Alperen

Bu yazımı haftasonu katıldığım ve gayet keyif aldığım YGA 2016 zirvesi ışığında yazma kadarı aldım. Yga’nın benim için anlamı çok büyük dolayısıyla da hem orada olmak hem de bu satırları yazıyor olabilmek beni çok mutlu ediyor. Dip not olarak belirtmek isterim ki bu yazının ana şablonu Yga konferansı ardından Yga otobüsü ile Isparta’ya dönüş yolunda yazılıyor. Fırından yeni çıkmış, çıtır çıtır bir yazı olması temennisiyle..

 YGA 2016

YGA’nın Anlamı Benim İçin Çok Büyük

Üniversiteye başladığım yıl bir çoğumuzun yaşadığı o buhranlı dönemi, bir anda yeni ve özgür bir hayata başlamanın beraberinde getirdiği o sersemliği fazlasıyla yaşayanlardandım. Kazandığım bölüm Ceo’lar yaratıyor, çalıştığım kulüpler bana muhteşem bir iş hayatının kapılarını açıyor ve başvurduğum her yer beni isteyecek yanılgılardan muzdarip ancak şans eseri bir o kadar da yolunda giden bir hayatım vardı. En azından o zamanlar yolunda gittiğini düşünüyordum.

Tam da fikirlerimin uçup kaçtığı, boyumun 1.65 egomunsa 1.90 olduğu bu dönemlerde tanıştım Yga ile. Hakkında biraz araştırma yaptıktan ve birtakım yanılgılara da düştükten sonra o yürüyen ego tavırlarıyla bilgisayarımın başına oturdum ve Yga 2012 Zirvesi için başvurumu yaptım.

Kısa bir süre sonra mail kutuma aynen şu mail gelmişti..

yga-red

Gerçek hayatın ilk tokadı beni kesinlikle kabul edecek diye düşündüğüm Liderlik Akademisi YGA’dan gelmişti.

Elbette bir kabullenmeyişle ve egomun bana verdiği yetkiye dayanarak onlar beni kaybetti dedim. Yani bilinç altımda yönlendirme yaparak yetersiz bulunma sebebimi egomu şişirme sürecine çevirdim.

Ortada bir yetersizlik olduğunu düşünüyor ancak kendime de toz konduramıyordum.

Benim Eksiğim Yetersizlik Değil Hayalsizlikmiş

Geçtiğimiz senelerde düzenli olarak YGA mail adresime mailler yolladı ve bir çoğunu da açarken beni kabul etmemişlerdi diyerek kendimce kinayeli bakışlarla baktım o maillere. Taa ki sorunun ne olduğunu keşfedene kadar.

Sorun diyerek aslında olayı yine atlamış olacağım o yüzden hemen sorunlar olarak düzeltiyorum izninizle. Evet uçuyor,kaçıyor; hopluyor,zıplıyordum ancak ben hayalsizlikten muzdaripmişim. Yani hayatımı kendime, vatanıma ya da Dünyaya değer katacak, bir adım dahi güzelleştirecek en ufak bir fikir ufkumda yokmuş. Benim hayal olarak nitelendirdiğim şey ceoculuk oynamaya çalışmakmış.

Gelelim dananın kuyruğunun koptuğu asıl soruna. Kendisi ve etrafı tarafından sürekli gazlanan, ego ve özgüven arasında ince çizginin ötesinde,hatta çok çok ötesinde olan bir adet Alperen olduğunu fark ettim. Bu keşfi yapmam benim kendi Amerikamı keşfetmem oldu ya da Oppenheimer misali kendi içimdeki atomları parçalamayı buldum. Önemli olan buradan sonrasıydı. Yani atomu parçalayıp insanlığa mı hizmet edecektim yoksa kendi atom bombamı mı hazırlayacaktım?

İster takdiri ilâhî diyelim, ister nasip diyelim istersek de çok çok farklı bir isim koyalım hayat hayalleri örtüşen, bu hayale ulaşmak için birbirlerinin eksiklerini faydaya dönüştürebilen insanları birbiriyle buluşturuyor. Benim de yolum Industryolog Akademi ile böylece kesişmiş oldu.

yga-afis

Üniversitedeki uzatma seneme yaklaştığım, arkadaşlarımın mezuniyet hazırlığı yaptığı ve benimse beklenmedik bir kalp rahatsızlığı geçirip anjiyo olmamla sonuçlanan çok ama çok kısacık o süre içinde hayatımda çok şey değişti.

Kalp operasyonu geçiren insanlar değişir derler genellikle. Benimki operasyoncuk niteliğinde bir şeydi ve belki de gerekli bile değildi ama hızlı gelişen olaylar karşısında hızlı aksiyonlar gelişti ve kendimi yoğun bakımda, yaş ortalamasının benim yaşımın iki katı olan bir odada buldum. O an için bildiğim tek şey kalp krizi geçirmeye çok yaklaştığımdı ve hastane tarihinin en küçük yaştaki anjiyo hastası olma bilincinin bilinçsizliği ile geçirdiğim yaklaşık 12 saat tüm hayatımı değiştirdi.

Hastaneden taburcu olmam sonrasında “hayatımın en zorlu Challenge”ı bunu bekliyordu ki o da eşini kalp krizinden kaybeden bir anneye kalp krizi şüphesiyle hastaneye yattığını,anjiyo olduğunu anlatmak. Yeni hayatım bana ilk kriz yönetimi eğitimini birebir ders olarak vermişti.

Tâbi ufak bir ölüm korkusu her insana şartmış diyorum. Hiç ölmeyecekmişiz gibi hayallerimizi unutuyor, günleri günlere, ayları aylara tamamlıyor ama hayalleri hayatlara tamamlayamıyoruz.

İşte Yeni Hayatımın İkinci Challenge’ı. Hayalim Ne?

Şimdi birkaç paragraf geriye dönüyorum. Benim hayalim insanlara değer katmak, insana dokunup onun şekillenmesi için bir hamle yapabilmek ve bunu yaparken de o insanı mevcut olduğum konumdan daha iyi bir konuma getirmek. Tabi bunun yanında YGA sahnesinde bir konferans vermek de fena olmaz 🙂

Industryolog Akademi olarak biz hep hayallerimizin bizi buluşturduğuna inandık. Farklı kişilik yapısı olan,hayatı farklı anlayan ve bir o kadar da farklı anlatan insanlar topluluğu. Bugün YGA Zirvesinde fark ettim ki onlar da bizim gibiler.

Biz iletişimimize hep önem verdik. Bizim için Alperen Bey ya da Murat Bey ya da Büşra hanım olmak olmadı hiç eksen. Biz hep Alperen abi,Murat abi ve Büşra ablaydık ve daha niceleriydik. Ama fark ettiğim şu ki biz YGA’nın hayal ortağıydık. Onların yıllar önce açtığı ve şuan muazzam bir noktaya getirdiği, her geçen saniye daha da ilerlediği bir kulvardaydık biz de ve öyle bir kulvar düşünün ki içinde rekabet değil bilgi paylaşımı, kıskançlık değil sevgi paylaşımı var.

Bu sene aradan geçen onca zaman ve olayı da göz önüne alarak başvurdum demek isterdim ama böyle olmadı. Facebook’ta paylaşımı gördüm,siteyi açtım ve dedim ki ben eski hesabımla başvuru yapmayacağım. Beni değiştiren Industryolog Akademi mail adresimle başvuracağım. Soruları içtenlikle cevaplamaya çalıştım ama kalbimde de kırgınlık olduğu için yine davet edilmeyeceğimi düşünmüş olsam ki ben başvuru yaptığımı bile unuttum. Sınav haftamda bir sabah uyandım ve telefonumda bir mesaj..

yga-kabul

Benim için bir şeyleri değiştirmiş olmak o mesajı almak demekti. Yıllar önce başvuran Egosu Büyük,Kalbi Küçük o Alperen Egosu Küçük,Kalbi Büyük bir insan olma yoluna çıkmış ve ilk farklı değerlendirmesini de ona ilk tokadı atan YGA’dan almıştı.

Önümüzdeki günlerde ikinci etap için başvuru yapacağım. Benim Asude abladan, Kürşat abiden, Ömer abiden, Sinan abiden ve benden önce bu işe girişmiş ya da benimle beraber girişicek, benden büyük ya da küçük insanlardan öğrenecek çok şeyim var. Bakalım kabul edilebilecek miyiz? 🙂

yga

Bir sonraki yazım 2 gün içerisinde direk  YGA 2016 Zirvesi ile olacak. Hayata farklı ve farkla bakmanız dileğiyle

Facebook Sayfamizdan Bizleri Takip Edebilirsiniz
Alperen Bilgehan Dede

Süleyman Demirel Üniversitesi- Endüstri Mühendisliği bölümü öğrencisi, hayata dair şeyleri hayatın içerisinden öğrenmeyi seven, mühendislik etimolojisine hayran ancak eğitiminin problemli olduğunu düşünen insan taneciği…

http://alperendede.com
  • Yürekten yazılan yüreğe dokunur öylede oldu ellerine sağlık. Bunu böylece yazabilmek bile insanın egosuyla verdiği savaşı kazandığını gösteriyor sanırım. Helal olsun hocam herkese ışık olması dileğiyle. 🙂

    • Savaşlar birlikle, beraberlikle, dostlukla kazanılıyor be Murat. Bu süreçte hep yanımda olan dostlarım sayesinde başardım ve daha da ileriye gitmek istiyorum. Dahasını da başarmak ve başarmak isteyenlerin hikayesine ortak olmak 🙂