Merhaba,
Sizlere yaşadığı hayat ve elde ettiği başarlar ile bizlere ilham kaynağı olarak gördüğüm, Amerika’nın en çok satan yoğurt markası Chobani’nin kurucusu Hamdi Ulukaya’dan bahsetmek istiyorum.
Bir insanın hayatını birçok şey değiştirebilir. Hamdi Ulukaya’nın da sözlerinden anlaşılacağı üzere ‘’Çöpe attığım , üzerinde ‘satılık yoğurt fabrikası’ yazan kağıt hayatımın dönüm noktası oldu.’’ Küçüktürler ama geleceğe yön verirler. Peki kimdir Hamdi Ulukaya? , Chobani nasıl kuruldu? kısaca bahsedelim.


Hamdi Ulukaya, geçtiğimiz 10 yılda ABD’deki en başarılı gıda şirketlerinden biri ve doğal gıda hareketini öncülerinden kabul edilen Chobani LLC’nin kurucusu, Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’sudur.
Ulukaya, 26 Ekim 1972 yılında Erzincan’ın bir köyünde süt ürünleri üreten bir ailede doğdu. 1994 yılında Ankara Üniversitesi Siyaset Bilgiler Fakültesi’nde okurken sıfır ingilizce ile Amerika’ya göç etti. 1997 yılında University of Albany’de eğitim görmeye başladı. 2005’te Kraft’a ait kapalı eski bir yoğurt fabrikasını satın aldı. Hamdi Ulukaya, Chobani’yi 2007 yılında New York eyaletinde, kaliteli gıdayı daha erişilebilir kılmak misyonu ve vizyonu ile kurdu. Beş yıl dolmadan en çok satan yoğurt markası haline geldi ve yıllık 1 milyar dolarlık satış hacmine ulaştı. Böylece dönemin en hızlı büyüyen şirketlerinden biri oldu.

Hamdi Ulukaya ‘nın katıldığı Uludağ Ekonomi Zirvesinde Chobani’nin doğuşu ile ilgili konuşmasına yer verecek olursak:
‘’Ben ABD’ye ilk gittiğimde 23 yaşındaydım tabi ingilizce bilmiyordum, öğrenmek için gittim. Şuan samimiyetle söylüyorum ingilizceyi çok iyi bilmiyorum.
Amerika’ya gittikten birkaç ay sonra New York’un kuzeyinde bir çiftlikte çalışmaya başladım. Birgün babam bana burda neden peynir yapmadığımı sordu ve onun ısrarı üzerine başladım. Küçük bir mandram vardı. Birgün akşam, gelen mektupları açarken ilan gördüm ve diyordu ki ‘bütün makinalarıyla yoğurt fabrikası satılık’ baktım ve çöpe attım. Yaklaşık yarım saat sonra aklıma geldi, aldım, aradım. Konuştuğum emlakçı ‘fabrika 700 bin dolara satılık’dedi. Içimden bu adamlar galiba sıfırın birini unutmuş dedim çünkü 700 bin dolara böyle bişey olamaz. Ertesi gün bakmaya gittim. ırmağın kenarında yaklaşık 70-80 senelik küçük bir fabrika. İçinde ise kapatma hazırlıkları var.Maddiyat kısmını bankadan haletttim ve 15 Ağustos 2005 de fabrikayı aldım. Fabrika kapatılmadan önce müdürün tavsiyesi üzerine 55 çalışandan 4 kişiyi işe aldım. Fabrikaya gitmeden elektrik faturaları ile karşılaştım ve bir hayli kabarıktı. Fabrikaya girdik, ilk konumuz elektrikleri nasıl azaltabiliriz. Ikinci olarak fabrikanın 20 yıldır boyanmayan dışını boyamamız gerektiğini söyledim. Çalışanlardan biri bana döndü ve ‘bununla mı uğraşıcaksın aklında başka bişey yok mu’ dedi. Gerçekten de aklımda başka bişey yoktu. Boş oturacağımıza bütün yaz fabrikayı boyadık. Şimdi ise ofise gelenler bir yazı karşılıyor. Let’s start painting the walls(Hadi duvarları boyamaya başlayalım). Bu bir başlangıçtı. Mevlana’nın da dediği gibi ; ‘Yolu yürümeye başladığınızda yol size görünür.’

Yaklaşık 2 sene çalışan arkadaşlarım ve ben fabrikanın içinden çıkmadık. Nasıl daha iyi bir yoğurt yapabiliriz, bu olmadı bir daha yap, bir daha yap, sonra bir daha yap…Herkese gına gelmişti. Ama ta ki harika olmayana kadar ben buna müseade etmedim. Eylül 2007 de 300 koli ile üretime başladık. Ikinci siparis 400 koli oldu. Üçüncü sipariş derken adamı arayıp sordum hep aynı kişiler mi alıyor yoksa farklı farklı kişiler mi? Eğer her seferinde farklı kişiler alıyorsa kişi sayısı bittiğinde bizim de işimiz biterdi. Market sahibinin bana dediği ‘aynı kişiler alıyor bide yetmiyor başkalarına da almalarını söylüyor.’ Ve ben anladım ki olay satmakla değil yapmakla alakalı.
Ben bir üniversite mezunu değilim,bugüne kadar bir şirkette de çalışmadım, 3 bin dolar ve küçük bir çanta ile geldim ABD’ye ama markalaşma adına olabilecek en büyük ödülleri bana verdiler. Harvard’da bugün Chobani’nin dersi okutulmaktadır.’’

Konuşmayı elimden geldiği kadar sizlere aktarmaya çalıştım. Tamamını izlemenizi tavsiye ederim. Yazımı Hamdi Ulukaya’nın sözü ile noktalıyorum. Okuduğunuz için teşekkür ederim. Görüşmek üzere…

‘’Kafanızda yalnızca kendi hayallerinizi gerçekleştirmek olmasın, başkalarına faydalı olmak, onların hayallerini de gerçekleştirmek olsun. Doğru olanı yapın ve yanlış olanın karşısında durun. Değerleriniz sizin pusulanız olsun’’

Print Friendly, PDF & Email
Facebook Sayfamizdan Bizleri Takip Edebilirsiniz
Özlem Karakoç

Aksaray Üniversitesi
Endüstri Mühendisliği Öğrencisi