Merhabalar. Uzun zamandır üzerinde durduğum ve önemle irdelemeye çalıştığım bir konuyla sizlerleyim. Sesizliğin sesi diye niteliyorum bu konuyu ve bu çelişkiden bahsetmek istiyorum.”Ses-iz-lik” ve ”ses” birbirinden uzak iki anlam. Aslında sesin izi mi desek daha doğru olur bilemedim. Devam edelim mi yazımıza, ne diyeceğimize ya da ne demeyeceğimize beraber karar verelim mi?

Hayatı anlamamda en kıymetli yere sahip olan saygı ve hoşgörüyle başlamaya çalıştım yapmak istediğim şeylere. Bunlardan biride ‘İşaret Dili ‘öğrenmekti. İşaret dili mi ? O ne? diyenler de vardı ya da hiçbir engelin yok neden öğreniyorsun? diyenler de. Bu sözlere karşı devam ettim kursuma. Çünkü sesin izi olmak istedim sessizlikle bürünen yüzlere.

Diller sussun eller konuşsun dedim.

Bunlardan bahsetmeden geçmek istemedim yazıma. Şimdi bu dallı budaklı konuyu açalım.

İşaret Dili Nedir?

İşaret Dili işitme veya konuşma engellilerin aralarında iletişim kurabilmek için el hareketlerini, yüz mimiklerini ve bir bütün olarak vücut dilini kullanarak oluşturdukları sessiz, görsel bir dil.

Ulusal Mı?

İşaret dili aslında İngilizce, Almanca, Türkçe gibi bir dil. Ülkeden ülkeye değişen İşaret Dili’nin, bölgelere göre farklılık gösteren aksan ve lehçeleri bile var. Ayrıca Türkçenin Grammer yapısı olarak da birbirinden farklılık gösterir.

Örneğin: Ali ve Ahmet yarın okula gidecekler.

Fakat işaret dilinde bağlacı ve zamanı belirtmiyoruz. Ali Ahmet birlikte gitti, diye çeviriyoruz

Bütün işitme engelli arkadaşlarımız böyle konuşuyor. Aslında yazışıyor desek daha doğru olur. Çoğu arkadaşımız sosyal ağ kullanıyor ve iletişimi de görüntülü konuşmayla sağlıyor. Onlar bizlerle konuşmak için tedavi görüyor, terapiler alıyor, tıbbın imkanları haricinde de bir çaba harcıyorlar. En basiti, dudak okuyorlar. Dudak okumak için dikkat kesilip ve bir diyaloğun başlayabilmesinin ilk adımını, yani anlatılanı anlamak için harcanan çabadan bahsediyoruz. Onlar bizimle konuşmaya çalışıyor peki biz? Biz ne mi yapıyoruz? Çoğu insan ötekileştiriyor. İlk karşılaştığım soruları soruyor.

Bu yaptığımız ne kadar doğru durup düşünmemiz gerekmiyor mu?

Bir diğer algımız da ”Az bir kesimden bahsediyoruz ne gerek var öğrenmeye?” diyenler. Bence rakamlara da bakalım buraya gelmişken.

Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 10’unu engelli bireyler oluşturuyor. Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı tarafından Devlet İstatistik Enstitüsü’ne yaptırılan “Türkiye Özürlüler Araştırması” ise Türkiye nüfusunun yüzde 12’sinin engelli olduğunu belirtiyor. Kısacası rakamlar azımsanacak gibi değil. Sonuç ortada.

Durum böyleyse biz ne yapalım mı diyorsunuz?

Bir kaç maddeyle örneklendirmek istiyorum.

o Fark edin ya da fark ettirin konuşmak istediğinizi. Elinizle işaret edebilir veya hafifçe omzuna dokunup size dönmesini sağlayabilirsiniz.

o Nasıl iletişim kurmak istediğinin sorulmasında fayda var. Dudak okumayı tercih ediyor ve yavaş konuşmanız gerekiyor olabilir. Veya yazarak iletişim kurmak isteyebilir. Çünkü hepsi farklı yöntem kullanıyor. Çoğu arkadaşımız işaret dili kullanıyor ve bundan dolayı da yaptığımız işaretleri doğru yapmamız gerekiyor. Bunun yanında yüz ifadelerinizle de destekleyin işaretlerinizi. Böylece daha iyi anlaşırsınız.

o Göz kontağı kurmak karşılıklı anlaşmayı kolaylaştırabilir.

o Dudak okumaya çalışan biriyle iletişim halindeyseniz yüzünüzün ışık aldığından ve konuşurken dudaklarınızın görünürlüğünden emin olun.

o Bazı dediklerimizi anlayamayabilirler. Bunu görselle de desteklersek anlamalarını kolaylaştırmış oluruz.

Nasıl Öğrenirim?

Birçok kurum ücretsiz İşaret Dili eğitimleri düzenliyor. Bunlardan birkaçı; Halk Eğitim Merkezleri, belediyeler ve hatta özel kurumlar bile. Yeter ki öğrenmek isteyelim. Bütün kapıları ardına kadar açık bizlere. İşaret Dili öğrendikten sonra İşaret Dili tercümanlığı da yapabilirsiniz. Bunu da bilmenizde bir fayda var. Çünkü onların mahkemelerde, trafikte, sağlık kurumlarında vb. sesleri olacak kişilere gerek duyuluyor.

Tüm bunların dışında bildiklerinizi çevrenizdeki insanlarla paylaşabilir ve bilinç uyandırabilirsiniz. Birkaç yıldır öğrenmek için baya talep olduğunu da söylemek isterim. Ses-İZ-liğin sesi olmak isteyen arkadaşlarımın ellerini çabuk tutmalarını tavsiye ederim. Ne diyeceğimize ya da ne demeyeceğimize karar vermişizdir umarım.

Saygılarımla…

Facebook Sayfamizdan Bizleri Takip Edebilirsiniz