırmak ise sizin düşüncelerinize kalmış. Sonrasında keşkeleri bir liste halinde sıralamak istemiyorsanız kendi içinizde o savaşı verdikten sonra iç dünyanıza yönelip yüzleşmeniz kendinizi rahatlamış hissettirir.

Gerçeği Kurgulamayın, İtiraf Edin

Yapacağınız itiraf belki de sizin için ağır bir karşılaşma olacaktır fakat bu sizi daha güçlendirecek bir nitelikte de olabilir. Burada önemli noktalardan birisi olayları inkar etmektense olayı tüm açıklığıyla ele almak ve ona göre kendine bir yol çizerek sorumluluklarınızın farkına varmaktır. Gerçekler bazen acıtır ama siz bu acıyı göze alabilmeyi öğrenmelisiniz. Hayatın ne zaman ne getireceği belli olmaz. Bunu bilmek önemlidir ama eğer bilindiği halde uygulamada bu gerçek göz ardı ediliyorsa bilmek bir işe yaramaz. Rahatlamak herkes için olası bir yoldur fakat bu yol kolay aşılmaz. Bazı kişilere gıpta ile bakarız, “kendisiyle ne kadar da barışık bir insan, ne kadar da güçlü” deriz. Bunun sebebi nedir sizce? Sebeplerden birisi gerçekleri yanına alarak zorlukları göz ardı etmemektir diyebilir miyiz? 

Gerçeklerin Korkutuculuğu

Tecrübe edilen bazı bilgilerden sonra gerçek gözümüze korkutucu gelir. Hayal kırıklığına sebep olacağını düşünürüz ve gerçeklerden bir adım uzak kalmak isteriz. Bu durum bizi güvendeymiş gibi hissettirir. O anlar belki de bizim için yalancı bir mutluluk olmuştur ve onunla yaşayabileceğimizi düşünürüz. Yüzleşmenin zamanı geldiğinde asıl durumun bu olmadığını acı bir şekilde öğrenme fırsatına erişiriz. Ya da kaçmanın bizi içine çeken bir bataklığa dönüştüğünü kötü bir şekilde deneyimleriz. Yaşama hevesimiz kaçar, ne yapacağımızı bilemeyiz. Acaba önce kabullenseydim daha mı iyi olurdu gibi düşünceleri istemeden de olsa düşünürüz. Bahane ettiğimiz şeyler saçma gelmeye başlar. Ve kendimizi bu durumdan kurtarmanın yollarını ararız.

Yüzleşmeye başladıkça kendi sınırlarımızı keşfederiz. Gerçek tepkiler vermeye başlar ve hayatı daha derinden keşfetme isteği duyarız. Her gerçekle bir gün yüzleşeceğiz ama bunun ne zaman gerçekleşeceği veya yüzleşmenin ne kadar zor olup olmayacağı size de bağlı bir durumdur. Yüzleşmek için konfor alanınızın biraz dışına çıkmanız gerekir ama yaptığınız bu davranış gelişiminize katkı sağlar. Her anı sadece bir kere yaşıyoruz. Kendimizi sıkmaya her zaman gerek yok, keyif alabilmek de önemlidir. Bu sebeple vazgeçmemeyi kendimize bir kural edinmemiz gerekir. Yaşadığınız her olayın tarifi olmaz, öyle anlar gelir ki ne yapacağınızı bilemez bir hale gelirsiniz. Çıkış yokmuş gibi gelir, kendinizi sıkışmış hissedersiniz fakat asıl çıkış kendi içinizdedir. O cevheri kendinizde görebilmeniz dileğiyle.

Hoşça kalın.


What's Your Reaction?

hate hate
0
hate
fail fail
0
fail
fun fun
0
fun
geeky geeky
0
geeky
love love
0
love
lol lol
0
lol
omg omg
0
omg
win win
0
win
Elif Yönel

Merhabalar, Ben Elif Yönel. 1997 yılında Çorum'da doğdum. Karadeniz Teknik Üniversitesi endüstri mühendisliği öğrencisiyim. Yaklaşık 1,5 yıldır yazılar yazarak hem kendimi geliştiriyorum hem de sizlere yeni içerikler sunuyorum. Birkaç ay önce kendimi Java hakkında geliştirerek işin yazılım kısmına da girmeye karar verdim. Ve bu yolda ilerlemeye devam ediyorum. Hep birlikte daha nice yıllara..