Korkmayın,Geç Kalmadınız

Herkese merhabalar,

Yeni bir yazı ile karşınızdayım. Aslında bu yazıyı kendi amaçlarımı tekrar hatırlamak için de yazıyorum diyebilirim.

“Hayatta unutamayacağımız en büyük pişmanlık, pişman olurum diye yapmadıklarımızdır” der Tolstoy. Üzerine düşününce gerçekten haklılığı olan bir söz değil mi? Bazı zamanlarda hayatımızın gidişatını değiştirecek birtakım olaylar meydana gelir. Bunlar karşımıza bazen bir şans, bazen fırsat olarak çıkar. Ama o an karar vermemiz gerekir. Acaba kabul etsem mi? Acaba yapsam benim için iyi mi olur yoksa yapmamak daha mı iyi? Peki buna nasıl karar veririz? Çevremize danışarak mı, kendi iç sesimizi dinleyerek mi yoksa karşımıza çıkan olayı görmezden gelerek hayata aynı şekilde devam ederek mi? İşte bu seçim o an itibariyle hayatımızı etkiler.

Örneğin farklı bir alanda çalışmak istiyorsunuz ama yapmaktan korkuyorsunuz diyelim. Korkmanızın nedenlerinden biri mevcut işinizi kaybedip tekrar oraya dönememeniz olabilir. İşinizden istifa etmek size zor gelebilir. Bu durum normaldir çünkü bu tarz şeylerden tedirgin olmak doğaldır. Ama asıl olay bu tedirginlikten sonra başlar.

Çünkü vereceğiniz karar sizi ve görüşlerinizi değiştirecek niteliktedir. Cesaret edip yapacak mısınız yoksa olduğunuz yerde mahkûm mu kalacaksınız? Evet, yaptıktan sonra mutlu olup olmayacağınız belli değil ama şu an olduğunuz yerde mutlu değilseniz en azından denemenin vermiş olduğu o cesaret ve atılım ile kendinize olan güveniniz yerine gelecektir. Bu da olmak istediğiniz kişiyi tekrar ortaya çıkaracaktır. Bunun için hala geç olacağını mı düşünüyorsunuz? 10 yıldır burada çalışıyorum bundan sonra beni kim niye seçsin mi diyorsunuz? O zaman sizi “Tolstoy bisikleti” ile tanıştırayım.

Rus yazar Tolstoy 65 yaşındayken çocuklarından biri hayatını kaybeder. Tolstoy, zor günler geçirirken Moskova Bisiklet Severler Derneği, iyileşmesine yardımcı olmak amacıyla ona bir bisiklet hediye eder. O zamana kadar bisiklet sürmemiş biri için onu öğrenmek biraz zaman ister. Bir de yaşı ve o zamanın koşullarını işin içine katarsak öğrenmek zor bir duruma dönüşür. Fakat Tolstoy kendini bırakmaz ve azmederek bir bisiklet tutkununa dönüşür. Bu durum, “Tolstoy’un bisikleti” kavramını ortaya çıkarmıştır. Buradan da görüldüğü gibi hiçbir zaman hiçbir şey için geç değildir. Siz istedikten sonra, kendinizi bırakmadıktan sonra öğrenmeye sürekli devam edersiniz.

Neden Geç Olsun?

Geçen günlerde genç birine denk geldim. Yaşadığı birtakım şeyler olmuş fakat bundan sonrası için bir umudum yok, kendimi ve işimi değiştiremem, artık çok geç gibi cümleler kurdu. Düşündüm ve üzüldüm gerçekten. Bu tarz bir yaklaşım onun için çok sağlıklı değil. Çünkü hayatında daha birçok olay ve fırsatla karşılaşacak. Birçok yeni maceralar onu beklerken onun bu şekilde kendini geri çekmesi ve istediklerini yapabilmek için artık geç olduğunu düşünmesi kendini bir odaya kapatıp izole bir hayat yaşamaktan farksız neredeyse. İnsan yapısı gereği sürekli gelişen bir varlık. Tabi ki sınırlarımız, yapamayacağımız şeyler olabilir fakat yolun başında bunlardan vazgeçmek kendini kısıtlamaktan başka bir şey değildir. Küçücük tereddütler yapmak, istediklerimize engel oluyor ve biz o an ne kadar büyük yanlışlar yaptığımızı göremiyoruz. Sonra yaparım, daha zamanı değil, kendimi henüz hazır hissetmiyorum diyerek sürekli erteliyoruz. Bu zamana kadar ertelediğiniz hangi şeyi istekli bir şekilde yaptınız ya da devam ettirebildiniz?

Biraz Bencil Mi Olsak?

Yaptıysanız harika çünkü birçok insan ertelediği konulara geri dönmekte zorluk yaşıyor. Bunun sebeplerinden biri rahatını bozmak istememesi. Böyle mutluyum, yapsam belki rahat olamayacağım, çevremdekiler ne der, ya rezil olursam gibi düşünceler de gün yüzüne çıktığında bu işin geri dönüşü maalesef olmuyor. İnsan bazı konularda bencil olup önce kendini dinlemeli. Aile, çevre tabi ki önemli ama eğer bu durum istediğiniz hayatı yaşamanıza engel oluyor ve sizi geliştirmiyorsa sizce de bu işe bir dur demek gerekmez mi? Eğer bu yapılmazsa, üzerinden çok zaman geçtikten sonra pişmanlıklar gün yüzüne çıkıyor. O zaman keşke yapsaydım demeye başlıyoruz. Ama ona rağmen artık geçti, yapamam diyerek engel koyuyoruz. Artık yapabilirim, deneyebilirim, ben başarırım demek  varken engel koymak bize doğru ve kolay gibi geliyor. Her ne kadar geç olsa da istedikten sonra hiçbir şey yapılmayacak gibi değildir. Bizi asıl ayakta tutacak olan ve yaşamımıza yeni bir yön veren amaçlarımız onlar olacaktır.

İnsan hayatının her döneminde yeni şeyler öğrenir, bu durum asla engellenemez. Öğrendiklerimizin üzerine bir şeyler koyarak daha güzel anılar yaşamak ve biriktirmek bizim elimizde. Artık kendimize engel koyup yapamam demeye son verelim ki yıllar sonra yapamadıklarımız için pişmanlık duymayalım. Düştünüz mü? Yeniden kalkın, yeniden deneyin. Etrafın ne dediğini bırakıp hayatınıza kendiniz yön verin. Yanlış yaptığınızı düşünseniz bile kendi kararınız olduğu için bir şekilde bu durumu aşmanız gerekir ve devam etmenin bir yolunu bulursunuz. Başarısızlıklardan daha fazla ders çıkarıp kendinize gelmenin yollarını ararken bile fikirlerinizin ne kadar değiştiğini fark edersiniz. Önemli olan bir yerden başlamanız. Ancak o şekilde yeni maceralara atılıp kendinizi bulma fırsatı yakalarsınız. Gerçekten inandığınız ve uğruna savaşabileceğiniz şeylerden vazgeçmeyin.

Sizin de yapmak istediğiniz şeylerin bir listesi var değil mi? Yoksa bile aklınızdan geçirirsiniz. O halde ne duruyorsunuz? Yapın ve kendinizi keşfedin.

Hayallerinizi gerçekleştirmeniz dileğiyle. Hoşça kalın.


What's Your Reaction?

hate hate
0
hate
fail fail
0
fail
fun fun
0
fun
geeky geeky
0
geeky
love love
0
love
lol lol
0
lol
omg omg
0
omg
win win
0
win
Elif Yönel

Merhabalar, Ben Elif Yönel. 1997 yılında Çorum'da doğdum. Karadeniz Teknik Üniversitesi endüstri mühendisliği öğrencisiyim. Yaklaşık 1,5 yıldır yazılar yazarak hem kendimi geliştiriyorum hem de sizlere yeni içerikler sunuyorum. Birkaç ay önce kendimi Java hakkında geliştirerek işin yazılım kısmına da girmeye karar verdim. Ve bu yolda ilerlemeye devam ediyorum. Hep birlikte daha nice yıllara..