Ekonomik başarılar, toplumsal başarılar, projeler gibi sadece bir şirketin başarılı olduğu zamanlarda değil kriz dönemlerinde izlediği yol ve tutum ile asıl yöneticilerin liderlik özelliği gün yüzüne çıkmaktadır. Bu dönemler, patronları liderlerden ayıran şeydir. Bir patron, işçilerini bir şekilde feda eder. Liderler, ancak çalışanlarıyla birlikte mücadeleler vererek onlardan vazgeçmemek için çeşitli yöntemler deneyerek özelliklerini ortaya koymaktadır.

Bu bağlamda fark yaratan iş adamalarından olan sosyal medyada izlediğim bir video ile tanıştığım Haruka NİSHİMATSU’ yu anlatmaya çalışacağım sizlere. Araştırdığım zaman aslında yaptığı fedakârlığın bu kadar az kişi tarafından bilinmesi, hakkında çok fazla yazılan yazı olmaması gördüğü değerin az olduğunu düşündürdü bana.

Haruka Nishimatsu, Japan Airlines Corp. ve JAL Group’un CEO su olarak 28 Haziran 2006’dan, 2010’a kadar görev yapmıştır. Asyanın önde gelen Japon Havayolu şirketi olmasına rağmen 2016 yılında maddi sıkıntı çekmiştir. Krize girdiği zaman maliyetleri azaltmak amaçlı işçi çıkarmayı düşünmüştür. Aslında yönetim içerisinde bakıldığı zaman çok olağan gözüken bir durumdur. Çünkü geçmişte de gelecekte de örneklerini çok rahat görebileceğimiz firmaların kendilerini toparlamak için attıkları bir adımdır.  Fakat Haruka  Mishimatsu için bu karardan önce yapılması gereken başka şeyler vardı. Şirketinin ve çalışanlarının zor zamanlar, mali sıkıntılar geçirdiğini bilerek varlık içinden yaşamak istemedi. Çünkü gerçek bir liderin çalışanları ile aynı gemide aynı şartlar altında olması gerektiğine inanıyordu. Bunlar neler mi?

100,000$ olan yıllık maaşını, aylık bir pilot maaşından daha az bir ücrete çekmiştir. Bu şekilde çalışanlarının çıkarılmasını veya maaşlarını düşürülmesini engellemiştir.

Özel jeti, araba, ev gibi yararlanmış olduğu imkanları iptal edip bir apartman dairesine taşınmıştır.

İş yerine otobüs ile gelip gitmiştir. Aslında hepimizin hayallerini kurduğu zirvedeki yaşam tarzını kendi isteği ile şirket için feda etmiştir.

Öğle yemeklerini işçiler ile yiyerek hiçbir ayrıcalık tanınmasını istememiş onlar ile sırada beklemiştir.

Liderlerinin inancı çalışanlarının işe daha tutkulu sarılmasını, bu inanca karşılık vererek sürdürülmüştür. Bakıldığı zaman zaten çalışan kendine verilen değeri hissettiği zaman işletmesini sahiplenir elinden geleni yapma çabasına girer. Aslında yapılan özellikle çalışanları işe bağlamak değil onların imkanlarını daraltmadan kendi imkanlarını çalışanların düzeyine indirmek ve bu sayede şirkete değer katmaktı. Bu sayede belirttiğim gibi otomatik olarak işçilerinde işe bakış açısı değişmiş karşılıklı zorunluluk olmadan çalışanlara öncülük eden lider de şirkete değer katarak anlayış içerisinde ilerlemişlerdir.   Son zamanlarda üzerine düştüğümüz konulardan biri de mutlu ve işini sahiplenen bir çalışan için neler yapmalıyız değil mi? Buyurun örnek 🙂

Bu uğraşlar sonrasında firma zorlu zamanları geride bırakmış ve büyümeye devam etmektedir. Kriz dönemi atlatıldıktan sonra Haruka Nishimatsu ya sunulmuş olan kurumsal ikramiyelerin birçoğunu feda ederek daha güçlü ve özel bir iş gücü yaratılması için kullanılmasını sağlamıştır.

Günlük yaşantımızdan belki büyütülmeyecek gibi görünen bir örnek gibi algılayabilirsiniz. Ama detaya indiğimizde ciddi paralar ve ciddi derecede fedakarlık söz konusu olduğunu görebiliriz. Çalıştığı yeri gerçek anlamda sahiplenmeyen, lider özellikte olmayan kimseler kendi ayrıcalıklarından vazgeçmeyi göze alamamaktadır. Aslında sistemin başındakilerin atacağı faydalı bir adım ile nelerin değişebileceğini bu örnekte görmüş olduk.

Dilerim hayatınız boyunca atılan doğru adımlar peşinde yürür veya başı çekersiniz 🙂

Hayatından kısa bir kesit;

https://www.youtube.com/watch?v=r8ATOARgLO8

Facebook Sayfamizdan Bizleri Takip Edebilirsiniz
Menekşe Savaş

1994 Tokat doğumluyum. Öğrenim hayatımı İstanbul da ilköğretim ve lise olarak tamamladıktan sonra üniversiteyi Isparta da kazandım. Süleyman Demirel Üniversitesi Endüstri Mühendisliği 4. sınıf öğrenci olarak devam etmekteyim