Merhaba.

Hepimiz bir şeyleri başarmak istiyoruz. Hayallerimiz, hedeflerimiz var. Ama sonuca ulaşanlarımız ne yazık ki hayalleri kuranlar kadar çok değil. Hepimiz başaramıyoruz. Hepimiz hep aklımızdan geçirdiğimiz hayalini kurduğumuz işleri bir türlü başarıyla tamamlayamıyoruz.

Peki Neden?

Bu yazımda sizlere Bütünsel Liderliğin 4 maddesinden yola çıkarak, Başarmanın Yolundan bahsetmeye çalışacağım. Bu sistem uzun zamandır uygulamaya çalıştığım bir sistem.

Bütünsel Liderlik 4 Madde şu şekilde sağlanabilir.

Sorumluluk Duygusu

Söz Verme Adanmışlık Duygusu

İletişim

Hayal Kurma

1. Sorumluluk Duygusu

Bizler çoğu zaman görev bilinci ile sorumluluk duygusunu bir birine karıştırabiliyoruz. Görev verildiğinde yapabildiğimiz işleri kıyaslayarak bir işte başarılı olabileceğimiz öngörüsünde bulunabiliriz. Ama aslında tamda öyle değildir. Görev dediğimiz olgu, örneğin sabah 8 de işe gidip 6 ya kadar orada bize verilen işi yapmaktır. Bu noktada işlerimizi eksiksiz yapmamız bizim sorumluluk sahibi bir kişi olduğumuzu değil, görev insanı olduğumuzu gösterebilir. 

Sorumluluk duygusu daha içsel bir olgudur. Bir kişi yada kişiler tarafından öyle olması istenmese de yapılan işler. İşte biz içimizde yaptığımız işlere karşı böyle sorumluluklar hissedebilirsek ilk adımımızı atmış oluruz. Bizden yapmamız gereken işi B kalitesinde yapsak da yeterli olabileceğinin beklendiği bir ortamda, kendi kişiliğimizi ve karakterimizi ortaya koyarak o işi A kalitesinde yapmaya çalışmak bizim sorumluluk duygumuzla alakalıdır ve içimizden gelen bir şeydir.

2. Söz Verme (Adanmışlık Duygusu)

İnsan bir işi yapacağı zaman herkesten önce kendine söz verebilmeli ve bu sözü tutabilmeli. Kendinden ödün veren kişiler önce kendilerine olan güvenlerini yitireceklerdir. Kendisine güveni kalmayan birininde, bir şeyler başarmak için gerekli olan atılım gücünü ve cesareti bulamasını beklemek abesle iştigal olacaktır.

Bunu şöyle düşünebiliriz. Sigara içtiğimizi düşünelim. Kendimize geceden bir söz verdik. Artık sabahtan itibaren sigarayı bırakacağım. Adım adım ele alırsak. Yaşamına, sağlığına karşı ve çevresinde bulunan yakınlarına karşı sorumluluk duygusu içinde olan bir kişi ancak bu sözü kendisine verebilir. Sözü verme noktasına kadar geldi. İlk sigara içme isteği anında kişi kendisine verdiği sözü tutabilirse bu noktadan sonra içsel yada dışsal bir iletişim başlama evresine girecektir. Ama ilk istediği anda bugünde içeyim de yarın başlarım dediği an bütün sistemin çöktüğü, başarı duvarının yıkılıp, yerine başarısızlık çukurunun açıldığını görürüz.

Söz verme noktasında o sözü tutabilmemiz içinde aslında insanın içinde o işe bir nevi adanmışlık duygusunun da olmasını bekleriz.  Bir işe kendini adamadan zaten o işte başarılı olmak çokta mümkün değil. Belli seviyede olması gerekeni belki yapabiliriz. Ama fark yaratarak bir başarı elde etmek istiyorsak adanmışlık kesinlikle olmazsa olmazımız. Hem kendimize, hemde başkalarına verdiğimiz sözleri ancak kendimizi inandırdığımız değerler var ise ve bunlara bir adanmışlık duygusu ile yaklaşabiliyorsak başarabiliriz diye düşünüyorum.

3. İletişim

Evet günümüzün en önemli işi iletişim. Eğer bir ürünü satmak istiyorsanız, üretmek istiyorsanız, pazarlamak istiyorsanız her ne yapmak istiyorsanız karşınızdaki ile iletişim kurmak zorundasınız. İletişiminizi kuvvetlendirmeden başarı elde etme şansımız neredeyse yok. 

Akademi içinde, başından beri arkadaşlarıma söylediğim tek bir şey var, eğer ekip arkadaşımızın hastaysa hastalığından, mutluysa mutluluğundan haberdar değilsek bir birimizle iletişemiyoruz demektir ve bir şeyleri başarmamızda bu şekilde mümkün değildir derim. Gerçekten de öyledir. 

Ama burada kişisel başarı noktasına geldiğimizde iletişeceğimiz ilk kişi aslında biziz. Kendimizle doğru şekilde konuşabiliyor muyuz? Doğru soruları içeride bir çatışma yaratmadan, stres oluşturmadan sorup cevaplarını güzelce bulabiliyor muyuz?

Aslında beynimizde bir takım düşünceler sürekli dönüp duruyor. Sürekli bir biri ile iletişim halinde olan bir sistemimiz var. Şimdi sizden bir isteğim var okumayı bırakın ve sessizliğinizi sağlayıp gerçekten kendinizi, içinizdeki sesi dinleyin. Orada konuşan bir şey var ve her insan gibi dinlenmeye ihtiyaç duyuyor. Kendinizi dinleyin. İşte iletişimin başladığı nokta. 

Şöyle düşünelim. Vücudumuzu bir takım olarak düşünürsek. Beynimiz kalbimiz, ayaklarımız, akciğerlerimiz vs hepsinin bir görevi var. Ve birbirleri ile iletişim halindeler. Beraberce bizi ayakta tutan bu yapı kendi içinde bir anlığına bile iletişimsizliğe düşse, bir anda ayağımız oynamaz, kalbimiz atmaz, nefes alamaz duruma gelebiliriz.

Bir yapının çökmesini istiyorsanız birimleri arasındaki iletişimi bitirebilirsiniz.

İşte bizden bağımsız olarak kendi içinde bu düzeni kurmuş olan vücudumuz gibi bizde doğru işleri yapabilmek için kendimizle olan kavgamıza belki son vermeli, kendimizle olan iletişim sorunumuzu gidermeli, içsel kaosumuzu ve kargaşamızı ortadan kaldırmalıyız.

Örneğimizle devam edersek. Sigarayı bırakmaya karar vermiştik. Kendimize birde söz verdik. Sözümüzü tuttuğumuz an işte kendimizle güzel bir iletişimin başladığını görürüz. Birden bire kendimize olan güvenimiz artar, sağlıklı hisseder, kendimizi sevmeye başlarız. 

 Hayal Kurmak ve Yapmak

Eğer yukarıda saydığımız 3 şeyi sağlayabildiysek artık bir şeyleri başarmak için hayal kurabiliriz. Vizyonumuzu oluşturabilir, geleceği yönlendirecek işler altına elimizi koyabiliriz.

Bunları eksiksiz yapabildiğimiz an düşünme şeklimiz değişecek yapma gücünü elde edeceğiz. Çevremizde bulunan herkes bize belki sen mi yapacaksın onu, boşver beceremezsin diyecek. Daha önce düşünülmedi de sen mi düşüneceksin ve yapacaksın diyenler olacak. Ama siz bu seslere hiçte kulak asmadığınızı farkedeceksiniz. Çünkü hedefinize odaksınız artık. Yapabileceğinize inancınız var.

Bunlara kısaca birde liderlik etmek açısından bakalım.

İnsanın başkalarına liderlik edebilmesi için önce kendini yönetebilmesi gerek. 

Yukarıda saydığım 4 özelliği elde edebilen biri, önce kendini yönetmeyi becerecektir. Aynı durumu bir takım içinde uygulamaya başladığında o ekibi yönetmek değil belkide yönderlik edebildiğini görecektir. Liderlik edebilecektir.

Sizlere birde örnek vererek yazımı bitirmek istiyorum.

Akademi ekibimizde Gonca Demirci diye bir arkadaşım var. Endüstri Mühendisliği 3. sınıf öğrencisi ve yaklaşık 8 aydır bizimle. 

Arkadaşımıza derslerinin birinde sunum yapmaları için bir konu veriliyor. Gonca ve ekibi konuyu araştırırken ilgili bir makale buluyorlar. Makaleyi yazan kişi Aselsan da çalışan bir Endüstri Mühendisi. Goncaya böyle bir görev verilmediği halde içinden gelerek bir sorumluluk duygusu ile ben bu mühendis abimize ulaşırım tez hakkında bilgi alırım diyor. Arkadaşları ise nasıl ulaşacaksın dönmezki sana şeklinde telkinlerde bulunsa da o kendisine bir söz veriyor. Ben ulaşırım. Akademinin arkadaşlarımıza kazandırdığı en güzel özelliklerden biri bu beni mutlu ediyor. Yapabilme, pes etmeme ve başarma duygusu. Gonca kendine verdiği söze bir adanmışlık gösteriyor. Önce kişinin mail adresini buluyor mail yolu ile ulaşmaya çalışıyor. İşte iletişim. Çok güzel şekilde bir iletişim kuruyor endüstri mühendisi abimiz ile. İşte bu 3 ünü gerçekleştiren goncanın belkide hayal bile edemediği bir şey gerçekleşiyor. Mühendisimiz Goncaların sunumu yapacağı gün Uçağa biniyor ve Samsuna gidiyor. Sunumu bizzat canlı dinliyor. İşte insan böyle başarıyor.

Bunların 4 ünü bir arada toplayan biride hem kendine hem ekibine bütünsel liderlik yapmış olur.

Umarım başarı yolunuzda başarabileceğinize inanmanızı sağlayan bir yazı olmuştur.

Saygılarımla.

 

Facebook Sayfamizdan Bizleri Takip Edebilirsiniz
Murat Bilginer

Industryolog Akademi Founder – Endüstri Mühendisi
Canias ERP Troia Geliştiricisi & Yazılım Uzmanı
7 Yıldır bildiğini paylaşmak için çabalayan bir blogger.

http://muratbilginer.net/