Bilim İnsanları Atoma Veri Kaydetmeyi Başardı

 

Delft Üniversitesi Kavli Nanobilim Enstitüsü görevli bilim insanları bir başarıya daha imza atarak atoma veri kaydetmeyi başardılar, böylelikle maddenin bile en küçük yapı taşı sayılan atomda veri depolanmış oldu. Bu başarı Delft Üniversitesi Kavli Nanobilim Enstitüsü tarafından gerçekleştirilmiştir. Bilim insanları 8000 bitlik veriyi(1kb), tek tek klor atomlarına kodlayarak veri depolamayı başardılar.

“Teorik olarak bu derece depolama yoğunluğuyla dünyada yazılmış bütün kitaplar posta pulu kadar alana depolanabilir” diyor Sander Otte. Bu sayede bir inç kareye (6,4 cm2) 500 terabit depolanabilir. Yani piyasada mevcut hard disklerden 500 kat daha fazla depolama mümkün. Teorik olarak düşündüğümüzde dünyada yazılmış bütün kitaplar bir posta pulu kadar alana depolanabilir şeklinde bir gerçek ortaya çıkmış oluyor. Araştırma 18 Temmuz Nature Nanotechnology’de yayınlandı. Richard Feynman 1959 yılında fizikçi Richard Feynman olabilecek en küçük ölçekteki dünyayı tasarlamak için uğraştı. Feynman’ın ünlü Plenty of Room at the Bottom (aşağıda daha çok oda var) adlı dersinde eğer her bir atomu düzgün bir şekilde hizalayabilecek bir düzleme sahip olursak, her bir atoma bilgi depolamanın mümkün olabileceğini anlatmıştı. İşte Feynman, Otte ve ekibinin bu vizyonunu onurlandırmak için, Feynman’ın bu ünlü dersi 100 nm’lik alana kodlandı.

Kaydırmalı Yapboz Ekip taramalı tünelleme mikroskopunun (STM) keskin iğnesi her bir atomun yüzeyinde gezdirebiliyor. Bilim insanları bu proplarla sadece atomları görüntülemekle kalmayıp, aynı zamanda onları itebiliyor. “Bunu kaydırmalı yapboza benzetebilirsiniz. Her bit bakır atomlarının yüzeyinde ve klor atomunda iki pozisyon yaratarak, bu iki pozisyon arasında kaydırma imkânı sağlıyor. Eğer klor atomu yukarı pozisyondaysa deliğin altındadır ve 1 konumundadır. Eğer delik yukarı pozisyondaysa klor atomu aşağıdadır ve bu bit 0 olarak okunur.”, diyor Sander Otte, Çünkü klor atomları diğer klor atomları tarafından sarılır ve deliklerin yakını ihmal edilir ve her biri diğerinin konumunu korur. İşte bu nedenle delikli metot diğer veri depolama metotlarına göre çok daha stabil ve uygundur.

Atomik manipülasyonun adımları için Delft’ten araştırmacılar belleği 8 baytlık bloklar halinde (64bit) organize ettiler. Her blok bir işaretçiye sahip ve klor atomlarından oluşan delikli bir örüntü oluşturuyor. QR kodlardan ilham alan araştırmacılar bakır tabakaya hassas bir konumlama yaptılar. Ayrıca bu kod, blok hasara uğradığında bunu gösterecek. Bu sayede bellek bakır yüzeyi mükemmel olmasa da, daha büyük boyutlarda üretilebiliyor. Veri Merkezleri(Datacenters) bu yeni yaklaşım stabilite ve ölçeklenebilirliğe mükemmel yaklaşımlar getirebilir. Fakat bu tipte bir belleğin datacenterlarda kullanılması için halen çok zaman var. Otte: “Oluşturulan bu hafıza için çok temiz vakum koşulları ve sıvı azot gerekiyor ki, gerçek atomik boyutta depolama için halen geliştirilmesi gereken çok şey var. Yine de bu gelişme bizim için büyük bir adım teşkil ediyor.” dedi.

 Çalışmalar başlangıç seviyesinde güvenilirliği ve metotları daha da geliştirildiğinde büyük datacenter (veri merkezleri) artık çok daha küçük alanlarda, daha az enerji ve korunaklı bir biçimde çalışabileceği anlamına gelir.

Bu yazımda teknoloji ve bilim alanındaki önemli bir gelişmeye yer verdim. Aşağıdaki videoyu izlemeniz, konuyu kavramanıza yardımcı olabilir. Faydalı olmasını dilerim.

https://www.youtube.com/watch?time_continue=144&v=ZcU-sZJkh_U

Facebook Sayfamizdan Bizleri Takip Edebilirsiniz