İnsan, alemde hayal ettiği müddetçe yaşar.
Y. Kemal Beyatlı

Düşümün Rengi 1 de elimize paleti alıp tuvali düşümüzün rengine boyamaya başlamıştık. Şimdi bir renk daha eklemek için ya da rengin tonunu belirlemek için beraberiz.

İlk yazıda o kadar hayallerimizden bahsetmiştik. Geleceğe hayallerimizle bakmaya çalışmıştık. Şimdi de kendimize  şu soruyu soralım mı?

Gelecek hayali ne demek?  Ya da illa hayalimize ulaşmamız mı gerekiyor ya da hayallerin kriterleri var mı?

15218177_10211541407515212_971551442_nBence bu soruya yanıt veren en güzel örnek Paulo Coelho’nun Simyacı kitabında geçen şimdi okuyacağınız şu hikaye.

Hikaye Simyacı ve tüccar arasında geçiyor. Ve tüccarın hayallerini anlatmasını içeriyor. Tüccarın hayalini gerçekleştirebilme fırsatı olduğunu ama tüccarın hayallerini gerçekleştirmek için bir adım atmadığını görüyor.  Simyacı da nedenini merak ediyor ve soruyordu. Tüccar da:

Beni hayatta tutan hayallerimdir. Şu yaptığım işi yapma gücünü de hayallerim vermektedir. Düşümü gerçekleştirmekten korkuyorum, çünkü o zaman yaşamak için bir sebebim olmayacak.der.

Okumamın üzerinden kaç yıl geçti bilmiyorum ama hala aklımda. Bu paragraftan hepimizin çıkarımı farklı olacaktır muhakkak. Ben de naçizane fikrimi söylemek isterim.

Aslında tüccar gelecek hayalinden bahsetmekte. Bu kadar gelecek hayali diyorsun da gelecek hayali ne? Gelecek hayali elle tutulabilir bir şey olabilir diyip şaşırtayım mı sizi. Evet elle tutabiliriz lakin yaşatmadan,hissetmeden sadece elle tutabiliriz. Çünkü özel okulların duvarında ya da bir şirketin sayfasında tahmin edemeyeceğiniz her yerde asılıdır. Fakat her yerde vizyon diye geçer. Hatırladınız mı nerelerde gördüğünüzü. İşte o yazılanı hissedip yaşatmadıktan sonra bir anlamı yok. Bu yüzden gelecek hayali yaşama tutunmamızı sağlayan  en büyük faktördür.

Eğer gelecek için bir şeyler yapmak istiyorsak önce hayal etmekten başlamak gerekiyor sanırım. Düşünsenize kriter barındırmayan ve ulaşmanız gerekmeyen bir şey. Herkesin kolayca yapabileceği bir şey. Ama bizler hayal etmekten de korkuyoruz değil mi? Korkmayalım sonuçta kaybedeceğimiz bir şey yok. Bende korkmana gerek yok Kader ,hayal et ve bir yerlerden başla dedim. İlk yazımla anlattığım Düşümün Rengini bu şekilde aramaya koyuldum. Benim rengim farklı olmalı dedim. Bana ait olmalı her tonunda benim izlerim olmalı benim diye haykırmalı karşımdakine. Şimdi de o rengi nasıl bulduğu mu ve Düşümün Rengi 1 de yazdıklarımı açmak isterim.

Ben hep merak ederdim staj ya da iş başvurusunda neler oluyor diye. Yaşadıklarımla benim gibi merak eden arkadaşlara yardımcı olmalıyım dedim kendime ve Düşümün Rengi yazı serisini yazmaya koyuldum. Umarım yardımcı olabilirim.

saha-elemani-is-basvurusu

Hadi Başlayalım!

Bir şeyleri isteyerek başladım resmime. Amacım rengimi  bulmaktı ve bu amaç için her şeyi yapmalısın dedim. İlk olarak çevre analizi yaptım. Yani düşümü bulmak için çevremdekilere bir şey bilip bilmediklerini sorarak yardım istedim. Bir gün arkadaşımla konuşurken onun İzgören Akademi de stajyer olduğunu öğrendim. Tabi ki benim hassas noktam olan İzgören kelimesini duyunca sormaya başladım ve tekrar stajyer alımı olduğunda haberdar olmak istediğimi söyledim. Fakat arkadaşım alımların bittiğini söyleyince bütün hayallerim siyaha boyanmıştı. Ama umudumu kaybetmedim ve 2 gün geçmeden arkadaşımdan bir telefon aldım. Cv’ni hazırlayıp hemen yollamamı söyledi. Bende bu kadar düşüme yaklaşmışken adımlarımı hızlandırdım ve zaman kaybetmeden Cv mi yolladım. ( Cv nasıl hazırlanıra girmeyeceğim. Merak eden arkadaşlarım sayfadan bakabilirler.)

Gün içerisinde e-postama yanıt geldi ve 3 arkadaşımdan beni anlatmalarını istediler. Bunu referans olarak aldıklarını düşünüyorum. Sonra tarih verip ofise çağırıldım. Mülakat demiyorum çünkü mülakat kelimesi stresi çağrıştırıyor bende. Fakat o kadar samimi bir ortamla karşılaştım ki stres kalmadı. Tabi ki her zamanki gibi heyecan doruklardaydı. Düşünsenize yıllardır aradığınız rengi buluyorsunuz. Ne kadar muhteşem bir şey değil mi? Sohbet havasında geçen ve büyük çoğunluğu benim İzgören Akademi’ye dair hayallerimi anlatmakla geçti.

Ve 15  Ağustos tarihinde sonuçlar belli olacaktı. Gözlerim Ağustos ayını bekledi desem yalan olmaz. Sizde tahmin edersiniz ki 15 Ağustos sabahı heyecandan ve meraktan dayanamayıp  aradım ve şimdi buradayım.

Bob Amca tuvale bir renk  daha ekleye bilir misin?

minyatur-bob-ross_o_26932

Hayal etmekten vazgeçmemek dileğiyle.Düşlerle kalın..

Saygılarımla

Facebook Sayfamizdan Bizleri Takip Edebilirsiniz