En Büyük Öğretmenlerimiz HATALARIMIZ

En Büyük Öğretmenlerimiz HATALARIMIZ

En Büyük Öğretmenlerimiz HATALARIMIZ

Hepinize merhaba. Bugün siteye ilk yazımı yazmış olmanın verdiği heyecan ile bu satırlara başlıyorum. Kendi kendime ne yazsam diye düşünürken dedim ki bu benim ilk yazım ise ona uygun bir şey yazayım ve en büyük eğitmenlerimizi, başarılarımızın arkasındaki o görünmez sihirli etmenleri size bir de kendi penceremden anlatayım istedim. Yani hatalarımızı.

(daha&helliip;)

Japonların Çankırı Yatırımı-Sumitomo Rubber AKO

Japonların Çankırı Yatırımı-Sumitomo Rubber AKO

Japonların Çankırı Yatırımı-Sumitomo Rubber AKO

Merhabalar,

Bu yazımda bahsi geçtiğinde genellikle bilinmediğini fark ettiğim bir fabrikadan bahsedeceğim: Sumitomo Rubber AKO. Staj yeri ararken tesadüfi karşılaştığım bu fabrikayı Japon merkezli olması ve oldukça büyük bir yatırım yapılmış olmasına rağmen bu zamana kadar duymadığıma şaşırmıştım. Kalite derslerinde dilimizden düşmeyen Japonların kurdukları sistemi, işleyişlerini merak ediyordum. Kısa süreli olsa bile benim için üretim sektöründe görebileceğim güzel bir deneyimdi. Benim gibi Japonların fabrikası denildiğinde ne gibi farklılıklar olacağını merak ediyorsanız ya da fabrikanın varlığını yeni öğrendiyseniz bu yazımla genel olarak fikir sahibi olabilirsiniz. (daha&helliip;)

GÖRÜNMEZ BİR BARİYER: GLASS CEILING

GÖRÜNMEZ BİR BARİYER: GLASS CEILING

GÖRÜNMEZ BİR BARİYER: GLASS CEILING

Merhabalar,

“Zaman yaratma kaygısından kurtulup, düşüncelerimi ve paylaşmak istediklerimi yazıya dökmeye karar verdim.”

Bugün sizlere özellikle kadınların iş yerinde maruz kaldıkları ayrımcılığı anlatan Glass Ceiling yani Türkçe karşılığıyla Cam Tavan benzetmesinden bahsedeceğim. Ayrıca cam tavan benzetmesi hakkında birtakım örnekler vereceğim ve pireler üzerinde yapılmış olan cam tavan etkisi deneyine de değinip öğrenilmiş çaresizliğin biz insanlarda nasıl oluştuğunu anlatmaya çalışacağım. Şimdiden keyifle okumanızı temenni ediyorum. (daha&helliip;)

Bir Starbucks Hikayesi

Bir Starbucks Hikayesi

Bir Starbucks Hikayesi

Merhabalar, bugünkü yazımızda kahve piyasasına bambaşka bir yön veren, hepimizin bildiği Starbucks’ın kurucusu, tarihi değiştiren adam olarak akıllara kazınan Howard Schultz’ın başarı hikayesini gelin hep birlikte inceleyelim.

(daha&helliip;)

İlk Mülakat Tecrübem

İlk Mülakat Tecrübem

İlk Mülakat Tecrübem

Merhabalar, bugün sizlere yaşadığım staj mülakatı tecrübemden yola çıkarak, mülakatta dikkat etmemiz gereken noktalardan bahsedeceğim.Yaklaşık iki hafta önce yaz stajı için okuluma mülakat simülasyonu yapmak üzere bir şirket geldi. Ben de İlk Mülakat Tecrübemden edindiğim bilgileri paylaşmak istedim.İlk Mülakat Tecrübem

(daha&helliip;)

Frederick Winslow Taylor Kimdir?

Frederick Winslow Taylor Kimdir?

Frederick Winslow Taylor Kimdir?

 

 

Herkese yeniden merhaba. Bu yazımda sizlere endüstri mühendisliğinin öncülerinden biri sayılan Frederick Winslow Taylor’dan bahsedeceğim. Endüstri mühendisliğinin temellerinin oluşması için çalışmalar yapan bu bilim insanımızdan bahseden yazımı okurken keyif almanız dileğiyle…

(daha&helliip;)

İş Görüşmelerinde Vaka Çalışması

İş Görüşmelerinde Vaka Çalışması

İş Görüşmelerinde Vaka Çalışması

İş Görüşmelerinde Vaka Çalışması

Merhabalar.. Biliyorsunuz ki sizlerle daha öncesinde, vaka analizi yaparken nelere dikkat etmemiz gerektiği hususunda tavsiyelerde bulunduğum bir yazı paylaşmıştım. Yazımın yayınlanmasından sonra bir de iş görüşmelerinde gerçekleştirilen vaka çalışmaları hakkında bir yazı yazmam konusunda talepler aldım. Bunun üzerine bu yazıyı yazmaya karar verdim. Kendi tecrübelerimden yararlandığım bu yazım umarım sizler için faydalı olur. Keyifli okumalar.. (daha&helliip;)

Renault – Nissan CEO’sundan Başarının 10 Kuralı

Renault – Nissan CEO’sundan Başarının 10 Kuralı

Renault – Nissan CEO’sundan Başarının 10 Kuralı

 

Merhabalar herkese yeniden ben,

 Araştırmalar sürekli yeni şeyler keşfetmemi yeni dünyalar görmemi sağlıyor. Renault da çalışırken ortak sayfasında Carlos Ghosn’un resmini görüp de bir kere açıp okumadım ne diyor Carlos diye. Öncelikle yazımın kaynağı olan Evan Carmicheal‘ e teşekkür etmek istiyorum. Emeklerinden ötürü  tebrik ederim. Evan’ın çalışmasını sizlerle paylaşmak istiyorum. (daha&helliip;)

Girişimciliğinize Destek: KOSGEB

Girişimciliğinize Destek: KOSGEB

Girişimciliğinize Destek: KOSGEB

 

Merhabalar,

Hepimizin aklında her zaman bir girişim fikri vardır ama çoğumuzun da üşengeçliğinden ya da cesaretsizliğinden olsa gerek o fikirler hakkında konuşmaların sonu genelde ‘para yok yapamayız’ cümlesiyle biter. (daha&helliip;)

Girişimde Bulunmaktan Korkmayın : Melek Yatırımcılar

Girişimde Bulunmaktan Korkmayın : Melek Yatırımcılar

Girişimde Bulunmaktan Korkmayın : Melek Yatırımcılar

 

Merhabalar,

Son yıllarda dünyanın birçok yerinde ‘Yeni Ekonomi’ olarak adlandırılan internet ve teknoloji alanındaki girişimlerin büyük bir ekosistem sağlayacak potansiyele sahip olduğunu hepimiz gözlemliyoruzdur. Bunlarla birlikte bu girişimlere henüz fikir aşamasındayken yatırım yaparak hissedar olmak ve bu yeni ekonomiye dahil olmak isteyenler de çoğaldı. İşte literatürde bu kişiler Melek Yatırımcı olarak tabir ediliyor.

İyi bir fikri olan girişimciler için bunu hayata geçirmede en büyük zorluk başlangıçtaki sermaye yoksunluğu oluyor, parlak fikirler destek bulmayınca çoğu zaman bir işe dönüşemeden kalıyordu. Ancak son yıllarda iş fikirlerinin hayata geçmesini destekleyen yatırımcıların ortaya çıkması, girişimciler için bir can suyu oldu. Örnek verecek olursak eğer ; Bir pizza kutusu tasarladınız, siz beğendiniz, çevrenizdeki insanlar beğendi ve bu tasarım içinize sindi. Belki siz farkında bile olmadan adınızdan söz ettirebilecek bir tasarım yaptınız ve bunu da piyasaya sürmek istiyorsunuz. Tasarımınız tamam, taslaklar, planlar vs vs tamam. Son olarak önemli bir şey kaldı ki o da para ! Bu iş için yeterli sermayeniz yok. Bu durumda size yatırım yapabilecek olan melek yatırımcıların karşısına çıkıyorsunuz, onlara pizza kutunuzdan bahsediyorsunuz. Maliyetlerinden, pizza servislerinde sağlayacağı yararlardan, ne şekilde getiri sağlayabileceğinden vs vs bahsediyorsunuz ve onlardan gelecek olan sorulara karşı onları ikna edip yatırımı alıyorsunuz. Onlar da bu yatırım karşılığında projenize ortak olmuş oluyor ve iki tarafında kazanabileceği mükemmel bir ortam sağlanıyor.

Melek yatırımcı

Tanımlardan biraz daha söz ederek bu tanımı iyice aklımızda yer edinmiş olalım. Melek yatırımcı, henüz start-up olan bir iş fırsatına yatırım yapan, işletmelerin büyümeleri veya gelişmeleri için sermaye sağlayan kişilere deniyor. Melek yatırımcı, risk ve büyüme potansiyeli içeren projelere sahip ancak finansman ihtiyacı olan girişimcilere sermaye sağlayan, yatırım yapan, tecrübelerini aktaran özel bir yatırımcı tipi olarak da tanımlanabilir.

Yurt dışında uzun yıllar çok sayıda projenin hayat bulmasını sağlamış ve artık ülkemizde de aktif bir şekilde rol oynuyorlar. Hatta kendi aralarında ağ bile kurarak ortak bir şekilde yatırım sağlıyorlar. 

Özellikle e-ticaret sitelerine yapılan yatırımların dışında oyun, kurumsal yazılım ve IT alanı da popülerliğini arttırmış durumda. Ortalama olarak bir projeye 10.000 $ ile 500.000 $ arasında yatırım yapılıyor. Dünya genelinde ise bu rakam 3.000.000 $  a kadar çıktığını okumuştum bir yerlerde. Tabi bunlar projenin değerine göre, geri dönüşümüne göre şekilleniyor ve ortalama olarak da yatırımcılar 3 yılda geri dönüş bekliyorlar. Biraz daha sayılardan konuşacak olursak ; Kauffman Foundation’ın yürüttüğü bir çalışmaya göre, ABD’deki melek yatırımcılar, yatırdıkları sermayenin ortalama 2,6 katını 3,5 yıl içinde geri almışlar. Yani 100.000 TL, 260.000 TL olarak geri dönmüş. Sadece paranızla para kazanıyorsunuz. Tabi işin içerisinde tecrübe, teknik bilgi, sorgulama vs. de var. Benzer bir çalışmaya göre, İngiltere’deki melek yatırımcılar, aynı süre içerisinde yatırdıkları sermayenin 2.2 katını geri almışlar. Her 13 melek yatırımdan biri 10 katından fazla kazandırmış. 

Rakamlar Türkiye’de özellikle son dönemde artmakta olup, parası olmayan girişimciler için bireysel lisanslı ve ağ bünyesindeki yatırımcılarla birlikte toplam yatırımcı sayısı 504’ü buldu. Melek yatırımcılığın gelişmesi için girişimlere yılda en az 20.000 TL ile 1.000.000 TL yatırım yapan yatırımcılara ‘vergi desteği’ getirilmiştir. 

Fikir varsa destek var. !!

ESEN KALIN..

Karar Teorisi

Karar Teorisi

Karar Teorisi

Merhaba,

Bu yazımda hayatımız boyunca sürekli yaptığımız bir eylemden bahsedeceğim. İster küçük bir çocuk olalım ister bir yetişkin, hayatımızın her alanında birçok karar veririz. Küçük yaşlarda verdiğimiz kararların sonunu düşünmesek de, büyüdükçe verdiğimiz kararların sorumluluğunu üstlenmeye başlıyoruz. Özellikle çalışma hayatında uyguladığımız kararların sorumluluğunu almak çoğu zaman oldukça zor ve korkutucu gelir. Bu yüzden, sizlere kararların nasıl alınacağını ve seçimleri etkileyen faktörleri sistematik olarak tanımlamaya çalışan Karar Teorisi‘nden bahsedeceğim.

(daha&helliip;)

Yalın Kanvas (Lean Canvas)

Yalın Kanvas (Lean Canvas)

Yalın Kanvas (Lean Canvas)

Diyelim ki hayata geçirmek istediğiniz bir proje var. Aklınızdaki fikri başkalarına anlatmak için kullanabileceğiniz en etkili yöntemlerden biri onu kâğıda dökmektir ki insanlar projenizi bütünüyle görebilsin ve daha iyi kavrayabilsin.  

(daha&helliip;)

Toygun Tunçer İle Röportaj

Toygun Tunçer İle Röportaj

Toygun Tunçer İle Röportaj

 

Merhaba, Özgörkey Grup Şirketlerinde It Directorlüğü, icra kurulu üyeliği ve BMW-Otomotiv genel müdürlüğü görevlerini üstlenen, farklı yaşantısıyla dikkatleri üzerine çeken Toygun Tunçer ile yapmış olduğumuz röportajda merak ettiğimiz soruları sorduk, tecrübelerinden faydalanabileceğimiz bir sohbet gerçekleştirdik. “Ya başlamamalı ya bitirmeli” hayat felsefesini benimseyerek ilerlediği bu yolda çok başarılı işlere imza atmış. Kendisine, yüksek tecrübelerini ve değerli fikirlerini bizlerle paylaştığı için çok teşekkür ediyoruz. (daha&helliip;)

Proje Kanvası

Proje Kanvası

Projeler iş ve eğitim hayatının vazgeçilmez unsurlarıdır. Emek veririz araştırırız; belki tek başımıza belki takım halinde raporlar, planlar oluştururuz. Ama bazen işin içinden çıkamayız. Notlar, araştırmalar arasında ne yapacağımızı bilemeyiz. İşte Proje Kanvası bugünler için var. (daha&helliip;)

Müşteriye Satış Yapmayı Değil, Öğretmeyi Amaçlayın

Müşteriye Satış Yapmayı Değil, Öğretmeyi Amaçlayın

Merhabalar.Bu yazımda sizlere hepimizin ortak sorunu olduğunu düşündüğüm bir konudan bahsedeceğim. Satın almak istediğimiz bir ürün hakkında ne kadar fikir sahibi oluyoruz ? Genellikle isteklerimiz doğrultusunda beğendimiz bir ürünü satın almadan önce araştırma gereği duyuyoruz.Yapılan bir araştırmaya göre kullanıcıların %89’u, alacakları ürünü ilk Google’da aratıyormuş.Bu demek oluyor ki, insanlar bir ürünü alıp almayacağına dijital kaynaklardan faydalanarak karar veriyorlar.Yani satın alma kararlarımız internette ki farklı kullanıcıların düşüncelerine bağlı. (daha&helliip;)

Verimli Bir Vaka Analizi İçin Tavsiyeler

Verimli Bir Vaka Analizi İçin Tavsiyeler

Merhabalar.. Bugün sizlere vaka analizi yaparken nelere dikkat etmemiz gerektiği konusunda tavsiyelerde bulunacağım. Umarım yardımcı olurum. Keyifli okumalar..

Belirli veriler içererek, gerçek veya kuramsal bir iş durumunu temel alan çalışmalar şeklinde tanımlanabilen vakaların incelenip analizler yapılarak değerlendirilmesine vaka analizi denir.  Vaka analizi ile mantıksal bir yapı oluşturularak iş problemlerini çözme yeteneği artırılmaktadır. Bu nedenle vaka analizi çalışmasının iş hayatına geçişte önemli bir basamak olduğunu düşünmekteyim. Şöyle ki; vaka analizi ile vakanın değerlendirilmesi için gerekli analizler, incelemeler ve gerekli diğer yöntemlerle birlikte takım çalışması, yönetim ve planlama gibi yetenekler de gelişmektedir.

Şimdi gelelim vaka çalışmamızı verimli bir şekilde değerlendirebilmek için yapmamız gerekenlere 🙂 Öncelikle vaka analizi çalışmamızı en az 3 kişilik bir grup halinde yapmalıyız. Çünkü bu çalışma, bir ekip çalışması olduğu takdirde, size çok çok büyük artılarla geri dönüş sağlayacaktır. Evet, diyelim ki ekibimizi kurduk, vakamız da elimizde, o zaman ne duruyoruz, başlayalım okumaya. 🙂 Vakamızı her bir takım üyemiz notlar alarak ayrı ayrı birkaç kez okumalıdır. Çok basit bir kural belki ama, millet olarak okumayı çok sevdiğimiz söylenemez. Bu nedenle içimizden bir fedai seçip “Hadi sen dışından oku biz dinliyoruz, sen oku biz not alırız. “ gibi söylemlerde bulunabileceğimizi de düşünerek özellikle belirtiyorum arkadaşlar.

“HERKES AYRI AYRI BİRKAÇ KEZ VE NOTLAR ALARAK VAKAYI OKUMALIDIR.”

Bence ilk kısım anlaşıldı, ki zaten en önemli kısmını başarmış oluyoruz. 🙂

Bu arada vakayı okurken size yardımcı olabilecek ve notlarınızda bahsedeceğiniz noktaları da atlamayalım. Bu noktaları şöyle sıralayabiliriz :

  • Anahtar konuların belirlenmesi
  • Çözüm olarak yapılabilecek alternatif eylemler listesinin hazırlanması
  • Listelenen alternatif eylemler listesinin ele alınması ve değerlendirilmesi
  • En uygun eylemin tavsiye edilmesi

Evet bu adımlar bireysel olarak ilk aşamada gerçekleştireceğimiz adımlar. Sonrasında ekip olarak toplanılmalı ve  toplantı havasında tüm bu adımlar değerlendirilmelidir. İlk başta koşulsuz şartsız belirlediğimiz çözüm yönteminin, herhangi bir ekip arkadaşımız tarafından farklı bir bakış açısıyla değerlendirilmesi hem ekip olarak ufkumuzu genişletecek hem de bizi en doğru çözüme yönlendirecektir. En doğru çözümden bahsetmişken vaka analizi çalışmalarında verilen vakanın tek bir doğru çözümü yoktur. Bizler vakayı incelerken ve yöntemler geliştirirken en az maliyet ile en yüksek verimlilik ilkesi doğrultusunda çalışmanın bizden istediklerini en uygun şekilde belirleyerek sonuca gideriz.  Bu nedenle fikirlerimizi belirtirken veya çözüm önerileri sunarken bu detayı da unutmamalı ve eldeki verilerle destekleyebildiğimiz her türlü çözüm önerisini ekibimize sunmalıyız. Bu çözüm önerilerini değerlendirip gerekli analiz ve yöntemlerin uygulanması ile vakanın çözümüne gitmeli ve vaka analizi çalışmamızı sonlandırmalıyız 🙂

İlk vaka analizi çalışmanızdan sonra ikincisi için can atacağınızdan hiçbir şüpheniz olmasın. Çünkü vaka analizi sırasında kendinizi öğrencilik hayatında öğrendiklerinizi uygulayan bir yönetici olarak hissedecek ve bundan gurur duyacaksınız. Hatta teorikte öğrenilenin pratikte uygulanışına da daha yakından tanık olduğunuz için kendinizi iş hayatınıza biraz daha hazır hissedeceksiniz.

İşte tüm bu nedenlerden dolayı; iş hayatına daha çabuk adapte olmak isteyen tüm öğrencilere verebileceğim en iyi tavsiye vaka analizi çalışması yapmaktır. Daha detaylı bilgi almak veya birlikte vaka analizi çalışması yapmak isterseniz bana ecayir@industryolog.com adresinden ulaşabilirsiniz. Dilerseniz buradan da Profilo’nun yapmış olduğu örnek bir çalışmayı inceleyebilirsiniz. Umarım yazım sizler için faydalı olmuştur. Sağlıcakla kalın 🙂

Ne İlk Ne de Son Başarı! “Canan Dağdeviren”

Ne İlk Ne de Son Başarı! “Canan Dağdeviren”

Merhaba arkadaşlar bu yazımda fark yaratan kadınların başında gelen Canan Dağdeviren ‘den bahsedeceğim. Kendisini 2015’te Türkiye İhracatçılar Meclisinin düzenlemiş olduğu İnovasyon Haftasındaki bir panel sayesinde tanımıştım. Vay be demiştim! bu kadar başarılı bir insan ve tanımıyorum, yaptıklarını o an öğrenmek beni utandırmıştı. Onunla ilgili bir haberi okuduğumda evet benim de birşeyler karalamam gerekiyor diye düşündüm. Dilerim bilgi ve keyif dolu bir yazı olur.

(daha&helliip;)

Yoğurdun Steve Jobs’u Hamdi Ulukaya

Yoğurdun Steve Jobs’u Hamdi Ulukaya


Merhaba,
Sizlere yaşadığı hayat ve elde ettiği başarlar ile bizlere ilham kaynağı olarak gördüğüm, Amerika’nın en çok satan yoğurt markası Chobani’nin kurucusu Hamdi Ulukaya’dan bahsetmek istiyorum.
Bir insanın hayatını birçok şey değiştirebilir. Hamdi Ulukaya’nın da sözlerinden anlaşılacağı üzere ‘’Çöpe attığım , üzerinde ‘satılık yoğurt fabrikası’ yazan kağıt hayatımın dönüm noktası oldu.’’ Küçüktürler ama geleceğe yön verirler. Peki kimdir Hamdi Ulukaya? , Chobani nasıl kuruldu? kısaca bahsedelim.
(daha&helliip;)

İş Analisti Pozisyonu Sınav Deneyimim

İş Analisti Pozisyonu Sınav Deneyimim

Deneyimler insanlara en büyük derslerdir. Her deneyimi yaşayamazsın ama başkalarının hatalarından, deneyimlerimden ders çıkarabilirsiniz. Ben deneyimlerin yaşanması gerektiğine yaşanmasa bile okunması, paylaşılması gerektiğine inanıyorum.

Geçtiğimiz günlerde devlet bankasının iş analisti pozisyonu için yapacağı test sınavını deneyimledim ve bu deneyimlerimi sizlerle paylaşmak üzere buradayım. Fi tarihinden girmek gerekirse bankanın yüksek miktarda çalışan alacağı haberini duydum. Başvuruların açık olduğunu sitede okudum. Yeni mezun iş arayan olarak şansımı denemek istedim. İş bulmanın artık kendini doldurmaktan çok şansa bağlı olduğunu gördüm.  Kendini ya tamı tamına dolduracaksın insan kaynakları uzmanı vay be helal olsun diyecek mülakatta. Ya da bir Dayın olacak hayatta. Orta düzeyde bırakırsan gelişimini, senin gibi olan çok fazla adayla yarışmak zorunda kalırsın. Farkını ciddi mana da göstermelisin. Bu kadar iş arama deneyiminden sonra sınava gelelim.

Sınav Detayları

Sınavla ilgili beklentimle karşılaşmadım. Sınavda daha çok SQL, veri tabanı kurma, kullanıcı deneyimi ve Query yazma gibi sorular bekliyordum. Sınavla ilgili detaylar vardı. Sınav 4 aşamadan oluşuyordu. Genel kültür, Genel yetenek, İngilizce ve Alan bilgisi. Genel Kültür kısmında ilgili bankanın tarihi ile ilgili soruların yanında Yeşilçam aktrislerinin ölüm yılı, G-20 zirvesi, basketbol turnuvası hakkında sorular. Dünya ticaret örgütü hakkında birtakım sorulardan ibaretti. Genel kültür ve genel yetenek kısmı 30 sorudan oluşuyordu. Genel yetenek kısmında IQ soruları, bir takım matematik sorularından ibaretti. İngilizce kısmına gelince YDS eş değerinde bir sınavdı. 20 sorudan oluşmaktaydı bu kısım. Alan bilgisi kısmı ise 50 sorudan oluşuyordu. Üniversite eğitim hayatım boyunca öğrendiğim öğrenmediğim her şey soruldu. Matematik soruları vardı. Limit, integral, matrisler,diferansiyel soruları  vardı. Fizik soruları içeriyordu. Kuvvet, moment, enerji, hız soruları vardı bu kısımda. Daha sonra yöneylem soruları içeriyordu. Modelleme, simpleks, kısıt yazma konularından sorular vardı. Üretim planlamaya dahil konular vardı. Simülasyon modelleme soruları vardı. İstatistiksel kalite kontrol soruları içeriyordu. Endüstri mühendisliğine dair ne varsa bu sınavda vardı. Özellikle Alan bilgisi kısmında yoğunlukla gördüm bu tarz soruları. Sınav toplamda 160 dakikadan oluşmaktadır.

Sınav hakkında yeteri kadar detay verdiğime göre bana müsaade sayın iş analisti adayı. Merak ettiğin sorular için byucel@industryolog mail adresime ulaşabilirsin.

Stajımı Nasıl Daha İyi Değerlendirebilirim ?

Stajımı Nasıl Daha İyi Değerlendirebilirim ?

Merhaba arkadaşlar,

Birçoğumuz okul dönemi içinde şirketlere özgeçmiş göndererek, mülakatlara katılarak, başvurularda bulunarak ve tabi ki okuldaki birçok zorluğu aşarak stajlarımızı onaylattık. Şimdi de yazın gelmesiyle birer birer hepimiz staj yerlerimize dağılmaktayız.  Bugün sizlere stajınızla ilgili birkaç tavsiyede bulunacağım. Öncelikle staj yapacağınız yere göre stajlarınızı değerlendirelim. Eğer staj yapacağınız şirket bir aile şirketi ise, yapmanız gereken ilk şey işleyişi öğrenmektir. 1 hafta içinde tüm organizasyon şemasını çıkartmış olun ki o şema ışığında kimden hangi konularda yardım alacağınızı belirleyebilin.  Kurumsallaşma yolunda olan bir firmada staj yapıyorsanız bu organizasyonel işleyişi birkaç gün gibi daha kısa bir sürede çıkartmalı ve yönetime sunmalısınız.  Buradaki yönetime sunma işlemini, kurumsallaşmaya faydası olacağını düşünerek yaptığınızı belirtmek ve dikkat çekmek için yapıyoruz. Eğer stajınızı kurumsal bir firmada yapıyor iseniz, ilk olarak yapmanız gereken kesinlikle sakin kalmak 🙂 Çok şanslısınız ki, öyle bir firmada staj yapacaksınız ve sadece staj döneminde değil okul bittikten sonra bile iyi değerlendirildiği takdirde size çok çok büyük katkıları olacak bu stajın.

Firma türüne bakılmaksızın stajlarımızda ilk günler oryantasyon ve firmaya alışmayla geçer. Çalışanlara nasıl hitap edileceğinden, nerede yemek yenileceğine, giriş-çıkış saatlerinden, çalışan pozisyonlarına kadar her şey bu birkaç gün içinde öğrenilmelidir. Çünkü sonraki süreç sizin için olabildiğince etkin geçmelidir. Tüm bu etkinlik için yapmanız gerekenlerin başında ilk olarak sorgulayıcı olmanız geliyor. Firmadaki her şeyi sorgulayın ve ne, neden, nasıl yapılıyor araştırın. Stajınızın üretim veya yönetim stajı olduğuna bakmaksızın üretime inin ve incelemeler yapın. Bunları yaparken tabi ki de izin alın ve hevesli olduğunuzu karşı tarafa hissettirin. Özellikle kurumsal firmalarda daha etkin bir şekilde uygulanan İSG kurallarını ve gereklerini staj başlamadan öğrenin ki firma yönetiminde size karşı bir güvensizliği engellemiş olun. Staj yerinizde size tahsis edilen gözlük, kulaklık, ayakkabı ve üniforma gibi İSG materyallerinizi ve not defterinizi de alarak üretimi inceleyin. İncelemeler sonucunda duyduğunuz veya gördüğünüz her farklı kavramı not edin. Yerinize geçtiğinizde tüm notlarınızı tek tek araştırın. Böylelikle hepsi hakkında bir fikir sahibi olun. Genellikle kurumsal firmalarda staj yaptığınız departmanlara göre departman müdürleri kimi toplantılara katılımınıza izin verebilir. Bu çok büyük bir fırsattır. Toplantı sırasında her ayrıntıyı çok iyi dinlemeli ve sürekli tetikte olmanız gerekmektedir. Çünkü her an bir soru ile karşılaşabilirsiniz. Böyle anlatınca sakın bir korku hissetmeyin. Karşı taraf sizin öğrenci olduğunuzun farkında ve sadece bir ışık görmeye çalışıyor. Yani olabildiğince sakin bir şekilde düşüncenizi dile getirin. Yanlış veya doğru olması çok önemli değil. Sadece üslubunuz ve tavrınız yerinde olsun yeterli 🙂  Tabi etkili bir öneride de bulunursanız belki gözde stajyer bile olursunuz 🙂 Bu öneriler için de biraz önce bahsettiğim araştırmaları yapmalı ve sorgulamaktan asla vazgeçmemelisiniz.

Biliyorsunuz ki bunlarla birlikte staj yaparken hazırlamamız gereken bir de staj defterimiz var. Staj defterimiz aslında bizim yol göstericimizdir. Çoğu okul staj defteri yönergesi yayınlıyor. Stajda ilgilenebileceğimiz konular, sorulabilecek sorular hakkında da bilgi sahibi olmamıza yardımcı oluyor. O yüzden en iyi şekilde bir staj defteri oluşturmaya çalışmalısınız. Bu staj defterlerini staj sonunda yönetime de sunarak incelemelerini sağlayıp onay ve beğenilerini alabilirsiniz. Aynı zamanda stajınız esnasında tüm departmanlarla iletişim halinde olmalısınız. Örneğin bir endüstri mühendisliği öğrencisiyseniz, tüm firmadaki endüstri mühendislerini ve departmanlarını öğrenip onlarla 5’er dakikalık da olsa birer görüşme sağlamalısınız.

Arkadaşlar staj, iş hayatına geçişte önemli bir basamaktır. İnanın boşa geçirilecek veya tabiri caizse naylonunun yapılacağı bir olgu değildir. İyi değerlendirildiğinde çok güzel geri dönüşleri olan ve hem okul hayatınızda hem de iş hayatınızda size çok büyük artıları olacak olan iyi bir şanstır. Bu şansı güzel değerlendirmeniz dileklerimle..

Son olarak stajlarınızla ilgili herhangi bir sorunuz, sıkıntınız olursa ecayir@industryolog.com adresinden bana ulaşabilirsiniz. Elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışırım 🙂 Başarılı stajlar 🙂

İş Yerindeki İlk Zorluklar – 2

İş Yerindeki İlk Zorluklar – 2

İş Yerindeki İlk Zorluklar – 2

Merhaba arkadaşlar, yazı dizimizin ikinci bölümünde iş yerinde yeni bir mühendis olarak içinde sıkça bulunacağımız şirket toplantıları ve departmanlar arası ilişkilere değineceğiz. Keyifli okumalar.

(daha&helliip;)

Takım Performansı ve Güven

Takım Performansı ve Güven

Takım Performansı ve Güven

Merhaba arkadaşlar, yüksek performanslı takımlar ile ilgili yazı dizimizin üçüncü bölümünde takım oluşumunda en kritik öge olan güven olgusunu inceleyeceğiz. Daha önceki yazılarımızda bir takımın iyi işlemesi için bir çok kriter olduğundan bahsetmiştik. Ancak bir kriter var ki, bundan önce anlattığımız her ögeyi adeta çimento gibi birbirine bağlar.

Bu ögenin adı güvendir.

(daha&helliip;)

İlham Verenler – Stephen Hawking

İlham Verenler – Stephen Hawking

İlham Verenler – Stephen Hawking

Herkese merhaba,

Hepimizin hayatın bir döneminde zorluklarla karşılaştığı mücadele etmekten vazgeçtiği ya da mücadele etmekten vazgeçmeyip canını dişine takarak üstesinden geldiği durumlar olmuştur. Bana göre her şey yokuş aşağıya gittiğinde vazgeçip kendimizi bırakmamalıyız.  Tam aksine mücadeleye devam etmeliyiz çünkü bu bizim hayatımız ve sadece bir kere yaşayabiliyoruz. O zaman hakkını vererek yaşayalım. Sevgili Stephen M.R. Covey’in bir sözünü zor zamanlarda kendime hep hatırlatırım.

” Duvara tosladığında ve devam edemeyeceğini hissettiğinde, bitkinliğe odaklanıp ayak sürümeye başlayacağına, başını kaldır ve temponu hızlandır. İlk bakışta bu sezgilerimize aykırı  bir öğüt gibi görünebilir. Ancak üzerine düşündüğümüzde çok mantıklı gelecektir. Temponuzu hızlandırmakla aslında kendinize şunu söylemiş olursunuz: ‘SADECE BİTİRMEKLE KALMAYACAĞIM, GÜÇLÜ BİTİRECEĞİM.’ “

(daha&helliip;)

Geçmişini Peri Masalına Dönüştüren Bir Kraliçe : Coco Chanel

Geçmişini Peri Masalına Dönüştüren Bir Kraliçe : Coco Chanel

” Başarı her zaman yenilginin ne demek olduğunu bilmeyenlerindir.”
Coco Chanel

Chanel kendisine Coco lakabının takılmasına vesile olan Etienne Balsan ile 3 yıl boyunca metres hayatı yaşar. Etienne’nin çiftliğinde tüm gün parti ve içki eşliğinde geçen günler ilk başlarda çekici gelse de sonrasında Coco istediği hayatın bu olmadığına karar verir. O dönemlerde Etienne’nin arkadaşı olan Boy Chapel ise Chanel’e inananlardandır. Ondaki iş kadını ruhunu, azmi ve hırsı farketmiştir. Tüm bu inanmışlık ve farkındalıkla daha da yakınlaşan Boy Chapel ile Coco, Etienne’i arkalarında bırakarak birlikte Paris’e giderler. (daha&helliip;)

Gabrielle Bonheur Chanel’den Coco’ya

Gabrielle Bonheur Chanel’den Coco’ya

” Bir kadının en çıplak hali, en iyi giyindiği halidir.”

       Coco Chanel

Devrin moda kavramını alt üst eden bir modacı, çağımıza damgasını vuran bir tasarımcı, doğru bildiklerinden asla taviz vermeyen bir stil ikonu, ünü ve şöhreti hiçbir zaman ölçülememiş bir patroniçe, adına birçok hayat ve servet feda edilen karşı konulamaz bir sevgili, geçmişini peri masalına dönüştüren bir kraliçe.

Yaşamı, sabit dönen bir atlı karıncada olmayı kabul etmeyip, ayaklarını kanatarak nallarını söken vahşi bir atın öyküsüne benzetilen  Gabrielle Bonheur Chanel’i gelin daha yakından tanıyalım.

19 Ağustos 1883 yılında Batı Fransa-Saumur’da Jeanne Devolve adında temizlikçi bir kızın ikinci çocuğu olarak dünyaya gelir. Gabrielle’nin doğumundan 7 yıl sonra anne ve babası evlenirler. Bundan 5 yıl sonra anne Jeanne, henüz 20 yaşındayken tüberküloz nedeniyle hayatını kaybeder, ardında 5 çocuk bırakır. Gabrielle’nin kendinden 1 yaş büyük bir ablası, kendinden küçük 1 kız, 2 erkek kardeşi vardır. Seyyar satıcı olarak hayatını sürdürmekte olan baba Albert Chanel. Jeanne’nin ölümünün ardından ailesini tamamen terk eder. Erkek kardeşleri işçi olarak çalıştırılmak için tarlalara, Gabrielle ve kız kardeşi ise Katolik Manastırına eğitime gönderilirler. Bu sıkı ve disiplinli hayat Gabrielle Chanel için katlanılır değildir. 18 yaşına gelir gelmez kardeşlerini de yanına alarak manastırdan ayrılır. Fransa’nın Aubazine şehrinde genellikle Fransız subayların kıyafetlerini diken bir terzide çalışmaya başlar. Fakat bu Chanel’in kumaşla ilk buluşması değildir. Manastırda kaldığı dönemlerde, bir gün rahibe onun eline büyük bir kumaş verip iki tane kuğu işlemesini ister. Bu kuğuları işlerken kendi stilini yansıtan Gabrielle Chanel sonuçtan oldukça memnun bir şekilde bunu rahibeye gösterir ve aralarında şöyle bir diyalog geçer:

Rahibe Marie: Gabrielle, güzel ya da çirkin olması benim için önemli değil. Bu çalışma olsa olsa beni güldürür, o kadar. Böyle bir şey yapmak aklına nereden geldi söyler misin bana?

Gabrielle Chanel: Bunun sizi gerçekten güldürdüğünü mü düşünüyorsunuz?

Rahibe Marie: Evet Gabrielle,kesinlikle.Yeniden söylememi istiyorsan. Bu gülünç bir nakış olmuş.

Gabrielle Chanel: Biliyor musunuz Rahibe Marie ? Belki siz beni gücendirdiğinizi düşünüyorsunuz. Oysa ben bana söylediklerinize çok memnun oldum. Gülünç olduysa, içinde biraz ironi barındırıyorsa, bence bu hiç fena değil. Hatta birilerini eğlendirecek bir şey yaratabildiysem kendimi daha iyi hissederim. Bunun bana kendimi iyi hissettiren bir duygu olduğunu içtenlikle söylüyorum.

Rahibe Marie: Sen fazla yol alamayacaksın Gabrielle. Eğer aklını bu tip düşüncelerle doldurursan seni kimsenin anlayamayacağından emin olabilirsin. Dikkatli ol!

Gabrielle Chanel: Haklı olabilirsiniz. Ama korkarım bu fazla bir şey değiştirmeyecek. Ben kendim için nasıl bir hayat istediğimi biliyorum. Ve bunun gibi riskler almak konusunda hevesli olduğumu da biliyorum. 

Bu sözlerden de anlaşılacağı üzere Gabrielle Chanel hayata karşı boyun eğmez, güçlü duruşunu ve hayattan ne istediğini o yaşlarda belli etmiştir. Gelelim hayatının geri kalan kısmına. Gabrielle terziye sıklıkla gelen Fransız subayı Etienne ile tanışır ve Etienne’nin daveti üzerine onunla bir eğlence mekanına gider. Orada Gabrielle’den sahneye çıkıp şarkı söylemesi istenir. Zoraki de olsa sahneye çıkan Gabrielle piyanistin yanına yaklaşarak “ ‘Qui qu’a vu Coco dans I’Trocadero?’ parçasını biliyor musunuz” der. Yani “Coco’yu Trocadero’da kim gördü? …” Şarkı biter ama alkışlar bitmez. Bir yandan da “Bir daha Coco!” , “Bir daha Coco!” diye haykırışlar gelmektedir. Gabrielle sahneden indikten sonra Etienné kendisine sarılır ve “ Co-co Co-co” diye fısıldar ve “ Sen benim için bugünden sonra Coco olucaksın” der. Ve Coco Chanel aslında o gün doğar…

 

Coco Chanel hakkında daha fazlası için serinin devamı olan bu yazımı inceleyebilirsiniz.

 

Gelişen Akıl Yapısı

Gelişen Akıl Yapısı

Gelişimimizi etkileyen iki temel akıl yapısı mevcuttur. Bunlardan ilki sabit akıl yapısı, diğeri ise gelişen akıl yapısıdır.  Bu iki farklı anlayış, çok farklı bir hayat sürmemize neden olacak davranışlar geliştirmemize sebep olurlar.

(daha&helliip;)

İş Hayatı Röportajları – Can Karaduman

İş Hayatı Röportajları – Can Karaduman

Merhaba, Goodyear Kalite Güvence Müdürü Can Karaduman ile yaptığımız röportajda merak ettiğimiz soruları sorduk, tecrübelerinden faydalanabileceğimiz bir sohbet gerçekleştirdik.

“Bilgi Paylaştıkça Güzeldir” ilkesini benimsemiş bir şekilde özenle ve titizlikle sorularımıza cevap verdiği için ve güzel bir şekilde ağırlandığım için kendisine teşekkür ederim.

(daha&helliip;)

İş Hayatı İpuçları 7 – Gizli Mail Gönderme

İş Hayatı İpuçları 7 – Gizli Mail Gönderme

Öncelikle bu bilgisini benimle paylaştığı için Kübra Hanıma teşekkür ederim.

Gizli mail gönderme derken neyi kastediyoruz? Diyelim ki iletinizi birden fazla kişiye gönderiyorsunuz fakat alıcıların diğer alıcıların e-posta adresini görmesini istemiyorsunuz veya başka kişilere de gönderdiğiniz bilinmesin istiyorsunuz. O zaman bu ipucu tam size göre ?

  1. Yeni ileti diyip önümüze gelen sayfada görüldüğü gibi ‘Cc’ butonuna tıklıyoruz.

  1. Ardından önümüze adres defteri çıkıyor. İstediğimiz kişilerin maillerini ‘Bcc’ kısmına ekleyip tamam diyoruz.

  1. Bu işlemlerden sonra tekrar ‘To’ kısmına mailleri yazmıyoruz.

Bu kadar basit bir işlem? Umarım işinize yarar esen kalın.

İyi veya kötü geri dönüşlerinize her zaman açığım bana rgoc@industryolog.com mailimle ulaşabilirsiniz. Sağlıcakla kalın.

Turnover Oranı Neden Önemli?

Turnover Oranı Neden Önemli?

Merhaba,

İşe girişlerde turnover oranını ne kadar önemsiyoruz? Firma tercihlerimizde bu orana dikkat ediyor muyuz? Turnover oranı neden önemli? Bu konu,  bundan sonraki firma seçimlerinde bizler için hayat kurtarıcı bir bilgi niteliğindedir. Turnover, belirli bir zaman aralığında firmada işe başlayan ve işten ayrılan personellerin devir oranını ifade eder. Bir diğer deyişle, çalışanların aynı firmada çalışma süreleri, ne sıklıkla işten ayrılmaların yaşandığı ve boşalan pozisyonların ne kadar sürede doldurulduğu gibi önemli verilerin oransal olarak ifade edilmesidir. (daha&helliip;)

Üretimde Risk Esaslı Düşünce

Üretimde Risk Esaslı Düşünce

Hepimizin hayatımızda sıkça duyduğu ve kullandığı terimlerden bir tanesidir risk. Özellikle de bir yatırım yapmayı düşünüyorsak riskleri enine boyuna inceleriz. İş hayatında üretim sahasında da çok ama çok önemli bir ögedir risk. Kelime anlamı olarak; bir eylemin ya da bir olayın, bir kuruluşun hedeflerine erişme kabiliyetini olumsuz etkileme tehdidi olarak tanımlanabilir. Ayrıca ISO 31000 risk yönetimi standardında da, “belirsizliğin hedeflere etkisi” olarak tanımlanır.

(daha&helliip;)

Hedef Belirleme

Hedef Belirleme

Hayatta başarılı olmanın bir çok temel yapı taşı mevcuttur. Bunların en başında sağlık, enerji, iç huzur, ekonomik özgürlük gibi bir takım öğeler sayılabilir. Ancak bu ve benzer öğelerin hiç biri, şu ana öğe olmadan bir işe yaramaz : Değerli hedef ve ideallere sahip olmak.

(daha&helliip;)

İş Hayatı İpuçları 5 – Zaman Yönetiminde 5 Önemli Adım

İş Hayatı İpuçları 5 – Zaman Yönetiminde 5 Önemli Adım

Hayatımızda telafisi olmayan tek şeyin zaman olduğunu hepimiz biliyoruz. Zamanı etkili bir şekilde kullanarak hayatımızı daha iyi yönetmemiz mümkün!

İşleri tamamlamak için önceliklerimizi belirmemiz şart. Bunun için tabii ki en iyi dostumuz ajandamız olmalı. Her gün için ajandamıza yapılacak olan işlerimizi önem sırasına göre yazarsak hem neler yapacağımızı daha iyi bilmiş oluruz hemde unutacak ve yapmadan yarına sarkacak bir işimiz kalmaz. (daha&helliip;)

İş Hayatı İpuçları 4 – Outlook’da Hazır Yanıtlar Oluşturma

İş Hayatı İpuçları 4 – Outlook’da Hazır Yanıtlar Oluşturma

İş yaşamında rutin olarak kullandığımız mailler veya metin kalıpları olabiliyor. Örnek vermek gerekirse, akademiye yeni gelen kişilerin hesapları açıldığında bilgilendirmeyi mail olarak yapıyoruz. Her göndereceğimiz mail için kopyala yapıştır yapmak yerine iletiyi gönderirken elimizin altında bulunan bir butonla istediğimiz hazır metni iletide kullanabiliyoruz.

Peki nasıl?

(daha&helliip;)

İş Hayatı İpuçları 1 – Outlook’da Maile İmza Ekleme

İş Hayatı İpuçları 1 – Outlook’da Maile İmza Ekleme

Merhabalar. Bu seride Outlook’u öğrenme yolunda çıktığım keşifte öğrendiklerimi sizlerle paylaşacağım. Umarım işinize yarar, keyifli okumalar.

 Maillere İmza Ekleme

Daha profesyonel bir duruş için maillerinize imza ekleyebilirsiniz.

Dosya –>Seçenekler(Options) –> Posta(Mail)

        İmzalar butonuna tıkladıktan sonra karşımıza çıkan sayfada “Yeni” butonuna tıklıyoruz.. Oradan imzaya bir isim belirliyoruz ve     düzenlemeye geçiyoruz.

 

  Birine mail atacağımız sırada da şekildeki gibi üst kısımdan oluşturduğumuz imzalardan istediğimizi seçiyoruz.

Bir sonraki eğitimde görüşmek üzere.

İş Hayatı İpuçları 2 – Outlook’da Toplantı Düzenleme