İnsanlar için dalga geçmek her zaman ilk seçilen yol olmaktan ne zaman çıkacak? Takdir etmek bu kadar zor mu? Başarıları niye bu kadar kıskanıyoruz. Altında yatan mücadeleyi görmekte neden ısrarcı olamıyoruz. Evet bunları kendim için de söylüyorum hepimiz için de…

Bunca soruların sitemlerin nedeni ne diye merak ediyor olabilirsiniz. Cevaplayayım sosyal medyanın en az bir dalında hepimiz aktifiz. Ve evet Nusr’et video ve fotoğrafları ile bir şekilde karşılaştık veya şu sıralar karşılaşma oranımız yüksek. Neden mi şu sıralar başarı oranı daha da artıyor, dünya çapında tanınma yolunda hızlı adımlar ile ilerliyor ve biz yine taktir etmek yerine taşlamaya yer arıyoruz. Bu kadar herşey ile dalga geçebilen insanlarız madem neden en ufak problemlerin stresinden kurtulamıyoruz?

İtiraf etmem gerekirse denk geldiğimde, özellikle girip incelediğimde nedir bu kadar özel yapan, adam resmen dalga geçiyor ve parası olanlara haddini bildiriyor diye düşünmüştüm. Gösterişin böylesi diye kızmıştım hatta! Her yerde ete göstermiş olduğu ilgi veya adı her neyse konuşulup duruyordu. Peki beni bu herkes gibi düşünmekten vazgeçiren olay neydi?

Bu sabah instagramda dolaşırken yurt dışında kayda değer takipçiye sahip ve ilgiyle paylaşımlarını takip ettiğim milyonlarında takip ettiği bir sayfada -Nusr’et- paylaşımını gördüğümde çok şaşırdım. Helal olsun dedim tabi bunu bir sayfa paylaşımı ile ölçmek ne derece doğru bilmiyorum ama beni bir şeylere teşvik etmişti. Bir kaç saatimi ayırıp videolarını fotoğraflarını inceledim aslında bu instagramdan günlük olarak çoğumuzun yapmış olduğu sıradan bir olay. Sonra dedim ki ne bu kadar özel yapan başka bir şey olmalı ve evet buldum. hepimizin bir kaç dakika uzağında Google da aratması ile ulaşabileceği Ayşe Arman ile yapmış olduğu röportaj bana dalgaya aldığım adamın gerçekliğini tokat gibi çarptı.

Burada röportajın içeriğini tekrar tekrar yazmam anlamsız olacak ama kısaca bahsetmek ve değinmek istediğim şeyler var; Elinde çok iyi imkanlar olmayan bir çocuk ve 13 yaşında atılmış olduğu bu zorlu hayat. Tabi ki her zaman okumak çözüm değil insanlar okumadığı sürece bir konum elde edemez demek çok yanlış önemli olan hayat okulunda da mücadeleyi sürdürebilmek. Ben yazılanları okuduğumda öğrenmeye çalışmış, birşeyler kapmak için uğraşmış ve bu işi gerçekten benimseyerek başlamış birisini görüyorum. Gerçekten işe atılma zamanı yaklaştığında atacağı adımı sağlamlaştırmak için her türlü imkanı zorlamış birisi. Kendine inanmayan bu işi en iyi şekilde yapmak istemeyen kimse kolay kolay Arjantin e Amerika  ya çiftlikleri, et üzerine restoranları keşfetmek için belkide bir hiç uğruna maaşlarını biriktirip gitmez. Yani demem o ki bu işin için de emek var, mücadele var, öğrenmek için can atan biri var.

Ayrıca röportajdan edindiğim ve değinmek istediğim bir diğer durum ise çalışkanlığı. Sabah 06:00 da iş için yollara koyulan eti de kendi seçen, işlemesini de kendi yapan, her adımda işini takipte olan severek yaptıktan sonra insanlara nasıl mutlu olunacağının canlı göstergesi. Ne kadar sevsek te bu kadar para içinde yüzmüyoruz diye düşünebiliriz ama burada da olay girişimci ruha dayanmakta bence. 🙂

Hayatını okuduğumda benim penceremden görünen ve anlam verdiklerim bunlar. Bugüne kadar dalga geçtiğim insanlara çalışmalarını gösteriş yapıyor diye düşündüğüm şeyler şimdi benim için gerçek emek, mücadele ve girişimciliğin şekil almış hali…

Son olarak değinmek istediğim birşey var. Herkesin dalgasını geçtiği tuz serpme yöntemi, ete vurması, masaj yapması şeklinde sıralanacak bir çok durum belki bir pazarlama yöntemi belki de bu kadar yıllık kasap bilgisinin birikimi. Cevabı her ne ise bu işi gayet başardığı dünya medyasında da yerini almasıyla bir defa daha kanıtlandı. Amacım tarafsız bir yazı yazmak değil aksine birde olaylara bu tarafından bakıp helal olsun dedirtebilmektir.

“Büyük düşler kuranlar, düşlerini gerçekleştirmez, aşarlar.” Alfred Lord Whıtehead

Ayrıca bkz;

Kaynakça

Bkz Röportaj; http://www.hurriyet.com.tr/etlerin-efendisi-19579308

Print Friendly, PDF & Email
Facebook Sayfamizdan Bizleri Takip Edebilirsiniz
Menekşe Savaş

1994 Tokat doğumluyum. Öğrenim hayatımı İstanbul da ilköğretim ve lise olarak tamamladıktan sonra üniversiteyi Isparta da kazandım. Süleyman Demirel Üniversitesi Endüstri Mühendisliği 4. sınıf öğrenci olarak devam etmekteyim

  • Furkan

    Müdür işin dalga geçme kısmı çoğunlukla etle olan bazı acayip ilişkilerinden kaynaklanıyor. Hatta lincin kralının yapıldığı ekşi sözlükte bile yaptığı girişime kolay kolay laf eden çıkmıyor, çıkana da linç ekibi hemen müdahale ediyor. Adamın geldiği nokta bırak seni beni, bizden çok daha iyi olan birçok kişinin bile ulaşamayacağı bir konum.