Herkese merhaba,

İlk kez bu denli uzun bir ara verdim yazmaya (2 hafta). Bu zaman size az  gelebilir fakat benim için uzundu. O yüzden biriken tonlarca yazılacak konularımla birlikte geri geldim. Bugünün konusu “Moore Kanunu”. Keyifli okumalar dilerim.

Moore Kanunu Nedir ?

Moore Kanunu denildiğinde akla hiç şüphesiz gelen ilk isim Intel kurucularından olan Gordon Moore’dur. Moore kanunu aslında Gordon Moore ‘un 1965 yılında yaptığı bir gözlemi ifade etmektedir. Gorden Moore’un  bu gözlemleri, daha sonra ismiyle anılacak olan kanuna dönüştü ve elektronik sektörünün günümüze kadar yaşadığı gelişimin temel taşlarından biri oldu.  

Peki neydi bu gözlem? ; Vakum tüplerinin çok pahalı ve verimsiz olması problemi, transistör keşfinin önünü açmıştı. Bu keşifle birlikte hızla gelişen teknoloji, üretilen cihazların  daha küçük olmasını zorluyordu Vakum tüplerinin çok pahalı ve verimsiz olması problemi, transistör keşfinin önünü açmıştı. Bu keşifle birlikte hızla gelişen teknoloji, üretilen cihazların  daha küçük olmasını zorluyordu.

Moore’un ilk gözlemi transistör üretimindeki teknikler geliştikçe ve boyutları küçüldükçe düşen maliyet üzerineydi. Entegre devrelerde kullanılan bileşenlerin birim maliyetlerinin düşmesi, elektronik devre elemanı üreten sanayi için itici bir güç oldu. Moore bu noktada bize, yaşanan hızlı gelişmeyi logaritmik grafikle gösterdi.

Moore en basit tabiriyle, her iki yılda bir, öncekinin iki katı daha güçlü bir işlemci üretileceğini öne sürmüştür. Bu söylemini, entegre devrelerdeki transistör sayısının ikiye katlanacağı tahminine bağlamıştır. Özellikle son yıllarda geçerliliğinin yitirilmesi üzerine yapılan tartışmalar bir yana; Moore, bu söylemini hiç bir zaman bir kanun olarak görmemiştir.

Moore Kanunu’nun Intel’deki Yansıması

Silikon entegrasyonu hakkındaki bu düşünce, Intel tarafından gerçeğe dönüştürüldü ve dünya çapında teknoloji devi olan Intel’in teknolojik ilerlemesinin simgesi haline geldi. Moore Yasasını baz alan Intel, böylelikle, Intel işlemcilerine ve diğer lider platform bileşenlerine entegre ettiği transistörlerin sayısını gün geçtikçe arttırmış; böylece MHz ya da GHz gibi değerlerle ölçülen saniye başına yönerge sayısı ile ölçülen bilgi işlem performansı ile transistör sayısını kararlı ve güvenilir bir şekilde arttırmayı başarmıştır.

 

 

Facebook Sayfamizdan Bizleri Takip Edebilirsiniz