Yenilik Ve Dönüşüm

Yeniliğe kendimizi kapatıp eski kara düzen devam etmek bizi nereye götürür. Cümleyi biraz açarsak yenilik dediğimiz konu bizim hayatımızı şekillendiren ana bileşendir her zaman elde ettiklerimizin üstüne koyarak gelişir ilerler ve büyürüz. Ne zaman ki bu bana yeter artık yürümek gelişmek büyümek istemiyorum dersek o noktada uzaysal boşlukta bir kara deliğe düşmüşüz demektir. Biz o kara delikte olduğumuz yerde sayarak enerjimizi ve bildiklerimizi kaybederken bir başkaları önce dört nala gidenler sonra koşanlar sonra yürüyenler ve en son emekleyenler bizi geçecektir. Bunu birbirimiz arasındaki yarış olarak düşünmeyelim bizlerin daha güzel yarınlar için devamlı olarak yeniliği görerek kabullenerek dönüştürerek ilerlememiz şart.

Rahatlığım bozulmasın aynı zamanda da hayal dünyasında marsa keşfedilmemiş topraklara adım atayım mantığı ne kadar sağlıklı. Hayal etmek umut etmek asla kötü bir durum değildir bizleri yaşatan yeşerten ilerisi ve daha ilerisi için adım atmamızı denememizi çabalamamızı sağlayan hayallerimiz olmuştur. Lakin büyüklerimizin de dediği gibi kuru lafla karın doymaz. Denemek çabalamak uğraşmak durmamak kurtarır bizi.

Bizler kendimizi ailemizi, çevremizi, toplumumuzu, dünyamızı geliştirebilmek, sürdürülürlüğünü devam ettirebilmek adına önce yattığımız yerden kalkarak kendimize yatırım yapmalı ve hayallerimizi gerçeğe dönüştürmek için harekete geçmeliyiz. Nasıl ki ilk doğduğumuz da ağlayarak nefes almayı emekleyerek yürümeyi anlaşır olmayan kelimeler söyleyerek konuşmayı belirli metot ve yöntemleri kullanarak okumayı öğrenmiş isek. İstersek yapabiliriz şaka değil, yalan değil, ha kendimizi kandırmak için yalan olacak şekilde kabul edersek orası başka bir konu olur. Bundan dolayı istersen dünyalar değişir.

Birde cümle olarak o kadar çok kullanmışız ki istersek yapabiliriz ‘i cümle olarak ve sonrasında aslında rahatımız bozulmasın diye de bir şey yapmamışız. Bundan dolayı cümle yalan söyleyeni dokuz köyden kovarlar misali etkisini kaybetmiş sırf istersen yapabilirsin yapabiliriz deyip de yapmayanlar yüzünden. Aynı bir sevgiliye ilk sevgi cümlesini kurarken dünyalar senin, benim, bizim olur ya, sesin titrer farklı anlatılamayacak duygular yaşarsın lakin bir süre sonra o sözcük ilk günkü heyecanı vermez bizde bu cümleyi öyle kullanmışız. Az, öz ve yerinde kullanmak gerekirmiş. Biz bir şeyler yapmaktan vazgeçmemek istiyorsak cümleye, kelimelere yeni anlamlar yükleyerek ilk günkü heyecan ile yeni ve yeniden başlamak için koşmak için neden kendimizi de yeni baştan anlamlar yükleyerek dönüştürmüyoruz.   (hatalarım elbet vardır fazlasıyla kontrol edecek olana kolay gelsin şimdiden özür dilerim birde hatalarımı bildirirsen ona göre daha düzenli hatasız yazmaya çalışırım bir sonraki durumlar için.