Herkese Merhaba,
Doğduk, ilkokula başladık, ortaokula, liseye başladık bitirdik derken beklenen sınav geldi. Engebeli yollardan, zorluklardan, stresten, kimi zaman kurulan hayallerden, kendimizi gelecekte gördüğümüz meslek ile ilgili hedefler derken aldığımız puana veya sıralamaya göre bizden bir liste istediler. Hani derler ya ‘’hayatınız 3 saatlik bir sınava bağlı’’ diye. Asıl mesele sınavdan sonraki tercihlerimiz. Hayatımız o tercihlere bağlı aslında.


Tercih zamanı bütün aile bireyleri ile beraber akrabalarımızın da katkı sağladığı, memleket memleket dolaşarak, ofisleri, şantiyeleri, fabrikaları, okulları adeta tarayarak, belli analizler yaparak elimizde birçok şehir ve meslekten oluşan listemizi hazırlamaktayız. Eminim kimi öğrenci sınav zamanından daha fazla steres ve kafa karışıklığı yaşamaktadır. Bütün bunları bir kenara bırakıp içimizden geldiği gibi, istediğiniz şehirde, istediğiniz mesleği yapmak hepsinden daha değerli.

Benim Tercih Listem
Benim listemde aslında fazla meslek grubundan çok fazla şehir vardı. Çoğu sayısal öğrencinin ailelerinin bir hayali vardır. Herkesin bildiği gibi sağlık. Bende listemin ilk 13 satırını sağlık alanına yönelik yazdım. Sonraki 3 satırını ise ilgi duyduğum ve çalışmaktan büyük keyif aldığım matematik üzerine idi.
Gelelim en son satıra. Tesadüf eseri tanıştığım, daha önce fikrim olmayan ve inanın sınav döneminde hiç aklımdan geçmeyen bir meslekti Endüstri Mühendisliği. Son satırı son saatte yazdım. Hayırlısı buymuş çünkü sağlık istemiyordum, matemetik olsa fena olmazdı ama endüstri mühendisliği benim ayrı bir dünyam oldu. Yeni bir heyecandı benim için. Benim nelerin beklediğini tam olarak bilmeden bir yola koyuldum. Ve kemerlerinizi bağlayın başlıyoruz.

İlk İzlenimler
Artık başlamıştım. Ilk dersde hocamızın neden endüstri mühendisliği sorusu ile karşılaştık. Cevap hakkında tek bildiğim ben bu meslek için varolduğum ve bütün dış etkilere, yanlış söylemlere, önyargılara karşı sürekli gelişen, hergün yeni bişey öğreten, benim kendimi bulmamı sağlayan hayatımın mucizesiydi. Size ne okuyorsun diye sordukların aldıkları cevap karşısında üç saniyelik bir düşünme oluyor. Olaya tersden bakarsak insanlar bazen anlamıyor ama ben bu duruma üzülmek yerine mutlu oluyorum. Çünkü ben içindeyim artık ve tüm ayrıntılarını biliyorum, en güzel farkındalık da bu benim için.

Karşılaştıklarım
Başlarda nasıl ilerlemem konusunda, nasıl bir strateji uygulamam gerektiğini, neler yaparsam kendime katkı sağlarım ve mezun olduğumda beni neler baklediği bilmeden başladım. Sürekli araştırma halinde oldun. Bulduğum endüstri mühendisleri ile iletişime geçtim. Beni nelerin beklediğini ve mezun olmadan kendime katabileceklerim hakkında hala da araştırma ve uygulama aşamasındayım.

Bu dünyada herkesin ortak beklentisi var aslında, mutlu ve huzurlu olmak. Mutluluk ve huzur ise sevdiğin, istediğin ve yapabildiğin şeyi meslek olarak yaptığında geliyor. Şuan diyorsunuz ki gel bunu benim aileme anlat. Ben sevdiğim şeyi yapmak istiyorum ama annem ve babam bana diyor ki ‘’ben sana karışmıyorum istediğin mesleği seçebilirsin ama hukuk okursan özel üniversiteye gönderirim ama sana karışmıyorum’’ veya ‘’ben sana karışmıyorum mühendislik okursan istediğin arabayı alıcam ama karışmıyorum’’ gibi. Yaşımız kaç olursa olsun ailemiz bizim adımıza karar verecektir. Ailemizin bizden bir beklentisi var o da gurur duymak.
Bazıları okuduğu üniversite için kazanıyor. Hayatın geri kalanında kimse Türkiye sıralamasını, aldığın puanı ve okuduğun üniversiteyi sormuyor. Hiç gidip doktora ‘’Hacettepe veya Boğaziçi değilsen muayene ettirmem diyeniniz oldu mu ?’’ insanlar iki şeye bakıyor;
1-İşi ne kadar iyi ve düzgün yaptığımız,
2-Hayatın geri kalanında ne kadar iyi bir öğrenci olduğundan daha çok ne kadar iyi bir insan olduğumuz önemli.
Okuduğunuz için teşekkür ederim. Düşüncelerinizi iletmek isterseniz okarakoc@industryolog.com dan ulaşabilirsiniz. Görüşmek üzere…

Facebook Sayfamizdan Bizleri Takip Edebilirsiniz
Özlem Karakoç

Aksaray Üniversitesi
Endüstri Mühendisliği Öğrencisi