Geçtiğimiz günlerde LYS sonuçlarının da açıklanmasıyla herkesi bir bölüm-üniversite seçme telaşı aldı gidiyor. Bir de “Şurdan mezun olunca 3.500le işe başlıyomuşsun.”, “Benim kuzenim de şu şu üniversiteden mezun hala işsiz “gibi cümleleri duymanız da mümkün. Tüm bunları daha tazecik geçen sene yaşadığımdan olaylara pek yabancı değilim. Bu yazıda da kendi yaşadıklarımdan bahsedip bazı minik tavsiyeler vereceğim.

Ne İstiyorum?

Bence sağlıklı bir tercih dönemi için öncelikle ne istediğini bilmek gerek. Açıkçası ben ne istediğimi bilmiyordum. Bu nedenle internette yapmadığım kişilik ve meslek testi kalmadı diyebilirim 😀 Hemen alta yararlı olacağını düşündüğüm birkaç test bırakıyorum: (Geçen sene ben 120 soruluk bir test yapmıştım fakat çok aramama rağmen bulamadım sanırım link bozulmuş.)

                      

Aslında hala tam olarak ne istediğimi bilmiyorum. Zaten bu bölümü seçmemdeki en büyük etkenlerden biri kararsızlığımdır. Farklı sektörlerde çalışma imkanından dolayı ve ileriki senelerde ilgimi çekene yönelirim diyerek Endüstri Mühendisliğini seçtim.

Konu açılmışken Endüstri Mühendisliği hakkında merak ettikleriniz için Endüstri Mühendisi Murat Bilginer’in şu 2 yazısını tavsiye ederim:

Mesleklere at gözlüğüyle bakmayın. Diyelim ki bir bölümü çok istiyordunuz ama puanınız yetmeyecek gibi, diğer bölümlere de şans tanıyın. Araştırın, öğrenin. Tercih zamanına kadar ben hayatta mühendis olmam dedim. Endüstri mühendisliğini de ilk defa 12.sınıfta duymuştum. Sınava girene kadar hedefim diş hekimliğiydi. Olmayacağını anlayınca ve kendimde bir sene daha çalışma gücünü görmeyince bol bol araştırdım, soruşturdum. Üniversitelere gidip o bölümün hocasından bilgiler aldım.

Geçen sene bu tür araştırmalarıma baya katkı sağlayan siteyi de vermesem olmaz.İstediğiniz üniversitenin bölümünde bizzat okuyan öğrencilerin o üniversite veya bölüm hakkında fikirlerini paylaştıkları bir platform bu. Ayrıca şirketlerde çalışanların videoları da bulunmakta –> Anlatsın.com

Ne istediğimize karar verdikten sonra daha büyük bir engelle karşılaşmamız gayet muhtemel: Anne-baba faktörü.  Siz istediğiniz mesleği bilseniz de onlar kendi istekleri için direteceklerdir. Sabırlı olun. Evet onlar hayat, iş konusunda daha tecrübeli ki zaten onların dediklerine de kulak verilmeli. Karşı karşıya oturup sakince konuşmalı, istediğiniz mesleği ve onların istediği mesleği karşı karşıya getirip eksilerinden artılarına her şeyi beraber tartışmalı ve karara varmalısınız.

Geçen sene de bana hemşirelik yazmam için tutturmuştu annem. Ne zaman bana hemşirelik dese, ona titiz bi insan olduğumu, hastane ortamından hoşlanmadığımı(diş hekimliği için bunlara katlanırdım tabi ki 😀 ) her seferinde belirttim ve gördüğünüz üzere o konu da halledildi. Ama şehir dışında okuma isteğim ne kadar dediysem de olmadı, her şey de konuşularak halledilemiyor 😀

Tercih Listesi

Şimdi bana göre en önemli noktaya geliyoruz. Şuan bu okulda okumam aslında benim  bir tercih listesi hatam. En başa gelmesini istediğim ama sıralaması benden yüksek bir okul yazdım. İkinci sıraya da benim sıralamamdan 8 bin yüksek evimden 2 saat uzak, iyi bir üniversite ama zaten gelmez şu 2. Sırama da şunu sıkıştırayım diye şu anda öğrencisi olduğum okulu yazdım. Böyle açıklayınca ve düşününce aşırı saçma geliyor. Zaten sonucu gördüğümde ne sevinç ne üzüntü sadece şaşkınlık hissetmiştim.

Sonuç olarak puanı yüksek diye ve zaten tutmaz diyerek çok da istemediğiniz üniversiteyi yazmayın.

Yazdığınız bölümün koduna çok dikkat edin. Bir arkadaşım kodu yanlış geçirdiğinden dolayı bu sene tekrar hazırlandı. Aslına bakarsanız onun dışında 7 8 kişi listeyi kontrol etmiş ve o hatayı görememiş. Her şey olacağına varır. Bazı şeyler biz ne kadar dikkat etsek de elimizde olmayabiliyor.

Üniversite mi yoksa bölüm mü tercih edilmeli sorusuna benim cevabım net bölümdür. Ki ben de öyle yaptım zamanında. Şöyle bir laf da dolaşıyo etrafta, bu bölümü İTÜ’de YTÜ’de okumayacaksan hiç okuma gibisinden. Ben yine katılmıyorum bence iş senin kendini ne kadar geliştirdiğinde bitiyor. Ama şöyle de bir gerçek var. Bir insan kaynaklarından dinlemiştim. Bazı şirketler daha insan kaynaklarına gönderilen CV’lerin üniversite filtrelemesini o büyük üniversiteleri seçecek şekilde yapıyorlarmış. Ama dediğim gibi “bazı”. Onların dışında daha bir sürü işveren de kendinizi ne kadar geliştirdiğinize bakıyor. Karar sizin.

Herhangi bir sorunuz varsa rgoc@industryolog.com mailimle bana ulaşabilirsiniz. Ben cevaplayamasam bile birilerini yönlendirebilirim. Sağlıcakla kalın.