Merhabalar. Geçtiğimiz hafta LYS  sonuçları açıklandı ve sıra bir sonraki aşamaya geldi: Tercih dönemine. Bence en zor kısım bu. Bu yüzden bu yazım da tercih dönemi ile alakalı.  Bir endüstri mühendisi adayı olarak değil de, bu yollardan geçmiş bir üniversite öğrencisi olarak edindiğim tecrübeleri sizlerle paylaşmak isterim.

İlk olarak kendi tercih dönemimden bahsedeyim:

LYS sonucum beni pek de tatmin etmemişti. Ama birkaç telefon bağlantısı, birkaç öneriden sonra o gün kendime gelebilmiştim. Üniversiteler, bölümler, her kafadan ayrı ses derken kendimi tercihlerin bitmesine 15 dakika kala ağabeyimi ararken buldum, diyebilirim. Ve o telefon bağlantısı da şu şekildeydi: “5. tercihi değiştirip şunu mu eklesem, ne dersin?”

Tabi ki son 15 dakika tercihlerle oynamak pek akıl işi değildi, zaten oynamaya da cesaret edememiştim.

Yani bu süreç beni çok etkilemiş ve yormuştu. Eminim, siz de şuan bu yazılanları okurken diyorsunuzdur:

“Bitsin artık ne gelirse gelsin, umurumda değil. ”

Tabi, demeyen arkadaşlar muhakkak vardır. Sözüm meclisten dışarı diyeyim onlar için.

Olabilir, her şey istediğiniz gibi gitmemiştir. Bazı aksilikler, malesef ki başımıza geliyor. Ama netice ne olursa olsun, geçmişi geriye alma gibi bir lüksümüz de yok. Sağlıklı kararlar alabilmek adına iyi düşünüp bir karara varmak en güzeli.

Benim sizlere vermek istediğim mesaj, başlıktan da anlaşılacağı üzere üniversitenin değil, bölümün önemli olduğu idi. Eminim, hepinizin kafasında hayalini kurduğu, okumak istediği bir üniversite var. Ancak istediğiniz okulda istediğiniz bölüm tutmuyorsa bölümünüzün arkasından gidin. İnanın bana, böyle daha mutlu olacaksınız. Evet, iyi bir üniversitenin iyi eğitim imkanı olduğu konusunda sizinle hemfikirim. Ayrıca pek çok büyük üniversitenin sosyallik açısından da imkanları diğerlerine oranla daha fazla oluyor. Ama isterseniz, kendi hayallerinizi her koşulda gerçekleştirirsiniz. Her şey sizin elinizde.

Şöyle düşünün, bundan 4 sene sonra elinizde iyi bir üniversite hayatı ve memnun olmadığınız bir meslek olabilir. Asıl her şeyin başladığı nokta bu 4 sene sonrasıdır zaten. İş hayatınızda mutlu olmazsanız, o işi yeterince başaramazsınız da. Daha farklı şekilde ele alacak olursak elinizde hem iyi bir üniversite hayatı hem de bundan sonraki süreçte mutlu olacağınız, işinizi severek yapacağınız bir hayat sizi bekliyor olabilir. Bunu bir düşünün derim.

Evet, özel şirketlerde hala üniversiteye göre aday eleyenler mevcut. Ama asıl önemli şey bu 4 senede kendinize neler katabildiğiniz. Çoğu şirket de bunlara değer veriyor zaten.

Meslek seçimine gelince… İstediğiniz meslekleri bir kağıda yazın ve daha sonra dersin içeriklerini inceleyin. 4 sene boyunca hangi dersleri göreceğinizi ve bu derslerden hangilerini başarabileceğinizi belirleyin. Eğer, ben bunu başarırım dediğiniz bir bölüm varsa ve istedikleriniz arasındaysa hiç düşünmeden o bölümü tercihlerinize ekleyebilirsiniz.

Sizlere elimden geldiğince yardımcı olmaya çalıştım bu yazımda. Aklınızda kalan sorular varsa mail adresim: nsezer@industryolog.com

Hepinize başarılar 🙂

 

Facebook Sayfamizdan Bizleri Takip Edebilirsiniz