Herkese yeni bir haftadan merhabalar. Yazının başlığından da anlaşılacağı üzere geçen gün ilk grup mülakatımı gerçekleştirdim. Bunun üzerine yaşadığım deneyimlerimi sizinle paylaşmak istedim, şimdiden keyifli okumalar. 🙂

Satış ve pazarlama uzmanımız Alperen Dede’nin bizimle paylaştığı bir ilan vardı, insan kaynakları üzerine danışmanlık yapan bir firma, yetiştirmek üzere stajyer arayışındaydı.

İlandan çok Industryolog Akademi de başvurunun samimiyeti bizi mutlu etti. Neden diye soracak olursanız; çünkü staj başvuruları başladığından beri birçok başvuru ilanı gördük ve hepsi yöneylem dersimizdeki kısıtlar gibiydi.  Bunun üzerine hem staja ihtiyacı olan biri olarak hem de insan kaynaklarını tecrübe etmek istediğim için mail yoluyla ilana başvurdum. 3 gün sonra telefon ile geri dönüş yapıp grup mülakatına çağrıldım. Ve tabi o andan itibaren bir heyecan başladı. Tek cümleyle ifade edecek olursam; “Kafamda deli sorular.” Diyebilirim.

  • Ne giymeliyim?
  • Nasıl konuşmalıyım?
  • Nasıl durmalıyım?
  • Kendimi ifade ederken en çok neye dikkat etmeliyim?

Gibi gibi devam ediyordu. Tabi ki daha öncesinden çoğu kez mülakatlar hakkında video, makale tarzı şeylerle ilgilenmiştim ama teoriyle pratikte bir olmuyor.

Akademi de insan kaynakları bölümünde görevli olan Gül Ekmen bana kendi mülakat deneyimlerini anlatarak rahatlamamı sağladı ve gerçekten bilmediğim şeylerdi. Söyledikleri arasında ise en dikkatimi çeken şey; karşı tarafla tokalaşırken elini hafif bir şekilde değil de kavrayarak, sıkı bir şekilde tokalaşmam gerektiğiydi. Sonrasında ise hazırlanma sürecim başladı. Tipik mülakat kıyafeti sade renkler ve şık olmalı derler, bu yüzden genelde siyah pantolon beyaz gömlek tercih edilir. Benim ise ufak bir kaza sebebiyle mülakat kıyafetim kırmızı olmuş oldu. (kırmızı candır.) İstanbul da yaşayan arkadaşlar bilirler adres bulmak gerçekten zordur o yüzden mülakat saatinden 5 saat daha erken çıktım yola. İyi ki de öyle yapmışım çünkü 90 dakika boyunca yürümek zorunda kaldım çıkan fırtına da ayrı bir güzellik kattı.

Mülakat saatime tam 15 dakika kala ofisteydim. Tabi o andan itibaren her hareketim izleniyormuşçasına bir stres başladı. Ama gerçekten tatlı bir stresti. Grup mülakatı olduğu için 4 kişi şeklinde mülakata girdik. Mülakatı yapacak olan hanımefendi sırayla kendimizi tanıtmamızı istedi. Bu konuda şanslıydım gerçekten; çünkü en son ben anlatacaktım. O an mülakatı ben yapıyormuşum gibi diğer arkadaşları dinlemeye başladım. İlk anlatan arkadaşımız kendisini tanıtırken ismini söylemeyi unuttu ve elleri titremeye başladı. Bunu fark edince direk duruşuma ve ellerime dikkat ettim. İkinci arkadaşımız iş tecrübesi olan biriydi ve eski iş yeriyle yaşadığı sorunları anlatmak zorunda kaldı. (Sonradan öğrendiğim üzere eski iş yerimizdeki kötü anıları açmak iyi bir izlenim oluşturmuyormuş.).  üçüncü arkadaşımız da kendini ifade ettikten sonra sıra bana geldi. İlk önce şunu belirttim benim hiçbir şekilde ofis ortamında bir iş tecrübem olmamıştı. Ama kendilerine kişisel özelliklerimden, insan kaynaklarında bulunabilmem için olması gerektiğini düşündüğüm kriterlerden ve Industryolog Akademi çatısı altında neler yaptığımızdan bahsettim ve bu şekilde sonlanmış oldu.

Geri dönüş olur mu olmaz mı bilinmez ama benim için güzel bir tecrübe ve rahatlatan bir deneyimdi. Kapıdan girerken, umarım ilk mülakat deneyimim son mülakat deneyimim olmaz diyerek girmiştim ve şuanda son mülakat deneyimim olmayacak, diyebiliyorum. 🙂

Umarım okurken keyif aldığınız bir yazı olmuştur çünkü ben yazarken çok keyif aldım, sizde ilk mülakat deneyimlerinizi bizimle paylaşmak ve şöyle bir şey başıma gelmişti demek isterseniz yorum bırakırsanız sevinirim. 🙂

 

 

Facebook Sayfamizdan Bizleri Takip Edebilirsiniz