Hem Hindistan’a olan ilgim hemde geçen günlerde izlediğim The Man Who Knew İnfinity (Sonsuzluk Teorisi) filminden etkilenmem bu yazıyı yazmama sebep oldu.


Tam İsmi Srinivasa Aiyangar Ramanujan’dir. Güney Hindistan‘da Madras‘a yakın bir şehirde, kast sisteminde en yüksek tabaka olan Brahman bir ailede doğmuştur.(1887) Ailesinin maddi durumu iyi değildir. Çok çabuk hesap yapma yeteneği sayesinde, okula başladığı ilk yıllarda ödüller kazanmıştır.

 

Keşfedilme hikayesi ise

 15 yaşında içinde 6000 matematik teoremi (ispatları olmayan) olan bir kitabı eline geçiren Ramanujan, matematiğe bulaşır. Yok denilebilecek kadar az bir matematik eğitimi almıştır. İşinden artan zamanda o teoremleri kurcalayan Ramanujan kendine has bir şekilde teorem yazmaya başlar. İngiltere’nin iyi matematikçilerinden Hardy’e (zamanın ilginç matematikçisi Godfrey Hardy) bir mektup yollar. Hardy ve arkadaşları ilk önce dalga geçildiğini düşünür kendisiyle çünkü teoremlerin bir kısmı tanıdıktır ama bir kısmı da hiç görülmemiş şeylerdir. İlk önce mektubu bir kenara bırakıp günlük işlerine devam eden Hardy’nin içi rahat etmemiştir. Bir akşam  mektupta yazanları kurcalamaya başlar ve çok geçmeden deha işi olduğunu anlar. Aslında Hardy ve ‘kibirli’ arkadaşlarının şaşırdığı şey eğitimsiz, modern ispat kavramından habersiz bir adamın bu kadar teoremi (Cambridge’e gidip çalışmaya başladıktan sonra ürettikleri de matematiğin en ilginç teorileridir.) nasıl bulduğudur.

  Ramanujan, Hardy ile birlikte Cambridge’de

Filmi izleyenler bilir 1729 sayısının 10 ve 9 sayısının küpünün toplamı yani 12′ nin küpüyle 1’in küpünün toplamı olduğunu 1 saniyede hesaplaması dikkat çekicidir.
Dinine çok bağlı olan Ramanujan geceleri saatlerce dua eder ve ilhamını rüyalarında tanrıçaya bağlıyordu. Özellikle tam sayı adamı olarak bilinir ve asal sayı, sonsuzluk kavramlarında şiir gibi seriler yazmıştır.

Üstün sezgi yeteneğine sahip, insanüstü zekâsı ve inancı… Çok yanlış zamanda doğmuş olması üzücü. İngiltere’de çağrıldığı üniversitede inançlarına aykırı olduğu için yemek yiyememiştir ve 1. Dünya savaşına denk gelmesi nedeniyle verem hastalığına yakalanmıştır. Maalesef çok erken vefat etmiştir.

Ancak böyle bir insanın var olması umut verici. Saplantılı eğitim sistemi bilmelidir ki yıllarca verilen matematik eğitimi hiç birimize çok az bir matematik bilgisiyle yıllarca konuşulan muazzam ispat ve teorileri yazdıramıyor.
Her ne kadar sonunu söylesem de  filmi izlemenizi öneririm.

      Ünlü matematikçi Godfrey Harold Hardy

O dönemde Ramanujan’a değer verilmemesi ayrı bir olay olabilir ama eğitimden kısmen sıyrılmış yetenekli bir dahinin yapabileceklerini bilmek, sonsuzluğa bir adım yaklaşan bir adamın varlığını ve bunu tutkusuna, inancına borçlu olduğunu bilmek hayal edebilmeye dair umuttur.

 

Facebook Sayfamizdan Bizleri Takip Edebilirsiniz