Ortak Bir Pazarlama Anlayışı: Co-Branding

Ortak Bir Pazarlama Anlayışı: Co-Branding

Merhabalar,

Öncelikle yazıma Emile Zola’ nın bir sözüyle başlamak istiyorum.

“Ancak yazıya geçmiş düşüncenin değeri vardır; geri kalanlar boş çırpınmalardan,  rüzgarın alıp götürdüğü bir saatlik hayallerden, başka bir şey değildir.”

Bugün sizlere “Co-Branding” yani “Birlikte Markalama” konusu hakkında bilgiler vereceğim. Co-Branding adından da anlaşılacağı gibi bir markalama stratejisidir.

Şimdi hep birlikte Co-Branding hakkında daha fazla bilgi edinelim.

 

Co-Branding (Birlikte Markalama) nedir?

Birlikte markalamayı en sade tanımıyla şu şekilde açıklayabilirim. Birlikte markalama, tek bir ürün ya da hizmet üzerinde birden fazla markanın kullanıldığı bir yaygınlaşma stratejisidir. İki veya daha fazla işletme mevcut markalarını ve markadaki logo, renk kombinasyonlarını tek bir ürün veya hizmet üzerinde odaklayarak ortak bir pazarlama anlayışıyla marka yönetim sürecini yürütmektedirler.

Co-Branding tek bir markayı hareket noktası olarak almayarak birden fazla markanın marka değerlerini bir araya getirerek daha fazla değer beklentisi yaratmaktadır. Özellikle rekabetin yoğun olduğu sektörlerde markaların bir araya gelmesi yaygın olarak görülür.

Aynı zamanda Co-Branding çalışmalarında her iki markanın değeri, kalitesi ve bilinirliği aynı olmalıdır. Buna en iyi örnek olarak Sony ile Ericsson’un birleşmesi olan “SonyEricsson” u verebiliriz.

Co-Branding örnekleri

Co-Branding konusuna birkaç örnekle daha açıklık getirmek istiyorum. Günlük hayatta isimlerini mutlaka duymuşuzdur fakat bunların Co-Branding örneği olduğunu çoğumuz bilmiyoruzdur.

VISA

VISA, dünya genelinde 21 binden fazla finansal şirket ile ortak çalışıyor ve çok sayıda ortağına rağmen, güvenilir ve lider bir marka olmaya devam ediyor. VISA International Pazarlamadan Sorumlu Müdür Yardımcısı Karen Gullett, şirket stratejilerinin dünyanın ileri gelen markaları ile birleşerek ortak marka yaratmak olduğunu belirtiyor. VISA, sponsorluk, malzemelerin birleşmesi, değer zinciri, yenilik yaratma gibi ‘Birlikte Markalama’ modellerinin hepsini başarı ile uyguluyor. Örneğin, VISA, olimpiyatlara sekiz yıldır sponsor oluyor. Artık tüketicinin aklına olimpiyatlarla birlikte VISA markasının da gelmesi büyük bir başarı sayılıyor. 

Louis Vuitton ve BMW

Sponsorluk, birleşme ve benzeri birçok çeşidi olan bu marka stratejisinin son örneklerinden birisi Louis Vuitton ve BMW‘nin yaptığı ilginç işbirliği projesidir.

BMW’nin bu sene çıkacak Hybrid otomobili i8 için, Louis Vuitton özel bir çanta serisi hazırlamıştır. BMW’nin karbon-fiber teknolojisiyle üretilen otomobilleri, bu açıdan çanta setiyle uyumludur. Louis Vuitton’un bu otomobil için hazırladığı çantalar karbon fiberden üretilmiştir. Çanta seti içerisinde seyahat, iş ve giysi çantası bulunuyor ve set kolayca otomobilin bagajına yerleştirilebiliyor.

Birlikte markalamaya Türkiye’den, bir bankanın ATM makinalarını,  Migros süpermarketlere yerleştirmesini, iki ayrı diş macunu firmasının ortak reklâma gitmelerini örnek gösterebiliriz.

Co-Branding’ in riskleri

Her marka stratejisinde olduğu gibi birlikte markalamanın sunduğu fırsatlar kadar riskleri de vardır. Ortak marka yaratılan şirketlerden birinin başına gelebilecek bir skandal, öteki markanın imajını da ciddi şekilde sarsabilir. İki marka birleşirken, bir markanın, diğerinden daha fazla ön plana çıkmamasına, esas markanın değer ve güç kaybetmemesine dikkat etmek gerekir. Bu gibi risklerin farkında olan kimi şirketler, değişik yöntemlerle markalarını korumaya çalışır. 

Örneğin 1990’lı yıllarda, Amerika’da başarılı hizmetleri ile tanınmış Cleveland Kliniği, esas markasına zarar vermeden, on hastaneden oluşan bir sağlık sistemi kurmak istiyor ama birleşeceği hastanelerin kendi imajını sarsmasını, markasını güçsüzleştirmesini istemiyordu. Cleveland Kliniği, ortak markalama yaptığı on hastaneyi özelliklerine göre dört gruba ayırarak her gruba belirli haklar verdi. 

Birinci grup, ana markanın tüm haklarına sahipken ikinci grup Cleveland Sağlık Merkezi’nin logosunu yarı boyutuyla kendi logosunun yanında kullanmak zorundaydı. Üçüncü grup ise Cleveland grup logosunu kullanamazken, dördüncü grup, diğer organizasyonların logosunu ve Cleveland’ın logosunu ortaklaşa kullanabiliyordu. 

Co-Branding hakkındaki yazımı burada sonlandırıyorum.

Sağlıcakla kalın…