Herkese Merhaba,

Bugün sizlere uzun zaman önce okuduğum ve hayatıma büyük katkısı olan bir kitaptan öğrendiklerim hakkında yazacağım. Belki benim hayatıma yön verdiği gibi sizinde hayatınıza ufak bir yön verir ve bazı şeyler üzerine durup biraz düşünebiliriz. Keyifli okumalar diyorum ve başlıyorum.

Eminim bir çoğumuz cenazelere gitmek zorunda kalmışızdır. Her ne kadar sevdiklerimizle vedalaşmak zor olsa da bu onlarla birlikte son anımız olduğu için tüm akrabalar, dostlar ve ne kadar tanıdık varsa orada olur. Şöyle yazıyordu kitapta ; “Şimdi bir cenazede olduğunuzu düşünün herkes orada, herkesi tanıyorsunuz. İlerliyorsunuz, ilerliyorsunuz ve bir bakıyorsunuz sizsiniz. Kendi cenazenizdesiniz. Tam 4 kişi de hakkınızda konuşma yapacak. İlk kişi aileden, ikincisi dostunuz kişiliğiniz hakkında konuşacak, üçüncü kişi iş yerinizden biri ve dördüncü kişi hizmet verdiğiniz toplumsal bir kurumdan. ” Sizden hayal edip gözünüzde canlandırmanızı istiyorum bu durumu. Sizce konuşacak kişiler ne söylerler hakkınızda? Ya da siz ne söylemelerini istersiniz? Peki diğer sorum şu; size göre söyleyecekleri sözler ile söylemelerini istediğiniz sözler aynı mı? Bunu biraz düşünün derim.

Şimdi gelelim diğer bir noktaya, hayatımız hep kısa vadeli şeyleri başarmakla geçiyor. İş yerinizdeki görev, evdeki görevleriniz gibi. Bunlardan birini başaramazsak başarısız bir birey mi olmuş oluyoruz? Hayır. Her birey eşsiz ve özeldir. Şimdi tekrar ilk noktaya geri dönelim neler düşündünüz. Siz aslında nasıl birisiniz ve sizi nasıl biliyorlar? Mesela çocuğunuzu, eşinizi , ailenizi, arkadaşınızı çok seviyor olabilirsiniz ve bunu dışarı yansıtamıyor olabilirsiniz. Sizin hakkınızda şunu söylebilirler bu durumda, pek sevmiyor gibi. Buda sizi incitebilir. Daha önce bir yazı yazmıştım eğer denk gelip okuduysanız. Orada şöyle demiştim ; “İnsanız esneyebiliriz, değişebiliriz, ” Bunun içinde adımımızı şöyle atabiliriz. Ne istiyorsak sonunu düşünebiliriz. Sonunu düşünerek yola çıkmanın en iyi yolu ise kişisel bir misyon bildirgemiz olması. Böylece kısa vadeli yollar yerine uzun vadeli yol açarız kendimize, yolda giderken de kısa vadeli olan işleri hallederiz. Hem de kendimizi doğru ifade ederek. Sonucunda cenaze törenimize söyledikleri şeyler bizim söylemelerini istediklerimiz şeyler olur.

Sonunu düşünerek işe başlamak, varacağınız yeri iyice belirleyerek işe başlamak demektir. Bu da bize merdiveni doğru duvara yaslarsak doğru yere varacağımızı gösterir.

Şimdi sizlerle Rolfe Kerr ‘ e ait bir kişisel misyon bildirgesi örneği paylaşacağım.

Önce kendi evinde başarılı ol.

Dürüstlüğünden hiç bir zaman ödün verme.

Bir yargıya varmadan önce iki tarafıda dinle. Başkalarına akıl danış.

Orada bulunmayan kimseleri savun.

İçten, ama kararlı ol.

Her yıl yeni bir konuda yeterlilik kazan.

Yarının işinin bugünden tasarla.

Beklerken elini çabuk tut.

Her zaman olumlu bir tavır takın.

Mizah ve hoşgörü anlayışını kaybetme.

Kişi olarak da, iş yerinde de düzenli ol.

Hatalardan korkma; sadece o hatalara yaratıcı,yapıcı ve düzeltici tepkiler gösterememekten kork.

Yanında çalışanların başarıya ulaşmalarını kolaylaştır. Konuştuğunun iki katı dinle.

İşte Rolfe Kerr’in kişisel misyon bildirgesi böyle. Umarım keyif almışsınızdır. Bir sonraki yazımda görüşmek üzere.

Facebook Sayfamizdan Bizleri Takip Edebilirsiniz