Kuşaklar arasındaki zıtlıkların ve farklıların olması gayet normal görünen bir durumdur. Çünkü tarihin tozlu yollarında hepimiz farklı dönemlerde bulunmaktayız. Önemli olan her kuşağı anlayabilmek ve ne istediklerinin farkına varabilmektir. Kimin için hangisi daha uygundur bilmektir. Nerde o eski bayramlar diyen nineler, ah bu gençlik diyen amcalar, bizim zamanımızda böyle miydi diye yakınan anne ve babalar, babam beni anlamıyor diyen çocuklar bu yazımızda sözlerinize tercüman olmaya çalışacağım. Şimdi X, Y, Z kuşaklarımızı hep birlikte tanımaya ve anlamaya çalışalım.

1965-1979 yılları arası X kuşağı olarak bilinmektedir. Bugün bir kısmı anneanne, babaanne, dede, baba, anne olmuş bu kuşağın sadakat duyguları değişkendir. Topluma duyarlı ve kaygılıdırlar. Bir konu konuşulacaksa bu konuyu yüz yüze konuşalım derler. Onlara uygun olan budur. İş motivasyonları yüksek, otoriteye ılımlıdırlar. Teknolojiyle olan bağları düşüktür. Rahmetli anneannemi bu kuşağa bir türlü uyduramadım. Kadıncağız laptoptan dizi izlerdi. Sosyal medya hesaplarından yorumlar yazar, beğenilerde bulunurdu. Tabi ki bizler kadar bu konuda iyi değildi ama çabasına hayrandım. Kendisine buradan dualarımı iletiyorum ve konumuza devam ediyorum. Yaşamak için çalışan bu kuşağımız merdaneli çamaşır makinesi, transistörlü radyo, kaset çalar ve pikap teknolojisiyle burun buruna kalmıştır. Teknoloji dönüşümü sebebiyle adapte olma konusunda sıkıntı yaşayan bir kuşaktır.

1980-1999 yılları arası Y kuşağı olarak bilinmektedir. Evet gençler sizlere söylüyorum. Bu kuşağı belirli kalıplar içerisine sokmak çok zor. Bağımsızlıklarına, özgürlüklerine pek düşkünler. Eleştirmeyi seven bu kuşak kendisinden farklı bir düşünceyle karşılaştığında bu özelliğini kullanır. Hem de acımasızca. Bu durum biraz da kural tanımama özelliğinden kaynaklanıyor olsa gerek. Örgütsel bağlılık X kuşağına göre daha zayıf olduğundan hemen patron olmak isterler. Kendi işlerinin olması onlara en cazip gelen durumdur. Nerde o günler dediğinizi duyar gibiyim.

Gelelim iletişime, tabi ki sosyal medya. Onlar için en iyi iletişim aracı Facebook, Twitter, Instagram vs. Güzel bir yer düşünün doğayla iç içe, aileyle gidilen bu yerde biz yani Y kuşağı telefonlara sarılıyoruz. Hadi fotoğraf çekilelim, snap atalım, durum belirtelim, yer bildirimi yapalım vs.  Annem hemen kızım bırak şu telefonu doğanın tadını çıkart, etrafına bak gibi tavsiyelerde bulunur. Bunun gibi benzer olayları ya da daha farklısını sizlerde yaşıyorsunuzdur.

2000 yılından sonrası Z kuşağı olarak bilinmektedir. Bu kuşak resmen sosyal medyayla doğmuş denebilir. Teknolojiye adapte olmaları o kadar kolay ki kendilerine ait olmayan telefonun özelliklerine bile hakimler. Tabi ki bu kuşağın teknolojiye bu kadar bağımlı olması ailelerin tepkisini çekiyor. Ben çevremden bir örnek vermek istiyorum. Teyzem ile yeğeni her sabah bu konuda çatışıyorlar. Bizim ufaklık Z kuşağı malum alıyor eline telefonu ya oyun oynuyor ya sosyal medyada. Teyzemde tabi ki X kuşağı sabah sabah bunun uygun olmadığını anlatmaya çalışıyor. İkisinin de kendine göre haklı yanları var. Bende Y kuşağı olarak tepkisiz kalıyorum bu duruma. Ayrıca Y kuşağı çocukları gibi dışarıda sosyalleşebilen, sokakta oynayan bir nesil değildirler. Ben bu konuda şanslı olduğumuzu düşünüyorum. Gerçekten çocukluğumuz çok daha güzeldi.

Evet değerli okurlar her yaşın bir güzelliği var diyerek yazıma burada son veriyorum. Anlatmaya çalıştığım kuşakları ilerleyen yazılarımda daha detaylı bir şekilde sizlere sunmaya çalışacağım.

Facebook Sayfamizdan Bizleri Takip Edebilirsiniz
İlknur Hazal Kızılboğa

Kırıkkale Üniversitesi – Endüstri Mühendisliği