Hatalarına Bir Öz Şefkat

 

Merhabalar, bu yazımda belki sizin de benim gibi adını bilmediğiniz veya daha önce hiç yapmadığınız bir şeyden bahsedeceğim. Belki de hayatımızdaki başarısızlıkların altında yatan sebep budur, beraber bulalım.

Aslında bu yazıyı yazmama sebep olan şey Ted konuşmalarına bakarken denk geldiğim bir konuşma. En altta da o videoyu koydum. Hiç bu kadar etkileyici olacağını tahmin etmemiştim açıkçası. Hatta çok güzel bir kelime öğrendim orada, benim yazımın ana kaynağı olan kelime; ÖZ ŞEFKAT.

Nedir bu öz şefkat bununla başlayalım. Günlük hayatınızda hepimiz hatalar yaparız, başarısız oluruz, çuvallarız. Her şey olabilir. O zaman siz ne yapmayı tercih ediyorsunuz? Kendinize kızmak dimi? Ben nasıl hata yaparım, bu da yapılır mı gibi devam eden cümleler kuruyorsunuz kendinize. Bir çocuk koşarken düştüğünde, ona canı yanarken bağırırsanız ne yapar? Daha da çok ağlamaya başlar. Ama sarıldığınızda da sakinleşir. Genelde biri hata yaptığında ona şefkat göstermeye çalışırız, teselli veririz. Çünkü buna o kişinin ihtiyacı vardır, biliriz bunu. Bizim hiç mi ihtiyacımız yok buna da neden bir hata yapınca kendimize şefkat göstermek yerine kızıyoruz? Bu kendimize daha çok zarar vermek değil mi?

 

 

Şimdi diyeceksiniz her hata yaptığımızda kendimize şefkat gösterirsek hatalarımızdan ders alamayız. Alabiliriz aslında. Önemli olan hatalarımızı farkında olup bunu düzeltmeye çalışmak. Ama bunu yaparken kendine kızmanın anlamı yok. O hata olmuş bir kere ve sen şuan üzgünsün, tek ihtiyacın olan biraz şefkat. Bunu da kendine vermelisin. Bunu kendine verdiğinde kendinle daha çok barışık olacaksın, daha mutlu olacaksın, daha motive olacaksın. Siz hiç biri size kızdı diye o hatayı yapmaktan vazgeçiyor musunuz ya da tam tersi size şefkat gösterdi diye devam mı ediyorsunuz? Burada sizin o hatayı farkına varmanıza bağlı. O yüzden ne kendinize ne de başka birine şefkat göstermekten korkmayın.

Başarısızlık aslında buradan geliyor. Üzgünken daha çok başarısız olduğumuzu hepimiz görmüşüzdür. Hani şöyle bir şey deriz her şey üst üste geliyor. Aslında her şey üst üste gelmiyor. Biz bir hata yaptıkça daha çok hataya bulanıyoruz. Çünkü ilk hata olduğunda kendimize şefkat gösterip bunun üstesinden gelmiyoruz, bunun üstesinden gelmeyince de diğer hatalara yelken açıyoruz. 

 

 

Bu fotoğraf bana hayatımın bir dönemini anlatıyor. Bir ara nedense sınav sonuçlarım kötü olmaya başlamıştı. Birinci kötü oluyor diğerine çalışıyordum, o yine kötü oluyordu. Her seferinde de kendime kızıyordum. Moralimi bozduğumdan çalıştığımdan verim alamamama sebep oluyordu. O zaman öz şefkati aslında bilmeden uyguladım. Kendime dur dedim ve kızmayı kestim. Sadece çalışmaya odaklandım ve o zaman istediğimi alabildim. Fotoğraftaki el gibi bir yerde hatalarımıza dur dememiz gerekiyor aslında.

Belki sizin de öz şefkate ihtiyacınız var ve şu ana kadar ben gibi adını bile duymadınız. Fotoğraftaki gibi ardı arkası gelmeyen hatalarınıza, başarısızlıklarınıza belki de öz şefkatle dur diyebilirsiniz.

 

 

Buna da elinizi kalbinize koyarak başlamak en güzeli bence. Ben konuşmadan duyup denedim  ve gözlerim dolmaya başladı. Böyle olmasını hiç beklememiştim açıkçası. Size de denemenizi tavsiye ediyorum. Bir sonraki yazımda görüşmek üzere, şefkatle kalın.

 

Facebook Sayfamizdan Bizleri Takip Edebilirsiniz