Hayat Boyu Öğrenme

 

Merhabalar,

Eğitim hayatımız boyunca “Bu öğrendiklerimizi nerede kullanacağız, gerçek hayatta ne işimize yarayacak?” diye hep sorgularız. Yeri gelir gerçekten bunu düşünürken bazen de içinde bulunduğumuz zor şartlara sitem etmek için bu yolla başvururuz. İşte o bilgiler bizim yarınlarımıza yaptığımız birikimler olacak, başarı sırlarının adımları olacaktır. İnsanlığa olan sevgimiz bizi daha çok üretmeye daha çok öğretmeye teşvik edecektir.Hayat boyu öğrenmenin püf noktalarını değinmeye çalışacağız bu yazımda. Keyifli okumalar.

Avrupa’daki bir araştırmaya göre büyüme çağındaki çocuklara 140.000 kez yapma, yapmamalısın şeklinde uyarıldığı tespit edilmiş. Ülkemizde ise bu araştırma sonuçları değişiklik göstermektedir. Farkında olmadan toplumun baskısına maruz kalırken, olaylar karşısında gösterdiğimiz tepkiler kendi hayatımızın lideri olma yolundaki zor süreçler olarak karşımıza çıkıyor.

 

 

Başarı hikayelerinde anlatılan Henry Ford’un “İnsan öğrenmeyi bıraktığı gün yaşlanır.” felsefesi her gün yeni fikirler üretmeye, başarmak için pes etmemeyi, hayatın enerjini her zaman içimizde hissettirmeyi amaçlamıştır.

Şimdi sizle küçük bir oyun oynayalım mı?

Yukarıdaki şekilde gördüğünüz gibi 9 tane noktamız var ve hiç elimizi kaldırmadan 4 çizgi hakkımızla bu çizgilerle bütün noktalardan geçecek şekilde birleştirmemiz isteniyor. Başka kuralımız yok.Siz olsaydınız nasıl bir yol izlerdiniz?

Sonucu görmeden önce biraz düşünmekte fayda var diye düşünüyorum. Bu küçük testi başarmaya çalışırken kimimiz vazgeçmişken kimimiz de denemeye devam etmişizdir.İşte asıl fark burada meydana çıkıyor.

Aklımıza ilk gelen bu karenin dışına çıkamayacağımız düşünmek oldu sanırım. Evet bu oyunumuzun amacı sınırların dışına çıkmak, geniş bakış açılarına sahip olmak. Bu dünyada değiştirebileceğimiz ilk insan kendimiziz. Ben değişirsem dünya değişir. Girişimci olmanın ilk kuralı bu değil midir zaten?

 

Şimdi de nasıl daha üretken olunabilir, hayat boyu öğrenmeye nasıl devam edebiliriz düşünelim.

  • Pozitif düşünmek
  • Gelişmeyi hedeflemek
  • Yaptığımız işi sevmek
  • Soru sormak
  • Öğrendiğimiz şeyleri başkalarına öğretmek
  • Takım olarak hareket etmek
  • Hata yapabileceğimizi kabullenmek
  • Teknolojiden faydalanmak
  • Denemekten vazgeçmemek
  • Hoşgörülü olmak

Güzel bir örnekle insanlara nasıl dokunabileceğimizi, tatlı dil ve hoşgörünün etkisini anlatmak isterim.

Tıp fakültesinde bir profesör her zaman dersine başlamadan önce tahtanın ortasına “İNSAN” yazar. Öğrencilerine ileride başarılı bir doktor olacaklarını anlatırken kimi zaman üzüntülerine  kimi zaman da sevinçlerine ortak olacabileceğiniz hastalarınız olacak diye anlatır. Kesin bir sonuca varmak için tahliller-testler uygulayıp önünüze raporlar gelecek. “Aman haa! Bu sonuçlar sadece rakam değil, insan. ” diyerek hastalarına ilk ilaç olarak moral vermeyi unutmayın, diyor.

Bugünün nasıl geçeceği bizim elimizde. Biz güne nasıl başlarsak öyle devam eder. Gelecek için bugünden sınırlarımızı zorlamalıyız. Birer Endüstri Mühendisi adayı olarak merkezinde insan olan sistemler geliştirmeniz dileğiyle…

Bir sonraki yazımda görüşmek üzere …

 

Facebook Sayfamizdan Bizleri Takip Edebilirsiniz