Üniversitede Son Durak: Bitirme Tezi – II

 

Yeniden merhaba,

               Tez sürecimi paylaşma hevesiyle ilk yazımı yazmıştım. Bugün sizlere tez konumu belirlemede nasıl bir yol izledim ve neden ekip olarak çalışmayı tercih ettik bunlardan bahsetmek istiyorum. Sürecimin devamında neler olmuş hep birlikte görelim. Umarım kafanızdaki soru işaretlerini azaltacak bir yazı olur, şimdiden keyifli okumalar dilerim.

Öncelikle genel hatlarıyla aşamaları tekrar hatırlamakta fayda var. Belirlenen konu üzerine birinci dönem teorik araştırma yapılıyor. İkinci dönem ise, seçilen konuyu staj kapsamında uygulayarak çalışmamız bekleniyor. Dolayısıyla, bir fabrikayla veya hizmet sistemiyle bu konu üzerinde firmanızda çalışma yapmak istiyoruz şeklinde bir anlaşmaya varmamız gerekiyor.

 

 

Yöneylem araştırması kapsamında çalışmalarıma başlayacaktım, bunun kararını vermiştim. Peki, ‘yöneylem uçsuz bucaksız bir araştırma alanı, nasıl sabit bir konuda karar kılacağım?’ sorusu hemen düşündürüyor. Aklımda çalışmak istediğim onlarca konu var. Proje yönetimi olsun, dinamik veya tamsayılı programlama olsun derken fark ettim ki, farklı bir karar verme yöntemi denemeliyim.

Önceki senelerde sıkça duyduğum şöyle bir sorun vardı : Seçilen anabilim dalına göre bir konu belirleyen arkadaşlarımız, teorik çalışmalarını başarılı bir şekilde ilk dönem sonu teslim etmişler, ancak iş ikinci dönem uygulama stajına gelince çalışılan konular ve çalışılmak istenen firmalar uyuşmamış. Çoğu arkadaş konularını değiştirmek zorunda kalmış. Bundan yola çıktım ve öncesinde bir fabrikayla anlaşarak, onların da üzerinde çalıştıkları bir projede çalışmanın ve tezimde bu konuyu ele almanın benim açımdan daha garantili olacağını düşündüm. Bu konuyu danışmanımla da görüşünce, sanayi kapsamından bölümümüze, çözüm talebiyle gelen bir firmaya beni yönlendirdi. Fabrikanın projesi açıktı ve tamamen yöneylem araştırması kapsamında bir çalışma gerekiyordu. Problem oldukça kapsamlı görünüyordu, dinlerken bile kafamda bir şeyler canlanmaya başlamıştı.

               Kablo donanım sistemleri üreten firmanın üretim sahasında bitmiş ürün toplama sistemiyle alakalı ciddi sorunları vardı. Buna uygun sürekli bir sistem geliştirmek istiyorlardı. Son olarak toplanan ürünler için uygun taşıma ve toplama araçlarının seçilmesi, bu araçlar için de fabrika içinde uygun rotanın belirlenmesi isteniyordu. Fabrikanın AR-GE müdürü ve danışman hocamla birlikte yaptığımız görüşmeler sonucu bu işin araştırmasını üstlenme kararını aldık.

Şimdi geldik benim için diğer önemli bir konuya. Bireysel mi yoksa ekip olarak mı devam edeceğim?

 

               Projesinde çalışacağım firma şehrin tanınan ve gelişmekte olan bir firmasıydı. Projede yer almak isteyen çok arkadaş olmuştu. Aklımda bireysel olsam kendi kendime uğraşırım tezimi yazarım, iletişim ve organizasyon sıkıntım olmaz düşüncesi vardı. Ancak proje, bireysel devam etmeyi de zorlaştıracak şekilde kapsamlıydı. Danışmanımın bana bu konudaki hiç değişmeyen tavsiyesi ekibimi kurmam yönünde oldu. Bu yöndeki açıklaması ise bana evet ekip olmalıyız dedirtti açıkçası. İş hayatında çoğu insanla bir arada çalışacağız, belli projeleri yöneteceğiz. Bizden ortaya sağlam çözümler koymamız beklenecek. Bu yüzden bu konuda ilerlemeli, bir ekibe liderlik edebilmeli ve iletişim konusunda kendimizi geliştirmeliyiz. Zaten 3. ve 4. sınıflarda fazlasıyla verilen grup ödevlerinin asıl amacı da, bu ekip olgusunu oluşturabilmek. Bunu öğrenmek için de en iyi yıllarımız öğrencilik yıllarımız olur, en uygun yerler ise bu tarz projeler olur diye düşünüyorum.

 

İnsanlarla anlaşabilmek ve ortak bir amaç uğruna hep birlikte çalışabilmek sanırım en büyük başarı olacaktır bizim için. Sonuç olarak, danışmanımın da önerisi olan iki arkadaşımla ekip olarak projeyi devam ettirmeye karar verdik. Bu arada, fikrim ekip arkadaşlarımın çok yakın arkadaşlarımdan olmaması yönündeydi. Çünkü bana göre, arkadaşlık ilişkileri bu tarz profesyonel devam etmesi gereken işlerde ya fazla olumlu ya da olumsuz sonuçlar doğurabiliyor. Ve yine iş hayatını düşünecek olursak yeni tanışacağımız ve birlikte çalışacağımız insanlarla iyi bir başlangıç yapabilmek için, güzel bir fırsat olacağını düşündüm.

Sonrasında arkadaşlarıma projeyi anlattım ve konuda fikir birliğine vardık. İkinci dönem yapacağımız staj için firmayla ekip olarak da görüştük. Böylece  üç kadın mühendis adayı olarak projeyi devraldık. Çalışmalara başlamak üzere toplantılar yaptık. Uygulamasını yapabileceğimiz bir firmanın projesini çalışmaya başlamak, hocamızın bize olan desteğiyle birlikte kafamızdaki soru işaretleri de azaldı diyebilirim.

 

Sizlere sonraki yazılarımda nasıl bir yol izlediğimizden, iş bölümümüzden ve literatür taraması gibi biraz daha teknik kavramlardan bahsedeceğim. Son olarak söylemek istiyorum ki, aynı amaç uğrunda buluştuğumuz insanlarla o işi yapabileceğimize olan inancımızı tam tutar, ve şüpheye düşmezsek, kafamızı kurcalayan sadece tezimizde hangi kaynakları kullanacağımız olur. Kendine güvenmek önemli, daha önemlisi ekibine güvenmek.

Konu ile ilgili soru ve görüşleriniz için bana fbalkis@industryolog.com adresinden ulaşabilirsiniz. Ben serüvenimi sizlerle paylaşmaya devam edeceğim. Takipte kalın ve kendinize çok iyi bakın…