Öğrenmenin temelini araştıran birçok bilim adamı, yaptıkları araştırmalar doğrultusunda kendi içinde tutarlı kuramlar ortaya koymuşlardır. Bu yazı dizisinde, insan davranışlarını Piaget’nin geliştirmiş olduğu Bilişsel Gelişim Kuramı çerçevesinde inceleyeceğiz.

Piaget, davranış ve duygularımızı, çevreyi algılama biçimimizin şekillendirdiğini savunan bir Biyologtur. Yapısalcı olarak da ifade edilen bu kuram, adından da anlaşıldığı üzere daha çok bilgiyi işleyen zihinsel (bilişsel) süreçlere odaklanır. Temel kavramlarla başlayalım.

Gelişimin Temel Taşları

Bu kurama göre, insan çevreyi algıladığı doğrultuda davranışta bulunur, sosyal bilişsel kuramların aksine sorumluluk çevrede değil, insanın algılama biçimindedir. İnsanın davranışta bulunurken, öğrenirken temel motivasyonu ‘’uyum sağlamak’’tır. Piaget’ye göre zeka, organizmanın çevreye uyum sağlayabilme kabiliyetidir. Yani davranış ya da duygularımız, işlevsel alışkanlıklarımız, öğrendiğimiz her şey çevreyi algılarken izlediğimiz bilişsel yollarla, bir çeşit uyumla gerçekleşir.

Erken yaşlarda edindiğimiz bu algı çerçevelerimiz ise ‘’şema’’ olarak adlandırılır. Şemalar, doğduğumuz andan itibaren edindiğimiz düzenli, birikimli bilgi topluklarıdır. Nesneler, kişiler, çevremiz, hafızamızda yer alan her bilgi ya bir şemanın içinde yer alır ya da başlı başına bir şemadan meydana gelmiştir. Mevcut şemalar, çevreyi algılama biçimimiz üzerinde önemli rol oynar, yeni bilgilere dayanak sağlar.

Yeni bir bilgiyle karşılaştığımızda daha önce mevcut olan bir şema ile ilişkilendirebiliyorsak ‘’özümseme’’; mevcut şamalarla açıklayamıyorsak ‘’uyumsama (akodomasyon)’’ yoluna giderek ‘’denge’’ durumuna ulaşmaya çalışırız. Bu kavramlara yakından bakalım.

Şema

Bir bebek dünyaya geldiğinde, ilk olarak kendisine bakım veren kişiyle karşılaşır ve bu doğrultuda bir şema oluşturur. Bakım veren kişiye ait ipuçlarını toplar, ‘’karnım acıktığında beni besliyor, ihtiyaçlarımı gideriyor, uzun saçlı, beni sık sık kucağına alıyor ve bir şeyler söylüyor’’ gibi birkaç davranış ve duygu kalıbını birleştirerek oluşturulmuş bir şeması vardır artık bebeğin. Ve edindiği bu bilgiler doğrultusunda oluşturduğu şemanın durumuna bağlı olarak bakım veren kişiye yönelik olumlu/olumsuz tepkilerde bulunur.

Denge İhtiyacı ve Uyumsama

Biz bakım veren kişiyi anne kabul ederek örneğimize devam edelim. Karşılaşılan yeni kişi (yeni uyaran) doğrudan bu ilk şema ile açıklanmaya çalışılır, çünkü eşleştirilebilecek tek bir şema vardır. Örneğin bebeğin karşısına çıkan ikinci uyaran baba olsun. Bebek baba ipuçlarını toplar, ‘’ihtiyacım olduğunda ihtiyaçlarımı gideriyor, evet, bu kişi anneye benziyor… Ama o da ne? Anne gibi konuşmuyor!’’ Şema ile yeni bilgi arasında bir uyumsuzluk oluştu. Bu durum dengesizlik olarak ifade edilir, insanlar dengeye ulaşmaya yönelik motivasyonla dünyaya gelirler. Bu yüzden çok fazla soru sorar, karşılaştıkları uyumsuzluklara, yabancılara tepki vererek dengeye ulaşmaya çalışır. Ve artık zihindeki bakım veren şeması baba figürü ile birlikte genişlemiştir. Şemanın genişlemesi, değiştirilmesi ya da yeni bir şema eklenmesi durumları ise uyumsama olarak adlandırılır. Verilen örnekte bir genişleme meydana gelmiştir

Özümseme: Mevcut Şemaya Yerleştirme

Son kavramımız ise özümseme, örneğin; aslan gören bir çocuğun aslana yönelik ‘’kedi’’ ifadesi bir özümsemedir. Önceden edindiği kedi bilgisiyle uyuşan özellikleri baz aldığında karşılaştığı eşleşme, yeni uyaranı (aslanı) mevcut şemaya dahil etmesini sağlamaktadır. Böylece özümsemede problemler ve yeni bilgiler, mevcut şemalar üzerinden açıklanır, çözüme kavuşturulur. Özümseme her zaman bu kadar basit değildir ve hayatımızı kolaylaştıran, zaman zaman zorlaştıran ipuçları içerir. Örneğin, operatörüyle alakalı sorun yaşayan bir insanın, daha önce banka müşteri hizmetleriyle görüşüp olumlu dönüş almasından hareketle operatör müşteri hizmetlerine ulaşarak problemini gidermeye çalışması özümsemeye örnek olarak verilebilir.

Son Bir Örnek

Bu örneği temel kavramlar açısından inceleyerek yazımızı sonlandıralım;

Banka müşteri hizmetleri ile halledilen bir problem geçmişi: Şema

Operatör ile yaşanan problem: Dengesizlik

Operatörle olan problemli müşteri hizmetlerini arayarak gidermeye çalışmak: Özümseme

Müşteri hizmetlerinin halledemediği problemi daha önce denenmemiş bir yöntem olan mail atarak çözmeye çalışmak: Uyumsama

Müşteri hizmetlerini arayarak (özümseme) ya da mail atarak (uyumsama) problemi çözme: Denge olarak ifade edilebilir.


What's Your Reaction?

hate hate
0
hate
fail fail
0
fail
fun fun
0
fun
geeky geeky
0
geeky
love love
0
love
lol lol
0
lol
omg omg
0
omg
win win
0
win
Rukiye Canbolat
Erciyes Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik bölümü mezunuyum. Selçuk Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Yüksek Lisans Programı'nda eğitimime devam ediyorum. Duygusal Zeka, Öğrenme Psikolojisi, Kişilerarası İletişim, İnternet Bağımlılığı, Zaman yönetimi alanlarına ilgi duyuyorum.