“Dünya’nın en güzel kadını” olarak bilinen Hollywood yıldızı Hedy Lamarr, Avusturya’da 1913’te dünyaya geldi. Zerafeti ve çekiciliğiyle Hollywood’un en güzel yıldızlarından biri olarak gösterilen Hedy Lamarr, oyunculuğu ve kusursuz görünüşünün dışında herkes tarafından bilinmeyen bir özelliğiyle daha tarihe adını yazdırdı. Günümüzde önemli bir yer tutan Wi-Fi, GSM ve GPS teknolojilerinin geliştirilmesindeki kilit rolü oynadı.

Küçük yaşta sinema yıldızı olan Lamarr’ın 1933’ te evlendiği Adolf Hitler’in dostlarından silah tüccarı Friedrich Mandl, orduya silah ve uçak satıyordu. Birlikte katıldıkları yemeklerde genellikle silah teknolojisi konuşulurdu. Matematik zekası olan Lamarr, savunma teknolojileri konusunu sevdi. Bilime özel bir ilgisi olan güzel oyuncu, bu dönemde birlikte vakit geçirdiği mühendisler ve teknisyenler sayesinde silah teknolojisinin inceliklerini öğrendi. Almanların uzaktan kumandalı torpido yapmak istediğini o sıralarda eşinden öğrendi ve konuya oldukça ilgi duydu.

Eşinin baskıcı tavırları ve Nazilere olan yakınlığından usanan Lamarr, eşinden kaçarak Hollywood’a taşındı. Clark Gable, James Stewart ve Spencer Tracy gibi oyuncularla birçok filmde rol alan Lamarr, artık dönemin en tanınan ünlülerinden olmuştu. Ancak Lamarr, setlerden arda kalan zamanlarda, filmlerinde canlandırdığı vamp kadın karakterine tamamen zıt bir proje için uğraştı.

1940 ‘ta, müzisyen komşusu George Antheil’e uzaktan kumandalı torpido hakkındaki düşüncelerini anlattı. Antheil ile ortaklaşa yürüttüğü projenin hedefi, nefret ettiği Naziler tarafından hedefi değiştirilemeyecek torpidolar üretmekti. Çünkü, o yıllarda torpidolar tek bir frekans aracılığıyla kontrol edilmekte ve tespit edilenler anında etkisiz hale getirilebilmekteydi. Lamarr’ın amacı; uzaktan kontrollü torpidoların, düşmanın sinyal karıştırıcıları nedeniyle kontrolünün kaybedilmesini önlemekti. Torpidoyu yönlendiren radyo frekansı düşman tarafından tespit edilirse, sistem elektronik olarak kilitlenir ve kontrol edilebilirdi. Lamarr, bunun çözümünü bulmuştu. Uzaktan kumandanın telsiz frekansı sürekli değiştirilirse düşmanın müdahele imkanı kalmazdı. Ancak, telsiz ve torpido aynı anda frekans değiştirmeliydi. Çözüm, delikli kağıt rulolara kaydedilen notalara göre müzik çalan piyanolardı. Otomatik piyanoların çalışma prensibinden etkilenen Lamarr ve Antheil, “Frekans Atlamalı Yayılı Spektrum” teknolojisini geliştirdiler. Telsiz vericisine ve torpidoya yerleştirilen ve delikleri aynı olan rulolar, frekansı aynı anda değiştirecekti.

 

Buluşun patentini 1942’de aldılar ancak ABD donanması ilgilenmedi. Benzeri bir sistem, başkalarınca 1957’de transistör kullanılarak yapıldı. ABD, bu teknolojik avantajı 1962 Küba Füze Krizi patlak verene kadar kullanmadı. O tarihe gelindiğindeyse patentin süresi dolmuş olduğundan ikiliye para ödenmedi. Ancak bilim insanları, 1962′den sonra Lamarr ve Antheil’ın buluşunu farklı amaçları için uyarlamaya koyuldular. Her buluş bir öncekinin üzerine eklendi.

Sonuçta Lamarr ve Antheil’ın oluşturdukları temelden faydalanılarak, günümüzde milyarlarca insanın kullandığı GSM, Wi-Fi ve GPS teknolojileri icat edildi. Elektroniğin Öncüleri Vakfı 1997’de Hedy’nin patentini fark etti ve ona Elektronik Öncüsü Ödülü verdi. İletişimin kaderini değiştiren buluşundan tek kuruş kazanamayan Lamarr, 2000′de Florida’daki mütevazı evinde yaşama veda etti.

Facebook Sayfamizdan Bizleri Takip Edebilirsiniz