Dünü Bugünü ve Yarını Düşünmek
Herkese Merhaba,
Sizlerle bir kitapta okuduğum ve beni etkileyen bir konuyu paylaşmak istiyorum. Sizce düşünmek nedir? Ya da neler düşündüğümüzü hiç düşündük mü? Şuan bir düşünme aşamasına geçtik bile. Düşünmek aslında insanın kendi kendine konuşması değil mi? Genel anlamda düşünmek “sorgulamakla daha ilgili“ ama sözcüğün içinde kısıtlanarak “düşünmek“ kelimesine sığmış durumda.


Dünyada icat edilmiş yeni ne varsa hepsi düşüncelerin sayesinde oluşmuştur. Almanya’da bir grup öğrenci pansiyonda oturuyor. Bu pansiyonun hava gazı para atılarak çalışıyor. Zaman zaman gelip otomata bakan hava gazı memurları paranın eksik olduğunu fark ediyorlar. Saatin bozuk olabileceğini düşünerek söküyorlar, değiştiriyorlar, fakat gene eksik olduğunu daha fazla olması gerektiğini belirtiyorlar. Memurlar öğrencilere gelerek, “size bir şey yapmayacağız. Yeter ki bize sırrınızı söyleyin, yoksa hava gazınızı keseceğiz“ diyorlar. Öğrenciler başlıyorlar anlatmaya:

“Gayet basitti, biz sizin paralara uygun bir kalıp yaptık. Kalıbın içine su koyarak buzdolabında dondurduk, otomatiğe attığımızda bu buz kalıpları ile hava gazını yaktık. Buzlar eridi, su doldu, sonra buhar olarak uçtu. Siz onun için bir iz bulamadınız” dediler.


Peki düşünmek iyi bir şey ise neden düşünmüyoruz? O kadar yoğunuz ki düşünmeye vaktimiz yok. Eğitim sistemleri gereğinden fazla okutup ezberletmeye çalıştığı için düşünmeye vakit bulamıyoruz. Dünyada bugünkü kadar kaynak, kitap yokken insanlar daha fazla düşünüyorlarmış. Bakın Sokrates, Platon, Aristoteles’e … Aradan 25 asır geçmesine rağmen bütün düşünürler onların muazzam kaynaklarını su gibi içmekte.

Birinci Cihan Harbi’nin kaplanı Fransız Başvekili Clemenceau “Başarınızın sebebi nedir?“ diye sorulduğunda şöyle cevap vermiştir. “Başımı tararken saçlarımı düşünürüm.“

Düşünmek; istemekle, arzu etmekle olur ve gelişir. Düşünmek istemeyen insan yeni fikirler bulamaz. Düşünürseniz, yeni fikirler sizi yavaş yavaş bulur. Ressamlar fırçalarıyla, yazarlar kalemleriyle, hatipler ayakta ve kürsüde konuşurken düşünürler. Her insan başka başka şekilde düşünür. Mozart yürürken, özellikle ormanda gezerken düşünür ve kompoze edermiş. Şairler ayaklarını soğuk suya sokarak düşünür, şiir yazarlarmış.


Düşünmek, üretmek, yeni fikirler ortaya koymak, bir olgu oluşturmak…Aslında bunların hepsi bizim elimizde. Düşünerek hem kendi dünyamızı hem de çevremizde fark yaratmak, gelecek neslinde yeniliklerle gelmesine ortam oluşturmak gerekli. Olaylar karşısında işin içinde çıkamadığımız durumlarda tek yapmamız gereken farklı bir açıdan bakmaktır.
Bahsettiğim kitap;

Teşekkür ederim. Görüşmek üzere…

Facebook Sayfamizdan Bizleri Takip Edebilirsiniz
Özlem Karakoç

Aksaray Üniversitesi
Endüstri Mühendisliği Öğrencisi