“Teoriya Resheniya Izobretatelskikh Zadatch” kelimelerin baş harflerinden meydana gelen TRIZ; içinde çok sayıda tekniği barındıran  sistematik bir fikir üretme topluluğudur ve dilimizde yaratıcı problem çözme teorisi anlamına gelmektedir.

    

TRIZ’ in ortaya çıkış hikayesi de oldukça ilginç olmuştur;

1946’da Sovyetler birliğinde patent subayı olan Genrich Altshuller 2 milyondan fazla patent incelemiş ve yenilik olarak öne sürülen fikirlerin aslında bazı kavramların değişik isimde tekrarlanmasından başka bir şey olmadığını fark etmiştir. Altshuller’in dikkatini çeken diğer konu ise bir soruna getirilen çözümlerin başka bir problemi doğurması ve bu durumun ise çelişkiler matrisini oluşturması olmuştur.

Sonra durumu şöyle açıklamıştır: “Hayat sorunlar üzerine kuruludur. Karşılaştığınız her hangi bir soruna karşılık geliştirdiğiniz çözümün gerçekten çözüm olduğuna inanıyorsanız yanılıyorsunuz. Çünkü her çözüm kendi sorununu yaratır. Bu da sizi çözümsüzlüğe götürür. Oysa aksiyon sorun karşısındaki reaksiyon sorunu tahmin edebilirseniz çözümü ona göre hazırlayabilirsiniz.” demiş ve TRIZ yöntemini geliştirmiştir.

 Aşağıdaki tablodan görüldüğü gibi sıfırdan buluş yapmak oldukça zordur. Ama mevcut durum kullanılarak yeni durumlar oluşturulabilir. Sorunlar ve bunlara karşı geliştirilen çözüm yolları ise çelişkileri yaratır.  Bu yüzden TRIZ; bir aksiyon sorun üzerinde iyileştirme yaparken başka bir yerden reaksiyon sorun oluşabileceği gerçeğini göz önünde bulundurur.

TRIZ gelişigüzel fikir toplama üzerine kurulmuş bir sistem değildir. Aksine var olan sistemin iyileştirilmesi ya da yeni sistemlerin tasarlanması için sistematik yaklaşımlar kullanır. Bu yöntemin tahminle işi olmaz, eldeki verileri kullanarak sonuca ulaşır.

TRIZ kullanım alanları

  • TRIZ, önceleri mühendislik problemlerinin çözümünde uygulama alanı buldu.
  • Son yıllarda ise bu teori; ulaştırma, haberleşme, bilişim ve eğitim gibi alanlarda da iyi sonuç verebiliyor.
  • Tasarım güçlüklerinin yenilmesini amaçlayan TRIZ, küçük büyük her iş yerinde uygulanabiliyor.

TRIZ yönteminin 4 temel ögesi vardır

  1. Çelişkiler,
  2. İdeallik ,
  3. Fonksiyonellik,
  4. Kaynakların Kullanımı

TRIZ yöntemi sorunların %90’ı tekrarlıdır ve  tanımlıdır temel varsayımı üzerine kurulmuştur. Sorunlara getirilen çözümleri yeni sorunlara yol açar  ve çelişkiler oluşturur. Bu yüzden ideal çözüm bu yöntemin ana amacıdır. İdeal çözümün; faydalı etkilerinin zararlı etkilerine oranı olduğunu belirtmiştir. Yani yararı en büyükleme ve yan etkiyi en küçüklemeye çalışır.

Altshuller bu paradigmalar ışığında TRIZ yöntemini dört aşamalı bir süreci kullanarak tanımlamıştır:

  1. Sorunun tanımlanması
  2. Sorunun genel TRIZ sorunlarıyla karşılaştırılması ve eşleştirilmesi
  3. Sorun çiftine karşılık gelen genel TRIZ çözümünün bulunması
  4. Soruna ilişkin ideal çözümün geliştirilmesi

2 milyondan fazla patent inceleyen Altshuller sorunları sınıflandırmış ve parametreleri 39 a indirmiştir. Daha sonra aşağıda gördüğünüz 39 parametreden 39×39 çelişkiler matrisini oluşturmuştur.

Bu parametreler arasındaki çelişkileri çözmek için incelemeler ve araştırmalar yapan Altshuller aşağıdaki 40 Yaratıcı Prensipler adını verdiği ideal çözümleri ortaya koymuştur.

Sonuç olarak ben TRIZ yöntemini genel haliyle açıklamaya çalıştım. Halen araştırmacıların katkısıyla gelişmeye devam eden bir yöntemdir. TRIZ’in temelini oluşturan patent araştırmaları artarak devam etmektedir. Mühendislik parametreleri ve prensiplerinin teknik sistemler dışında, daha sosyal alanlardaki sorunlara yönelik de kullanılabileceği düşünülmektedir. Bir sonraki yazımda görüşmek üzere…

 

 

Facebook Sayfamizdan Bizleri Takip Edebilirsiniz