400 günün ardından kaleme alınan, bilgi ve sevgi dolu günlerin anısına yazılan bu yazıya hoşgeldiniz. Bu kısacık yazımda sizlerle kitap okumayla ilgilenmeye başladığım zamanlara dönmeyi ve kitaplara olan bakışımı değiştirmemi sağlayan olaylardan bahsetmeyi istiyorum. Biliyorum ki herkesin bir hikayesi var kitaplarla. İşte bu da Alperen’in Hikayesi..


kitap-acilis

400 gün öncesine kadar güzel kapaklı ya da güzel tasarımlı kitapları satın almayı seven ancak onları okuma konusunda hiç başarılı olamayan bir insandım. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde gibi uzakta geliyor şimdi o günler.

Öğrenim seviyesi yüksek bir ailenin çocuğu olmanın beraberinde getirdiği bir takım zorluklarla baş etme konusunda hep sıkıntılar yaşadım. Bana gösterilecek örnek bir komşu çocuğu olmadı hiç çünkü gerek yoktu. Çıtayı Allah-u Ekber Dağlarına çıkaran bir ailenin çocuğu olmak hayatın kendi içerisinde bana kurduğu büyük bir oyundu.
400 gün önce vizelerini atlatıp evine dönmüş olan Alperen en sevdiği hobisi olan yabancı dizi izleme eylemini gerçekleştirmek amacıyla televizyonu ayarlar ve karşısına kurulur. Tam da bu sırada evdeki sessizlik dikkatini çeker ve kulak kesilir.

kulak-kesilme


Ortada bir terslik olduğunu sezen Alperen yanında kitap okuyan annesini fark eder. Kitaba o kadar kapılmıştır ki kabuğuna çekilmiş ve sessiz bir haldedir. Bilinçaltı kendine seslenmeye başlayan Alperen kardeşlerini kontrol etmek amacıyla evi turlamaya başlar.

Kardeşlerinin odasına girdiğinde 9 yaşındaki kardeşinin kitap okuduğunu ve 18 yaşındaki kardeşinin de ders çalıştığını gören Alperen sessizce televizyonun karşısına döner ancak aklı kardeşlerinin odasında kalmıştır.
Aradan kısa bir süre geçtikten sonra küçük kardeşi onunla birlikte televizyon izlemeye gelir. Annesi kardeşine kitap okumaya devam etmesi gerektiğini söylerken kardeşi de abisinin televizyon izlediğini ve onun da izlemek istediğini söyler. kahramanımızın içini kemiren o kurt sonunda ortaya çıkmıştır.

dusunce


O an kendini ailenin yüz karası gibi hissetmenin yanında hayatı anlamlandırma yolunda güzel ilerleyen bir çocuğa da kötü örnek olmanın azabını içinde hisseden Alperen sessizce televizyonunu kapatır ve düşüncelere dalar..
Ertesi gün küçük kardeşini avm’ye götüren Alperen kardeşinin isteği üzerine kitapçıya girer. Kitapçıda gezinirken bir önceki gün izlediği dizinin kitabını görür. Daha önce kitaptan habersiz olduğu için görevliden yardım rica eden kahramanımız serinin 3 kitabını da alır ve eve doğru yola koyulur.

the-100-eve-donus


Önceleri kitap okuma alışkanlığı olmayan kahramanımız bu üç kitabı iki buçuk günden kısa bir sürede bitirmekle beraber daha ikinci günden yeni kitapların siparişini de vermiştir.

Kitap okuma işi saran kahramanımız geçen 400 günde her ay ortalama 3 kitap bitiren bir kitap kurduna dönüşmekle beraber geçmişte böyle bir çabaya girmediği için kitapları sevmediğini fark etmiş ve kitaplardan uzak duran herkese de onları sevmenizi sağlayacak şeyler bulun demiştir.

kitap


Kütüphane hayali bana babadan miras. Rahmetli isterdi ki emekli olduğunda bir kütüphane oluştursun. O yüzdendir ki kendimi bildim bileli envai çeşit kitap ve ansiklopedi oldu evimizde. Babadan kalma alışkanlık ben de çok severim kitap satın almayı. Kardeşim sayesinde de artık okumayı seviyorum. Başladığınızda bitirmeyi deli gibi istediğiniz ama bitmesini de hiç istemediğiniz kitaplarla dolsun ömrünüz 🙂

Facebook Sayfamizdan Bizleri Takip Edebilirsiniz
Alperen Bilgehan Dede

Süleyman Demirel Üniversitesi- Endüstri Mühendisliği bölümü öğrencisi, hayata dair şeyleri hayatın içerisinden öğrenmeyi seven, mühendislik etimolojisine hayran ancak eğitiminin problemli olduğunu düşünen insan taneciği…

http://alperendede.com
  • nisa turunc

    Koca yürekli Abi ve koca yürekli Dede ailesi 🙂