Herkese yeniden merhaba. Bugün sizlere oyun teorisinden bahsedeceğim. Oyun teorisini hepimiz hayatımızın bir kısmında kullandık belki de hala kullanmaktayız ama farkında değiliz. Ben de değildim ta ki bu konuyu araştırmaya başlayana kadar… Umarım yazımda fark edilmemiş noktaları fark etmenize vesile olurum, herkese keyifli okumalar.

Hayatımızın tam ortasında olan iki kavram “Karar verme” ve “Rekabet”. İnsanlık tarihinin başından beri insanlar karar vermek ve kararları doğrultusunda rekabet etmek zorunda kalmıştır. Hayatına devam edebilmek için beslenme ihtiyacı sonucunda avlanmaya karar veren insanoğlu, yine hayatta kalmak için diğer insanlarla rekabet etmek zorunda kalmıştır. Aslında oyun teorisi tam da bu temeller üzerine kurulmuştur. Oyun teorisi, her karar alıcının en iyi kararının başkalarının kararlı doğrultusunda etkilendiği interaktif bir dünyada karar almasıyla ilgilidir.  Teori; “Eğer bir oyunda rakip isek benim kaybettiğim, senin kazancındır.” yaklaşımı üzerine kurulmuştur.

Oyun kuramı, 1944 yılında çıkan John von Neumann ve Oskar Morgenstern tarafından yazılmış olan “Theory of Games and Economic Behavior (Oyunların ve Ekonomik Davranışın Kuramı)” adlı kitapla başlamıştır. 2015 yılında hayatını kaybeden bilim adamı John Nash ise 1944 yılında Princeton Üniversitesi’ndeyken “Oyun Teorisi” üzerine yazdığı doktora tezi ve sonraki çalışmalarından dolayı Nobel ekonomi ödülüne layık görülmüştür. Oyun teorisi ve John Nash 2001 yılında çekilen “Akıl Oyunları(Beautiful Mind)” adlı filme de konu olmuşlardır.

 

 

Oyun teorisi ve Yapay Zeka

Oyun teorisi ortaya çıktığında iktisat ve ekonomi gibi disiplinlerle örtüştürülmüş olsa da son zamanlarda fizik, felsefe, matematik, siyaset bilimi gibi pek çok disiplinde de kullanılan bir istatistik kuramıdır. Son zamanlarda adından sıkça söz ettirmeye başlayan yapay zeka ile oyun teorisinin arasındaki ilişkiyi ele alacak olursak; neredeyse bütün video oyunları yapay zekayla oluşturuluyor ve tasarlanan yapay zeka modelleri oyun teorisi mantığına dönüştürülüyor. Konunun en somut örneği ise; yapay zeka araştırmacılarının poker oyunu olan Libratus’u oluştururken stratejik karar vermenin matematiği olarak bilinen ve belirsizlikler üzerine en iyi stratejiyi kurgulamaya odaklanan oyun teorisinden yararlanmalarıdır.

 

Kararlarımızı başkalarının kararlarından etkilenirken bize en az zarar verecek şekilde almayı unutmayalım. Biliyoruz ki hayat bir oyun teorisi, rekabet her nefesimizde ciğerlerimize dolan hava kadar gerçek ve bize o kadar yakın. Bir dahaki yazımda buluşana kadar herkesin mutlu, sağlıklı ve huzurlu kalmasını dileyerek sonlandırıyorum yazımı.