İntihar edecek olan bir adamın tesadüfen gördüğü “Ölünceye Kadar Ölümsüzsün” kitabı okuması bir başlangıç olur ve bütün hayatı değişir. Cümleyi belki bir solukta okuduk ama iliklerine kadar acıları, mutsuzluğu, umutsuzluğu aynı zamanda inancı, mutluluğu, sabrı, mücadeleyi okuduk. O akşam intihar etmeyi düşünüyordu son parasıyla çocuğuna ekmek alacaktı ve gördüğü bir cümlede takılı kaldı; Ölünceye Kadar Ölümsüzsün… Kitapta kendini buldu, kendini okudu, yaşadıklarını başkası da yaşamıştı. Etkilendi, şükretti ve yeni bir hayata adım attı. Ağlayarak Fırat Çakır’ı aradığında anlıyoruz ki aslında birilerinin hayatlarına, kalplerine dokunmak çok zor değil.

                                      

Kitaptan:

“Hayat bazen ummadığın, bazen bitti dediğin yerde başlar.
Hüzünler mutluluk, her yıkılış yeniden doğrulmak için fırsattır.
Kimi düştüğünde yerde kalmayı, kimi kalkıp yürümeyi seçer.
Sen kalk ve koşmayı seç…”

Motivasyon cümlelerini sık sık duyar, okuruz. Bir şey ifade etmez bazen ancak Fırat Çakır ile bu kavramlar anlam kazanıyor. İflas etmiş, parasız kalmış, banklarda uyumuş, intihar etmeyi denemiş… Bitti dediği yerden ayağı kalkmış, şu anda sağlıklı yaşam koçu, Nişantaşı’nda  Life Coaching, NLP ve Health Life Coaching eğitimleri veren, yazar, Tv programcısı, kitaplarıyla ve sayısız katıldığı seminerlerde iflastan zirveye çıkış öyküsüyle, tecrübeleriyle birçok insanı etkileyen bir adam.

Fırat Çakır’ı birinci sınıfta üniversitenin düzenlediği bir seminerde dinlemiştim. Tekrar görüşüp, tecrübelerinden faydalandığım ve bunları sizlere aktaracağım için mutluyum.

Fırat Çakır kimdir?

“1970 İstanbul doğumluyum. Beden eğitimi ve spor yüksekokulu mezunuyum. Önceden Kung-Fu, Kick Boks ve Tayland Boksu hocalığı yaptım. Daha sonra uzunu yıllar spor merkezleri çalıştırdım. Fıtness, ve birçok spor dalıyla ilgilendim. 2008 yılında iflas etme olayından sonra alan değiştirdim. Kişisel gelişim sektörüne girişi yaptım. Nlp ve psikoloji eğitimleri ve yaşam koçluğu eğitimleri aldım. Şuanda kurumsal firmalara  “KIESS – Kurumsal İşletmelerde Eğitim, Spor, Sağlık”  gibi eğitimler veriyoruz. Evliyim ve bir kız babasıyım. Şuan da 9.kitabımı yazıyorum; Yaşam enerjini fulle!”

Yaşam koçluğu kavramı yanlış biliniyor, ön yargıyla bakılıyor. Bunu düzeltmek adını yaşam koçu nedir, ne yapar?

“Her önüne gelen ben yaşam koçluğu yapıyorum diyor. 3 gün eğitim alıp yaşam koçu oldum diyen insanlar var. Biz koçluk eğitim yanında NLP  eğitimi de veriyoruz. Kaldı ki bunları tamamlasanız bile Dünya Koçluk Federasyonuna kayıt olmanız gerekiyor. Birçok işlem, ispat ve sınav gerektiriyor. Birçok sertifika gerekiyor ve bu süreç yaklaşık 3 yıl sürüyor.

Yaşam koçu dert dinlemez, akıl vermez. Yaşam koçu yol arkadaşlığı yapar, elinden tutmaz, moral vermez. Biz insanlarda var olan bilgiye ve benliklerine ulaşmalarını, farkına varmalarını sağlarız.”

Şuan röportajı okumakta olanların çok büyük bir kısmı sabah 8 de masa başında olacak. Fiziksel ve ruhlar yorgunluktan kurtulmak için neler önerirsiniz? İş hayatında sağlıklı yaşam konusuna devlet veya özel sektör sizce yeterince önem veriyor mu? Ve yapılan çalışmalar sizce yeterli midir?

“İş hayatındaki insanlara  yoga gibi birçok eğitim veriliyor. Ama masa başında yoga yapılmaz. Maalesef iş hayatında sağlıklı yaşam konusunda eksiklikler var. Sırt kaslarının nasıl geliştiği, oturuş bozukluğunun giderilmesini bilmemiz gerekiyor. Oturuş bozukluğunun temelli çözümü için sırt kaslarının gelişmesi gerekir.

Röportaj esnasında uygulama ve ayrıntıya giremeyeceğimiz için bazı önemli bilgileri ve uygulamalı eğitimleri youtube kanalında bulabilirsiniz.

Uyandıktan hemen sonra 5 dk dahi olsa esneme hareketleri, basit egzersizler yapılıp dolaşımın hızlanması lazım. Gün boyu daha enerjik olmak için uyku düzeni çok önemlidir.

Uyku düzeni!

Her gün bilgi değişiyor. Son araştırmalara göre beyindeki uyku merkezinin işlevinin 4 saatte tamamlandığı açıklandı, bazılarına göre ise 2 saat yeterli olmaktadır. Ama ben 4 saat yeterli olduğunu düşünüyorum. Uykuyla ilgili yazdığım kitaplardan ve tecrübelerimden şunu söyleyebilirim ki herkes kendi anatomisini bilmek zorunda. Şu bir gerçek ki uyku kaliteli olmalı.”

 Uyku kalitesi nedir?

“Oda uygun olmalı, havalandırılmalı, elektronik cihazlardan arınmalı, kötü ve iyi kokular olmamalı, kıyafet yatak yorgan iyi seçilmeli, bir kaç saat önceden yemeği bırakmalı. Yani 4 saatlik kaliteli uyku yeterlidir. Kulaklıkla uyumak intihardır! Televizyon karşısında veya yastığımızın altında telefon varsa uyku merkezi görevini gerçekleştiremez.”

Günümüzde Mezun Olduktan Sonra İş Arama ve İşe Girme Süreci Bazen Sancılı Bir Sürece Dönüşüyor.Bunu hafif atlatmak adına  Sizce Üniversite Döneminde Yapmamız Gereken Şeyler Nelerdir? 

 ” Gittiğim üniversitelerde maalesef ki bu durumu çok görüyoruz. Onlara soruyorum: “Cv yollamak dışında ne yaptınız iş bulmak için?”  “Cv yolladık hocam.” diyorlar. Cv yollamak yeterli değildir. Aslında işveren sizin tecrübenize bakıyor, kaç tane kulüplerde, topluluklarda başkan olduğunuza bakmıyor. İş hayatı tecrübe istediğinde biz “Şu kulüpte, toplulukla yıllarca başkanlık yaptım” dediğimizde bize “Burası işyeri, iş hayatı kulüp değildir.“ derler.

 Şuna katılıyorum sadece okula gidip gelmek yerine kulüplerde yer almak tercih sebebidir ancak işveren yaşına bakmaksızın iş hayatı tecrübesine, deneyimlerine bakıyor. Bir yerlerde yarı zamanlı çalışmak, staj yapmak sizi kurtaracak adımlardır.”

 Bill Gates’in 5 milyar dolarlık bağışı hakkındaki haberleri görmüşsünüzdür. Haberi okuyunca hırs kavramını konuşmak istedim.Bu arada toplamda ise 50 milyar dolar bağış yaptığı biliniyor. Buna rağmen hala dünyanın en zengini 🙂

Hırslı olmalı mıyız? Hırs kavramına nasıl bakıyorsunuz?          

“Hırs ve azim çok farklı şeylerdir. Hırslı insan öfkelenir, istediği yere giderken kimsenin göz yaşına bakmayabilir, kalp kırabilir. Hırs insanın sonunu getirebilir. Azim ise başarıya götürecektir.

100 milyon doların var diyelim. Aynı anda kaç evde oturabilirsin? Aynı anda kaç arabaya binebilirsin? Aynı anda kaç yemek yiyebilirsin? Mide belli, kapasite belli.”

İntihar etme girişiminde bulunduğunuzda sizi hayata bağlayan şeyler ne oldu? Neden mücadele ettiniz?

“Allah insana taşıyamayacağı yük yüklemez. Ve Allah diyor ki; “Hayır bildiklerinizde şer, şer bildiklerinizde hayır vardır.” Yani filmin sonunu görmek gerekiyor. Ve Allah; “Biz herkesin kaderini kendi emeğine bağlı kıldık.” diyor. O zaman yeterince emek vermek zorundayız.

Bu süreçte ilk olarak imanlı olmam, bir kızım olması ve onunla güzel bir gelecek istemem en önemlisiydi.

Allah bana bende olanı görmeyi nasip etti. İflas ettiğimde kaybettiklerime değil, elimde olanlara bakabildim. Sporda başarılıyım, iyi bir fiziğe sahibim, tecrübeliyim, geleceğe dair umudum var uğraştım emek verdim çabaladım ve karşılığını aldım.

Başarılı olacağıma bir an bile tereddüt etmedim. Kesinlikle başarılı olacağıma inanıyordum. Sadece ne zaman olacağımı bilmiyordum. Şu an 9.kitabımı yazıyorum ve emeklerimin karşılık bulması beni çok mutlu ediyor. Ağlayarak bizi arıyorlar bizde ağlıyoruz, işleriniz düzeltiyorlar mutlu oluyoruz bizde mutlu oluyoruz. Bizim bildiğimiz 100’ün üzerinde intihardan dönen var.”

Kitaplarınızdan bahsedersek:

İflas ettiğim zamanları yazdığım kitap Ölünceye Kadar Ölümsüzsün.

Çıkışımı yazdığım kitap da Hayallerin Arkandan El Sallamasın.

Aradaki süreci de Hayat Bitti Dediğin Yerde Başlar adlı kitabımda anlattım.

Çok fazla öğrenciyle iletişim halindesiniz. Son Olarak bize tavsiyeleriniz nelerdir?

Zamanında yol parası olmadığı için kilometrelerce yürüyen şimdi ise her anlamda kaybettiklerini fazlasıyla kazanan Fırat Çakır’ın tavsiyeleri muhakkak ki bizim için önemlidir.

“İlk olarak kimseden bir şey beklemeyin.Ben görüyorum ki buralara gelme sebebim arkamda kimsenin olmaması, eğer çevreme güvenseydim başaramazdım..

İnsan beyni tarla gibi çalışır olumsuzluğu ekersen olumsuzluğu büyütür.

Üniversitedeki kardeşlerimiz pozitif düşünmek zorundalar. Okul hayatı boyunca umutsuzluğu ekerlerse, mezun olduktan sonra onu işsizlik bekler.

Arkadaşlarımız muhakkak güçsüz yanları görmek yerine kendilerinde var olan güçlü yanlarını görmelidir.

Bu yıl 10 bin halkla ilişkiler mezunu var diyelim. “Benim dayım yok, babamın durumu yok, destek olacak kimse yok, ben iş bulamam” derse iş bulma şansı olmaz. “10 bin kişi mezun oldu ama hiç birisi bir ben değil, benim kadar özverili, çalışkan, azimli hevesli, heyecanlı değil, hiç birisi benim kadar bu işe girmek için çabalamıyor.” derse bu kişinin işe girme ihtimali çok daha yüksektir.

En iyi CV’yi yazmak ve güzel referanslar için okul hayatın ilk yıllarından itibaren çabalamaları gerekiyor. Duruşuyla, fiziğiyle, konuşmasıyla bunları tamamlaması gerekir.

Kaybettikten sonra elde dilmeyen şeyler gençlik ve sağlıktır. Şunu da eklemeliyim:

“Temeli sağlık üzerine oturtulmayan kariyer çökmeye mahkûmdur.”

Samimi bir şekilde karşılandığım için, hoş ve faydalı sohbeti için, aynı zamanda tecrübelerini bizimle paylaştığı için Fırat Çakır’a teşekkür ederim.

 

Sağlıcakla kalın 🙂 

 

Facebook Sayfamizdan Bizleri Takip Edebilirsiniz