Merhaba arkadaşlar, bu yazı dizisinde yeni işe girmiş bir mühendis olarak karşılaşacağımız ilk ve en kritik zorluklara ve bu zorluklardan çıkartabileceğimiz derslere değinmeye çalışacağız. Keyifli okumalar.

Yıllardır beklediğiniz o an geldi ve artık diplomanız elinizde. Sevinç ve heyecanı bir arada yaşıyorsunuz ve artık bir yetişkin olarak okulda edindiğiniz bilgileri iş hayatına aktarma zamanı geldi.

Başvurduğunuz iş yerinden olumlu yanıt da aldınız ve artık iş hayatınız başlıyor !

İş hayatına başlamamın üzerinden yaklaşık on yıl geçmesine rağmen, yukarıda yazdıklarımı dün gibi hatırlıyorum. Yaz döneminde yaptığım stajlar haricinde iş yaşamıyla ilgili bildiğim şeyler çok sınırlıydı. Ne yapmalıydım, nereden başlamalıydım, edindiğim onca teknik bilgi, sayfalar dolusu formül, kalın kitaplar bir işe yaramalıydı öyle değil mi ?

DERSİMİZ İNSAN

Sevgili yeni mezun mühendis meslektaşlarım, şunu kesinlikle unutmayın ki, en ileri teknolojiler ve otomasyonlar ile donatılmış bir laboratuvarın sorumlusu olarak çalışsanız dahi, bunlar insanın değerinden daha önemli değildir.

Eğer siz çalıştığınız yerdeki usta, tecrübeli mühendis, hizmetli ve daha bir çok görevli insanı gözardı ederek makinelere ve formüllere odaklanırsanız, size garanti ederim ki daha ilk dakikadan 1-0 yenik duruma düşersiniz. İnsan, makineden çok önemli bir özellikle ayrılır, DUYGULAR. Size verebileceğim en önemli tavsiye ne olursa olsun, önce insanları odak noktasına alın. Sonrasında göreceksiniz ki karşılığını misliyle göreceksiniz ve zorlukları aşacaksınız.

Peki bunu nasıl yapacağız dediğinizi duyar gibiyim. Arkadaşlar, öncelikle karşımızdaki insanların da bir hayatı olduğunu, duyguları ve ihtiyaçları olduğunu unutmamalıyız. Size bağlı çalışanlarınıza değer verdiğinizi göstermenin altın kuralı, onları etkin bir şekilde dinlemektir. İnsanları anlamanın yolu etkin iletişimden geçer.

Çalıştığınız iş yerindeki size bağlı çalışanları ya da arkadaşlarınızı dinlerseniz, onların ilgi ve ihtiyaçlarını öğrenmiş olursunuz. Aranızdaki ilişkiler de bu şekilde gelişir, daha sonrasında iş performansına da pozitif yansır.

KÜLTÜRÜ ANLAMAK

En önemli noktanın insan olduğunu söyledik ancak insanlar içlerinde yaşadıkları kültürün birer parçasıdırlar. Böyle olunca da o kültüre ait söylemler, alışkanlıklar ve davranışlar etkileşimde bulunduğunuz insanlarda etki bırakır. Eğer çalıştığınız iş yerinin ve insanların ait oldukları kültürü iyi tanımazsanız, istediğiniz mesajları veremezsiniz. Hatta ve hatta emin olun çok yanlış anlaşılırsınız.

Eğer yabancı bir ülkede çalışacaksanız, ilk işiniz oranın kültürünü araştırmak olsun. İnsanlar nelere önem veriyor, neler kaba ya da kötü algılanıyor gibi faktörleri önceden öğrenin ve uygulamaya çalışın.

Kendi ülkemizde ise hepimiz kültürel değerleri çok iyi biliriz öyle değil mi ? Ancak -ben dahil- yaşadığımız bazı örnekler var ki, bu değerleri bilmemize rağmen iş hayatının koşturması içerisinde unutup yanlış uyguladığımız oluyor. Henüz bir kaç haftalık bir mühendis olarak benim de başıma gelen şu senaryo, sizin için de yaşanması muhtemel olaylardandır.

Amiriniz size bir iş verir, yoğun bir gün içerisinde yeni bir çalışan olarak odak noktanız o işin bir an önce bitirilmesi ve dolayısıyla takdir kazanmanız olacaktır. Heyecanla ve toplantıda aldığınız gazla  sabahın ilk saatlerinde sahaya koşarsınız. Bölümün en tecrübeli çalışanını görür görmez hemen acil bir iş olduğunu, bunu hemen yapılması gerektiğini vb söylersiniz ve geldiğiniz hızla farklı bir işi tamamlamak üzere oradan ayrılırsınız.

Ve Sonuç : İstediğimiz etkiyi veremedik. Neden mi ?

Çünkü hem insan olmanın hem de kültürümüzün gerektirdiği temel bazı parçaları unuttuk. Bunlardan ilki hal hatır sormak. Ancak öyle iş olsun diye değil, içten ve samimi olarak. Daha sonra ise işlerin yolunda olup olmadığını, bir şeye ihtiyaç olup olmadığını sormanız sizin etkili iletişim kurmanıza yardım eder.

Eğer istediğiniz iş, ekstra çaba ve özveri gerektiren bir iş ise bu temel parçalar daha da önem kazanır. Unutmayın ki her ne kadar bilgisayarlar ve makineler ile bir çok iş yapsak da, insanların katkısı olmadan büyük ve kritik işler başarılamaz.

Yazımızın bir sonraki bölümünde departmanlar arası ilişkilere ve toplantıların altın kurallarına değineceğiz. Şimdiden keyifli okumalar.

Facebook Sayfamizdan Bizleri Takip Edebilirsiniz
Can Karaduman

Kariyerimde on yılı geride bıraktıktan sonra, birikimlerimi genç arkadaşlarla paylaşma fikrini tasarlamaya başladığımda tanıştım Industryolog Akademi ile. Sürekli öğrenmeyi ve gelişmeyi ilke edinmiş çok değerli insanlar var burada. Bu ailenin bir parçası olmaktan dolayı çok mutluyum.