Merhaba. Bugün, Google’ın kurucuları olan Larry ve Sergey’in şirkette ilke haline getirdikleri “Kuruculuk” kavramını inceleyeceğiz.

Her büyük masal bir ortaya çıkış hikayesiyle başlar. Google masalı da- ne kadar masal demek doğru olur bilmiyorum- Larry ve Sergey’in tanıştıkları anda başladı. 1995 senesinin Mart ayında, yirmi iki yaşındaki Larry Page, California’da Palo Alto’daki Stanford Üniversitesi’ni ziyaret ediyordu. Michigan Üniversitesi’nde lisans derecesini tamamlamak üzereydi ve bilgisayar biliminde Stanford’un doktora programına girmeyi düşünüyordu. Yirmi bir yaşındaki Sergey iki yıl önce Maryland Üniversitesi’nden mezun olmuş- bu biraz kafa karıştırıcı gibi görünebilir ama Sergey liseden bir sene önce ayrılmış ve üniversiteyi üç yılda bitirmiş- ve doktora programına yazılmıştı. Öğrenciler için gönüllü tur rehberliği yapıyordu. Larry de bu grupta yer alıyordu.

Bundan sonraki süreçte birlikte program yazmaya çalıştılar. Ancak ikisi de bir şirket başlatmak için Stanford’dan ayrılmayı istemiyorlardı. Bu nedenle geliştirdikleri programı satmak için 1 milyon dolara bir şirkete teklif götürdüler. Fakat şirket bu programı satın almak istemedi.

Larry ve Sergey satamadıkları program için artık bir şirket kurmaya karar verdiler. İşte bu şirkette ilk ortaya çıkan kavram ‘Kuruculuk’ tu. Harika bir program, harika bir arama motoru yapmayı kendilerine ilke edinmekten kaçındılar. İnsanlara nasıl muamele edilmesini isteyerek işe başladılar.

İşin anlamlı olduğu, çalışanların tutkularını izlemekte kendilerini özgür hissettikleri ve insanlara, ailelerine ilgi gösteren bir şirket yaratmak istiyorlardı. İşe birini alacakları zaman, tek bir yöneticinin kararını değil şirketin kararını önemseyerek işe alımları başlattılar. Google halka açılınca Sergey, tanıtım broşürlerine çalışanların neler hissettiğini tarif eden bir mektup ekledi.  

Mektupta şunlar yazılıydı:

Kendilerine Google’cılar diyen çalışanlarımız bizim için her şeydir. Google istisnai teknoloji uzmanlarının ve iş insanlarının yeteneklerini cezbetme kullanma becerisi çevresinde örgütlenmiştir. Birçok yaratıcı, ilkeli ve sıkı çalışan yıldızı işe almakla talihimiz yaver gitti. Gelecekte birçoğunu  daha işe almayı ümit ediyoruz. Onları ödüllendirecek ve onlara iyi davranacağız.

Google’ın bu düşüncesine benzerini Henry Ford’da da görebilmek mümkün:

İşi takdir etme ve ödüllendirme felsefesi.

“İşe tam anlamıyla kendini veren bir kişi, bir işyerinin sahip olabileceği en iyi işçidir. Ve gerektiği gibi takdir edilmeden bunu sonsuza kadar yapması beklenemez. Eğer bir insan günlük işinin sadece temel ihtiyaçlarını karşılamakla kalmayıp aynı zamanda kendisine bir rahatlama marjı verdiğini, çocuklarına fırsatlar tanıdığını ve karısının hayattan biraz zevk almasını sağladığını hissederse, o zaman yaptığı iş kendisine iyi görünür ve ona elinden gelenin en iyisini vermekte kendisini özgür hisseder. “

Larry ve Sergey bilinçli olarak, diğerlerinin kurucu gibi hareket edebilecekleri bir alan bıraktılar. Vizyon sahibi insanlara kendi Google’larını yaratma fırsatını sağladılar.

Bir ekip veya bir kuruluş oluşturmak bir kurucu ile başlar. Fakat bir kurucu olmak, yeni bir şirket kurmak anlamına gelmez. İster işe alınan ilk kişi ister onlarca yıldır mevcut olan bir şirkete katılıyor olsun, kendi ekibinin kurucusu ve kültür yaratıcısı olmak herkesin erişebileceği bir mesafededir.

Yazının sonlarına gelirken bir de Larry Page’nin bu konudaki sözlerine değinmek istiyorum.

“İşçilerin kendilerini şirketten korumaları gereken o günlere nazaran ne kadar mesafe kat ettiğimizi düşünüyorum. Bir lider olarak benim işim şirketteki herkesin harika fırsatlara sahip olduğundan, anlamlı bir etki yaptıklarını ve toplumun iyiliğine katkıda bulunduklarını hissettiklerinden emin olmak. Bir dünya olarak, biz bu konuda iyi iş yapıyoruz. Benim hedefim Google’ın önderlik etmesi, başkalarını izlemesi değil.” 

İş Kuralları- Bir Kurucu Olmak İçin

  • Kendinizi bir kurucu olarak düşünmeyi seçin.
  • Şimdi bir kurucu gibi hareket edin.

 

Google’ın başkan yardımcısı  Laszlo Bock’un da kitabında(Google Sırları) söz ettiği gibi ‘Bir gün sizin ekibiniz bir çıkış hikayesine, bir kuruluş efsanesine sahip olacak. Bunun ne olmasını, neyi temsil etmesini istediğinizi düşünün. İnsanların sizin hakkınızda, çalışmalarınız ve ekibiniz hakkında ne hikayeler anlatacağını düşünün. Bugün o hikayenin mimarı olma fırsatına sahipsiniz. Bir kurucu mu, yoksa bir çalışan mı olmak istediğinizi seçme şansına. ‘

Print Friendly, PDF & Email
Facebook Sayfamizdan Bizleri Takip Edebilirsiniz