meslek-secimi_790x320

Meslek Seçimi ve Ülkemiz

Bu yazımda ülkemizdeki meslek seçiminde yaşanan sorunlardan bahsetmek ve ülkemizdeki eğitim sisteminin buna etkisini anlatmak istiyorum.

Rehberlik Eğitimi Ve Önemi

Ülkemizde bugüne kadar meslek seçiminde hiç rehberlik eğitimi verilmedi, öğrencilerin yetenekleri göz önünde bulundurulmadı. Bu günden sonrada uzun yıllar bu konuda bir adım atılacağa benzemiyor maalesef. Bu satırları okuyan bazı kişiler olur mu canım? veriliyor diye tepki gösterebilirler. Fakat, onların gördükleri ve düşündükleri rehberlik hizmeti ne yazık ki gerçek anlamda rehberlik hizmetini içermiyor.

Öncelikle geçenlerde bir arkadaşımın naklettiği bir örnekle başlayayım. Bu örnek Almanya'da uygulanıyor ve bir konferansta anlatılmış. Uygulama şu şekilde. Çocuklar okul öncesi eğitime başlandığı andan itibaren takibe alınıyor. Ülkedeki tüm okul öncesi eğitim kurumlarına belli aralıklarla ekipler giderek, çocukları çeşitli testlere tabi tutuyorlar ve bu test sonuçlarını kaydediyorlar. Bu uygulama ilköğretim boyunca da devam ediyor. Bunların yanında çocukların eğitim başarısı da takip ediliyor tabiki. Çocuk belli bir aşamaya geldiğinde, çocuğa ve velisine şu durum açık açık anlatılıyor. Sen bundan sonra şu mesleği seçmelisin, bu nedenle şu okula gitmeli ve şu eğitimi almalısın, sen üniversitede okuyamazsın. Bir başka kişiye de sen üniversitede okuyabilirsin. Böylece bireyler, kendilerine uygun meslekleri seçerek en kısa yoldan hayata atılıp bir meslek sahibi olabiliyorlar. Ayrıca, orada emeğe saygının olduğunu ve meslek sahiplerinin de gelir olarak iyi durumda olduğunu söylemkte fayda var. Burada olduğu gibi iki somun sıkıyor çok fazla parayı haketmiyor gibi bir düşünce yapısı da yok.

Ülkemizde Rehberlik

Biz de nasıl oluyor bir inceleyelim. Çocuk okul öncesi eğitim alıyor. Alınan eğitimin niteliği okuldan okula değişiyor. Burada çocuk hakkında tutulan bir bilgi, diğer kademelere aktarılan bir bilgi yok. Bundan sonra velilerde bir koşuşturma başlıyor. Benim çocuğum en iyi okula ve en iyi öğretmene düşmeli. Türlü türlü entrikalarla herkes gemisini yüzdürmeye çalışıyor! Güya ülkemizde adrese dayalı kayıt yapılıyor. Ama yapılıyor diyenlere şu örnek yeterli olur sanırım. Bir gün gidip, ilinizdeki iyi bir okulun kapısında sabah giriş veya akşam çıkışta bir bekleyin. Birçok servis arabasının çocukları beklediğini göreceksiniz. Eğer, adrese dayalı kayıt varsa bu kadar çok servis arabasının orada ne işi var?

İlkokul sonucunda velilere aktarılan bir bilgi var mı? Yok, yok, yok! Çocuk ortaokula devam etmeli ve bitirmeli. Çocuk başarılı mı?  Hangi alanlarda yeteneği var ? Bu soruların hiçbirine cevap yok. Sadece orta okula devam etmeli. Sonra orta okul serüveni başlıyor. Herkese aynı eğitim tabiki. Çünkü, herkes aynı seviyede ve aynı konularda yetenekli! Düşünsenize, matematikten hiç hoşlanmayan veya yeteneği olmayan bir öğrenciyi matematik dersleri ile boğuyorsunuz. Öğrenci başarısız oluyor, okuldan soğuyor…

Sonra yine sonuç aynı, çocuk ortaokul sonuna geliyor. Ve büyük sınav maratonunun ilk ayağı başlıyor. İsmi o kadar çok değişti ki şu an hatırlamıyorum bile. Çocuk liselere giriş sınavına hazırlanıyor. Doğru ya! Çok iyi bir eğitim verdik, çocuk ya Fen Lisesi'ne ya da Anadolu Lisesi'ne gitmeli. Meslek Lisesi? Aman ha çocuğun Meslek Lisesi'nde ne işi var! Çocuk ya mühendis ya da doktor olmalı!

Liselerinin Durumu

Anadolu Lisesi'nin de bir anlamı kalmadı. Bütün düz liseler Anadolu Lisesi oldu artık. Peki çocuk bu liselerde başarılı olabilecek mi? Eğer başarılı olamayacaksa, çocuğu yeteneği yönünde yetiştirelim de meslek sahibi olsun. Aman canım ne gerek var, okusun okusun! Şu anda zaten Meslek Liseleri'nin durumu hiç de iç açıcı değil. Bir Meslek Lisesi ve Teknik Lise mezunu olarak durumu çok iyi bildiğim için söylüyorum. Eskiden sınavla girdiğimiz bölümlere artık hiçbir okulu kazanamayan veya açıkta kalan öğrenciler geliyor. Sonra da Meslek Liseleri istenen sonucu vermiyor şikayetleri. Bu konuda, ne oradaki öğrencilere ne de öğretmenlere sitem etmeye hakkımız var. Ne veriyoruz ki ne bekliyoruz. Rahmetli Mustafa Koç "Meslek Lisesi Memleket Meselesi" sloganıyla bir hareket başlatmıştı. Bu ne kadar sahip çıktık, şöyle bir bakarsak görebiliriz.

Sonra lise yılları başlıyor. Çocuklara Meslek Lisesi dışında sunulan imkan Matematik, TM, Sosyal ve Yabancı Dil bölümlerinden birini seçmeleri. Peki bu konuda bir yönlendirme yapılıyor mu? Çocuğun bu konuda yeterli olmadığı kanaati hakimse bir yönlendirme yapılarak çocuk bilinçlendiriliyor mu? Hayır diyebilirim. Bunu da geçen hafta yaptığım bir Meslek Lisesi ziyaretinde şahit olduğum bir olayla anladım. Çocuklar bölüm seçecekler. Çocuklar bölümü neye göre seçiyorlar diye düşünüyordum. Bu tamamen bölümlerdeki öğretmenlerin çabaları ve onların etkileme yeteneğine bağlı. 9. sınıf öğencilerini kim daha çok etkileyebilirse o bölüm seçiliyor. Ya da ilk etkileyen kazanır kuralı. Çocuk bir bölümü seçiyor ve son aşamaya geliniyor. Üniversite sınavı. Benim zamanımda (1993) üniversite azdı ve kazanmak zordu. Bir seçim gerçekten yapılıyordu. Şimdi o kadar çok üniversite ve bölüm açıldı ki üniversite okumayanı dövüyorlar desem yalan olmaz. 

Bölüm Seçimi

Gençlerimiz bölümleri neye göre seçiyorlar? Yeteneklerini belirlemek ve bir rehberlik hizmeti sonucu tercih yapmak gibi bir durum söz konusu mu? Tabi ki hayır. Puanı neye yetiyorsa o bölümü okusun yeter. Peki öğrencinin ilgi ve yeteneği bu bölüm için yeterli mi? Aman canım, ne gerek var! Okusun yeter. Bu sene Bilgisayar Mühendisliği Bölümü'ne gelen 1. sınıf öğrencilerine, kaç kişi bu bölüme isteyerek geldi sorusunu sorduğumda, aldığüım olumlu cevap sayısı bir elin parmaklarını geçmezdi. Bir öğrencim aslında grafikerlik okumak istediğini ama babasının işe yarar bir bölüm seçmesini istediği için bu bölümü seçtiğini söyledi.

Sonuç

Şimdi biz bu gençlikten başarı bekliyoruz! İstemeyerek veya sırf okumuş olmak için okumuş insanlardan bir şeyler beklemek biraz fazla hayalperestlik değil mi ? Sevmeden okumuş insanlardan mesleklerinde başarılı olmalarını beklemek ne kadar gerçekçi ? Ülkenin ileri gitmesi içim teknoloji üretmeliyiz. Peki bu şartlarda okumuş insanlar nasıl teknoloji üretecek? 16 sene eğitim verdiğiniz bir insana geldiği 22 yaşından sonra senden mühendis olmaz gel şurada tamircilik yap deyip nasıl kabul etmesini beklersiniz? Sevmeyerek eğitim alan insanları, yaptığınız türkçe, matematik, sosyal vb. sınavlarla devlet kurumlarına mühendis, öğretmen vb. kadrolara alıyoruz. Bu kadrolarla başarılı olmak ne kadar gerçekçi?

Bu tablo ile sizlere, ülkemizde meslek seçiminin ne aşamada olduğunu ve eğitimin durumu hakkında kısaca bilgi vermek istedim. Güzel şeyler yazmak isterdim ama gerçekleri görüp buna göre hareket etmemiz gerekiyor. Gerçi, hareket zamanı çoktan geldi geçti bile!

Pdf İndir

Ecir

Facebook Sayfamizdan Bizleri Takip Edebilirsiniz