Yazıma Jeremy Taylor’ın sözüyle başlamak istiyorum. “Akıllı kişiler kararlarını aceleyle değil, düşünüp taşınarak verirler.”

Hayatın her alanında karşımıza çıkan karar verme, hayatımızın bir parçası haline gelmiştir. Yolda yürürken, araba sürerken, sınava çalışırken hep bir karar verme süreciyle karşı karşıya kalırız. Peki nedir bu karar verme?

Karar kelimesi sözlüklerde “bir iş veya sorun hakkında düşünülerek verilen kesin yargı” olarak tanımlanmaktadır. Buradaki en önemli nokta kararın bir “düşünme süresi” sonunda oluşmasıdır. Kararın çeşitlerine bakacak olursak iki tür karar vardır; birincisi sipariş verirken, dışarı çıkarken veya ne giyeceğimizi düşünürken verdiğimiz gündelik kararlar. İkincisi ise; hayatımızın akışını ilgilendiren gelecekle ilgili verdiğimiz belli bir süreçten geçmesi gereken kararlardır. İkinci kararımızı verirken çok zorlandığımız zamanlar olabiliyor.  Çünkü bu kararı zorlaştıran, yapacağımız seçimler sonucunda seçmediklerimizin tümünden vazgeçeceğimizi biliyor olmamızdır. Doğru kararı verdiğimizden nasıl emin olabiliriz?

Doğru bir karar vermek istiyorsak şu 5 adımı dikkate almalıyız.

1. Kararlarınızı kendiniz verin. Geleceğimiz hakkında karar veremiyorsak ya da çok zorlanıyorsak o konuda uzman veya çok tecrübeli kişilere danışabiliriz. Onlardan edineceğimiz bilgiler doğrultusunda bir karara varabiliriz. Ancak unutmamalıyız ki onlar kendi pencerelerinden bakıyorlar. Bu yüzden son kararı kendimiz vermeliyiz.

2. Hedeflerinizin farkında olun. Hedeflerimizi net bir şekilde ortaya koyarsak gereksiz kıyaslamalardan kurtulmuş olur ve bundan doğacak zaman kayıplarını da azaltmış oluruz. ”Neyi hedefliyorum veya bu kararla ulaşmak istediğim sonuç ne?” gibi sorularla hedefimizi berraklaştırabiliriz. Ancak hedef koyarken imkan ve şartlarımızı da göz önünde bulundurmalıyız ki hedefimiz ulaşılabilir olsun. Örneğin arabamız var ve amacımız bir ev almak ise; araba almak veya üst modelleri hakkında kafa yormak pek mantıklı değildir.

3. Çok sayıda alternatif yaratın. Alternatif; karar vericinin izleyeceği yolu temsil eder. Hangi alternatifi seçeceğimizi belirleyebilmek için kriterlerimiz olmalı. Örneğin ev alırken maliyet mi, konfor mu, sağlamlık mı yoksa konum mu bizim için daha önemli!  Eğer alternatifler arasında karar kılmakta  zorlanıyorsak bu yeterince iyi bir alternatifimizin olmamasından kaynaklanıyordur. Burada yapmamız gereken alternatiflerimi tekrar gözden geçirmek veya yeni alternatifler yaratmaya çalışmak.

4. Vaktinizi ve enerjinizi daha önemli kararlar için saklayın. Kararlara önem derecesine göre zaman ayırmak en doğru olanıdır. Maalesef bunu her zaman başaramıyoruz, zorluk derecesine göre zaman ayırıyoruz. Bundan dolayı hayatımıza çok büyük etkisi olmayacak kararlar hakkında fazla düşünmemeliyiz. Eğer çok zamanımızı alan önemsiz kararlar varsa, o kararlar için bir zaman sınırı koyup, zaman dolduğunda kararlarımızı vermeliyiz. Seçimi yaptığımızda neleri gözden çıkardığımıza ve neler kazanacağımızın farkında olmamız yeterlidir.

5. Sistemli davranın. Başlangıçta iyi alternatifler üretmek için uğraşmıştık, son aşamada ise yargılayıcı davranıp vereceğimiz kararın doğruluğunu ölçmemiz gerekir. Burada asıl önemli olan gerektiğinde farklı açılardan bakabilmek ve doğru kararı verebilmek.

Ayrıca eğer aldığımız karar bizi mutlu ediyor ancak sonuçları konusunda rahat değilsek o halde pek akılcı bir karar değildir.

Öte yandan aldığımız karardan emin değiliz ama sonucu bizi heyecanlandırıyorsa, aldığımız karar yine pek akıllıca değildir. Eğer hem seçim hem de muhtemel sonucunda tatmin olacaksak işte almamız gereken karar budur.

Sonuç olarak en iyi hayat, en iyi ev, en iyi araba, en iyi eş, diye bir şey yoktur. Çünkü “en iyi” kişiden kişiye farklılık gösteren bir kavramdır. Kendi “en iyimizi”  bulmaya bakalım…

Print Friendly, PDF & Email
Facebook Sayfamizdan Bizleri Takip Edebilirsiniz
  • Nurettin

    Cok guzel aciklamissiniz durumu. Hayatimiz hep kararlardan olusmakta ve devam etmektedir.