Futbol liderlik konusunda en gözde örnekleri barındırıyor. Milyonlarca dolar değerindeki kulüpler, medya ilgisi, dünya çapındaki futbolcu ve menajerler. Muhakkak ki bu oyunun iki temel taşı var. Takımın lideri menajer ve sahanın lideri futbolcular.

Bence gelecek yöneticilerin değil liderlerin elinde. Onun için kendimi olabildiğince bu konuda geliştirmeye çalışıyorum. Artık şirketlerde fark yaratan insanlar safi bilgili değil insanları yönlendirebilen, ilham veren kişiler. İnsanlara emir veren yöneticiler değil, onlara liderlik eden öncüler.

The Manager futbol dünyasından liderliğin en güzel örneklerini ve onların izlediği yolları sunuyor bize. Kitap boyunca, özellikle biraz da futbola ilginiz ve futbol bilginiz varsa, sadece medyadan takip edebildiğiniz menajerlerin takımlarını başarıya götürmek için izledikleri liderlik yöntemlerine şahit oluyorsunuz.

Liderliğin Yolu Dinlemekten Geçer

Büyük Lider Mustafa Kemal ATATÜRK

Ekibinizle iyi bir iletişimiz yoksa onlara liderlik edemezsiniz. İyi bir iletişimin yolu ise insanları dinlemekten geçer. Sürekli emir veren ekibinin fikirlerini dinlemeyen yöneticiler asla liderlik edemezler.

Amerikalı yazar Fran LebowitzKonuşmanın tersi dinlemek değildir, konuşmanın tersi beklemektir.” diyor.

Karşımızdakinin konuşmasına izin vermek için kibarca susmak aslında dinlemek değil, dinliyormuş gibi gözükmektir aslında.

Dinlemek kendi başına bir sanattır aslında. Bunu öğrenmek ve iyi yapmak ise karşımızdaki insanı etkilemek için bir çok kapıyı açar bize.

Dinlemek bütünüyle çaba ve özen gerektirir. Anlayışlı liderler ne söylendiğine olduğu kadar ne söylenmediğine de odaklanır ve ipucu yakalamak için sürekli satır arası mesajları arar, konuşmayı adeta tarar, yüz ifadelerine ve vücut diline dikkat eder.

 

Kuralları Koymak Kolay, Kurallara İnandırmak Zordur

Sir Alex Ferguson

Ekibi oluşturduktan sonra ilk iş disiplini sağlamak adına kurallar koymaktır. Katı – ceza usulü olmasa bile kurallar konur. Maalesef bir çok işimizde ise kural koymada iyi olduğumuz kadar kuralları uygulamada iyi değilizdir.

Liderin bir görevi de takımı ileriye götüreceğine inandığı kuralları bir değer yahut kültür haline getirmeli ve bunun en sıkı takipçisi olmaktır.

Kitapta değerleri somutlaştırma konusunda Alex Mcleish’in Aberdeen’de oynadığı dönemde birlikte çalıştığı Sir Alex Ferguson’la ilgili anlattığı şu hikayede eğlenceli biçimde örnekleniyor:

“Ondan hiç bir zaman korkmadım ama ona büyük saygım vardı. O da biz de oyunu çok ciddiye alırdık.

Oyuncuların sakatlandıklarında çalışmaları için spor salonu vardı ama aynı yerde bir de bilardo masası bulunurdu ve her ikisini aynı ayda kullanırdık. Yani aslında “Tamam şimdi sen atışını yaparken ben biraz egzersiz yapayım. Sonra sıra bana gelince tekrar değişiriz.” şeklindeydik. Koridordan gelişini duyduğumuz için hiç bir sorun yoktu.

Bir sabah Fergie’nin antrenmanda olduğunu zannetmişlerdi ama bazen antrenmana geç katılıp kulüp binasını gezerdi. O gün antrenman 20 dakika önce başlaması gerekirken herkesi suç üstü yakaladı.

Fergie kafasını kapıdan içeri soktuğunda oyuncu elinde istekayla vuruş yapmaya hazırlanıyordu. Onu görür görmez istekayı ensesine doğru götürdü ve çömelip kalkma hareketi yapmaya başladı.

Gerçekten muhteşemdi! Bu Fergie’nin çok hoşuna gitmişti ama hiçbir zaman futbol ciddiyetinin kaybolmasına izin vermedi.”

 

Lider Herkese Niye Yapması Gerektiğini Söyler

Jose Mourinho

Lider kişiliği ön plana çıkaran olgulardan biri de yetki verme becerisidir. Yetki vermek bir sanat gibi zor ve özel kişilere özeldir aslında. Kime ve neye yetki vermeniz gerektiğini bilmelisiniz.

Yönetici ile lider arasındaki en büyük fark, yönetici herkese ne yapması gerektiğini söylerken lider herkese niye yapması gerektiğini söyler. İyi bir ekip işini iyi bilen insanlardan kurulu olan ekiptir. Dediğinizi harfiyen uygulayacak değil yeri geldiğinde sizinle fikir çatışmasına girebilecek yetkinlikte olmalıdır.

Liderler ekipte her şeyi bilen ve her şeyi yapabilecek kişi değil, o işin yapılması için parçaları, yani doğru kişileri, bir araya getirip çarkın dönmesini sağlayabilen kişidir.

Lider ekibindekilerin bilgisine inandığı için yetki vermekten korkmaz.

Liderler sadece yapabildikleri şeyi yapmalıdır. Başka bir deyişle başka kimsenin yapamayacağı şeylere odaklan!

 

Bilginiz Yoksa Liderlik Yapamazsınız

Lider insanlar yaptıkları işe tutkuyla bağlı insanlardır. Neden yaptığını çok iyi bilen ve benimsemiş insanlardır. Rotası belli olan gemi gibi bu yolda giderken de sürekli bilgilenme ihtiyacı içindedirler. Gözlerini dört açarlar ve onları hedefe ulaştıracak her bilgiye çölde rastlamış su gibi doymak bilmezler. Bu da onlar için başarıyı kaçınılmaz yapar.

Liderlik için bilgili olmak sadece kendisi için değil yönettiği, ilham verdiği ve peşinden sürüklediği insanlar için de önemlidir.

“Özel insan” Mourinho liderliğin en önce bilgi temelinde oluştuğundan emin.

“Liderlik yapan birinin sahip olduğu en önemli özellik, yol gösterdiğiniz kişilerin sizdeki bilgi birikiminin farkına varması. Bu yüzden çalıştığınız alanla ilgili birçok şey bilmelisiniz. Futbol hakkında çok şey bilirseniz bu konuda otomatik olarak iyi bir lider olacağınızı söylemiyorum. Futbolla ilgili fazla bilginiz yoksa liderlik yapamazsınız diyorum. Benim için en önemli nokta bu.”

 

Lider olmayı başarabilen kişi, her alan istediğini elde eder. Çünkü onun için önemli olan şey yaptığı değil yaptığının anlamıdır.

Hayatınıza ve işinize  anlam katmak için lider olmayı öğrenmeliyiz. Öğrenmek için de en güzel ve etkili yollardan birisi de Lider olan insanlardan aldığımız dersler.  Bu insanları okudukça ve düşüncelerini anladıkça başarılarının bir rastlantı olmadığını hissediyorsunuz.

Print Friendly, PDF & Email
Facebook Sayfamizdan Bizleri Takip Edebilirsiniz