İnsan Bilgisayar Etkileşimi 2 – Nielsen Heuristics

Merhaba, İnsan Bilgisayar Etkileşimi yazımın ikincisindeyiz. Öncelikle Heuristics ne demektir buna bakalım daha sonra Jakob Nielsen’in sezgisel özelliklerinden detaylandırarak ve örnekler vererek bahsedeceğiz.

Heuristics yani Türkçe’de sezgisel yaklaşım, belli bir sistemde kullanıcı deneyimini değerlendirmek için kullanılan kurallar bütünüdür. Ya da diğer bir deyişle, deneyimden türetilen bilginin bir soruna uygulanmasıdır.

Jakob Nielsen’in sezgisel özellikleri muhtemelen kullanıcı arayüz tasarımı için ilk ve en çok kullanılan yöntemlerdir. Bu sezgisel analize göre bir arayüzde olması gereken 10 temel özellik belirlenmiştir.

Şimdi bunlara bir göz atalım:

 

  • Sistem Görünürlüğü:

    Sistem her zaman kullanıcıları ne olduğu konusunda bilgilendirmeli ve bir geri dönüş vermelidir. Mesela Twitter’da bir post attığınız zaman paylaşıldığı anda bir ses gelmektedir geri bildirim olarak. Ya da herhangi bir sosyal medya hesabına fotoğraf yüklüyorsunuz. Sistemin o fotoğrafın yüklenme durumunu göstermesi gerekir.

  • Gerçek dünya ile sistemin yakınlığı:

    Sistem, kullanıcının alışık olduğu dilde, benzer kelimeler ve deyimlerle konuşmalıdır. Örneğin alttaki resimde  “Oku”  yerine  “Gelişmek İstiyorum”  cümlesiyle kullanıcı ile sistemin bütünleşmesi sağlanmıştır.

  • Kullanıcı kontrolü ve özgürlük:

    Sistem, geri al ve çıkış özelliklerini bulundurmalıdır. Kullanıcıya hareket etme ve eylem yapma özgürlüğü vermeli ve herhangi bir tesadüfi eylemi geri alma özgürlüğü tanımalıdır.  Örneğin yanlışlıkla bir e-postayı sildiğimizde,  Gmail’de işlemin geri alınabilmesi güzel bir örnektir.

  • Tutarlılık ve standartlar:

    Sistem, aynı anlama sahip kelimeleri ve durumları aynı yerde göstermeli bu sayede kullanımı kolaylaştırmalı ve kullanıcıların farklı kelimelerin, durumların veya eylemlerin aynı şeyi ifade edip etmediğini merak etmemeleri gerektiğini belirtmelidir. Microsof Office programlarının menü bölümlerinin başlıklara ve alt başlıklara ayrılması güzel örneklerden birisidir.

  • Hata Önleme:

    Hata oluştuğu ilk anda engelleyebilecek şekilde dikkatli bir tasarıma sahip olmalıdır. Hataya eğilimli koşulları ortadan kaldırarak ya da bunları kontrol ederek, eylemi gerçekleştirmeden önce kullanıcılara onay seçeneği sunmalıdır. Örneğin alttaki resimde eğer yanlışlıkla kapat tuşuna bastıysak bile sistem yapılan çalışmanın kaybolmaması için bize bir soru yöneltiyor.

  • Hatırlama yerine tanıma:

    Sistem kullanıcının hafıza yükünü en aza indirmelidir. Google arama motoru harika bir örnektir bu konuda.

  • Esneklik ve Kullanım verimliliği:

    Uzman kullanıcı tarafından görülmeyen hızlandırıcılar olarak nitelendirilir, ki bunlar genellikle uzman kullanıcı için etkileşimi hızlandırabilir, böylece sistem hem tecrübesiz hem de deneyimli kullanıcılara aynı anda hitap edebilmelidir.

  • Estetik ve Minimalist Tasarım: 

    Sistem görüntüsü uygun kontrast, hizalama, yakınlık ve tekrarlamaya sahip olmalıdır. Arayüzde sunulan tüm bilgilerin gerekli olup olmadığı üzerine düşünülmeli ve sadelik yoluna gidilmelidir. Yine Google bu konuda sade ve fazlasıyla kullanışlı bir tasarıma sahiptir.

  • Kullanıcılara hataları tanıma, anlama ve iyileştirme konusunda yardım:

    Sistem hata mesajlarını düz bir dilde açıklamalı, hatayı kesin olarak belirtmeli ve çözüm yolu önermelidir.

  • Yardım ve Dökümantasyon:

    Sistem kullanıcıların daha iyi anlayabilmesi için bazı yardım ipuçlarına sahip olmalı

Sağlıcakla kalın..