Herkese merhabalar,

Düşünce yapımız ve fikirlerimiz hem bizi hem de davranışlarımızı belirler. Gördüğümüz bir yer, okuduğumuz bir kitap, izlediğimiz bir film bir konu hakkındaki fikirlerimize derinlik katabilir. O sebeple hayatımda farklı yerleri olan yabancı filmleri seçip sizler için bir liste hazırladım.

Taare Zameen Par

Bollywood sinemasının dünyaya kazandırdığı özel filmlerden bir tanesidir. Etrafınızdaki çocuklara bir bakın. Hepsinin farklı özellikleri, değişik becerileri ve geniş hayal dünyası var değil mi? Peki diğer çocuklara benzemeyen problemli bir çocuk gördüğünüzde tepkiniz ne oluyor hiç düşündünüz mü? İşte bu film tam da böyle bir çocuğun yaşadıklarını anlatıyor. Harf ve sayıları algılamada güçlük çeken ve bu nedenlerden dolayı çevresi tarafından hor görülen Ishaan’ın yatılı okula verilmesi ve o okulda tanıştığı resim öğretmeninden sonra hayatının nasıl değiştiğini tüm gerçekliği ile gözler önüne seriyor. Bu filmi izledikten sonra bakış açınızın değişeceğine inanıyorum.

The Silence Of The Lambs

Bu önerim gerilim filmlerini sevenler için geliyor. Birçok ödül ve takdir almış bu film, bir seri katilin kurbanlarına yaptıklarını ve FBI ajanı Clarice Starling’in bu katilin izini sürerek katili yakalama çabasını anlatıyor. FBI, seri katilin izini sürebilmek için farklı bir strateji izliyor ve ajan Starling’in vakayı çözebilmesi için Dr. Hannibal Lecter’ın yanına gönderiyor. Olaylar burada farklılaşıyor çünkü bilgi alınmak için yanına gittiği Lecter, hastalarını öldürüp etini yediği için hüküm giyen bir psikopat.

The Silence Of The Lambs, Türkçe adıyla Kuzuların Sessizliği, içerisinde bulundurduğu psikanalitik diyaloglar ile diğer filmlerden kendisini ayırır. Filmin bu özelliği özgünlüğünü bizlere gösterir. 

12 Angry Men

Birinin suçlu olduğuna nasıl karar verirsiniz? Veya bir sebepten dolayı suçlanan kişi siz olduğunuzda cezanıza karar verecek kişilerin nasıl nitelikte olmasını isterdiniz? 12 Angry Men(12 Öfkeli Adam), cinayet ile suçlanan bir gencin cezasına karar vermek için toplanan 12 jüri üyesinin karar verme sürecini ele alıyor. Bu filmi izlerken vicdanınızı dinlemenin önemini daha iyi kavrayabilirsiniz.

Fight Club

Monoton bir hayat çoğu kişiye sıkıcı gelir. Bunun üzerine kronik uykusuzluk sorunu da eklenince ne yapacağını şaşıran ve hayattan iyice sıkılan Jack, doktor tavsiyesi üzerine kanserli hastaların olduğu bir grupla birlikte terapiye katılır. Farklı yerlerden tanıştığı kişilerle hayatına yeni maceralar katmaya çalışarak hayatını değişmek için çaba sarf eder. Filmin başrol oyuncularından Jack’in sorunlarını izlerken bazı yerlerde ona katılacaksınız, bazı sahnelerde iyi ki böyle değilim diyeceksiniz. Çünkü film jenerasyonu ve hayatı sorgulatan olayları konu alarak ilerliyor.

Schindler’s List

Dram ve tarih kokan bir film. Schindler’s List, II. Dünya Savaşı döneminde yaşanan birtakım olayları ele alıyor. Oscar Schindler isimli Alman iş adamının Polonya’da kurmuş olduğu fabrikaya Yahudi işçileri alarak çalıştırmasını ve bu şekilde onların hayatlarını kurtarmasını konu alıyor. Gerçek bir hayat hikayesinden uyarlanmış bir film olması da gerçekleri derinden hissetmenize sebep olacaktır. Kesinlikle izlenmesi gereken filmlerden bir tanesi. Birçok dalda ödül almıştır.

Braveheart

Braveheart yani Türkçesi ile Cesur Yürek, 1995 yapımı tarihi bir film. Tarihsel gerçeklik ile kurgunun iç içe girdiği bir film de diyebiliriz. Film, İngilizlerin İskoçlar üzerinde hakimiyet kurduğu 13. yüzyılda geçmektedir. Küçükken ailesini savaşta kaybeden William Wallace’ın eşinin de İngilizler tarafından öldürülmesi, onu intikama iter. İntikam ateşiyle yanan Wallace, çevresindeki İskoçları da cesaretlendirir ve özgür bir İskoçya hayali ile savaşa karşılık verir. Bu filmi izlerken özgürlüğün neden önemli olduğunu bir kez daha anlayacaksınız.

Inception

2010 tarihli bilim kurgu ve gerilim filmidir. Filmin ayrıntıları bile farklı bir hava yaratıyor. Örneğin olay örgüsü içerisindeki karakterler olan Dom, Robert, Eames, Arthur, Mal ve Saito’nun baş harflerini birleştirdiğinizde karşınıza “DREAMS” çıkıyor. Bu kelime “rüyalar” anlamına gelmekte ve filmin konusuyla örtüşmektedir.

Karakterlerden biri olan Dom Cobb, bir hırsızı canlandırmaktadır. Çaldığı şeyler ise düşündüğünüz türden şeyler değil; rüya anında bilinçaltının derinliklerinde yer alan sırları çalmak. Bu akıl almaz yetenek, onu tehlikeli sulara itmektedir. İçerisinde bulunduğu olumsuz durumlardan kurtulabilmek için Cobb’a bir iş sunulur. Bu işi takım arkadaşlarıyla tamamlayabilmesi gerekmektedir. Inception filmini izlerken zihninizi boşaltın ve tam anlamıyla filme odaklanın. Çünkü her an olay örgüsü farklı bir hal alıyor ve filmin son dakikalarında kafanız iyice karışıyor. Filmi bitirdikten sonra “acaba rüyada mı yoksa değil mi” diye düşünme ihtimaliniz ve karar verememeniz oldukça fazla.

Interstellar

İklim değişikliği, kuraklık gibi konular bir zamanlar gündemimizi meşgul ediyordu. İşte bu film de bu konu üzerine eğilmiş. 2014 yapımı bilim kurgu filmidir. Kuraklık sebebiyle insanlığın yok olmakla karşı karşıya kaldığı yakın bir zamanı konu alıyor. Bu durumlarla boğuşurken bir solucan deliği keşfediliyor ve insanlara umut ışığı oluyor. Oraya gönderilmek üzere seçilen bir grup kâşif solucan deliğinden geçerek boyut değiştiriyor ve yeni yaşam alanları bulabilmek için çaba sarf ediyor. Fakat dikkat etmeleri gereken bir nokta var; o boyutta geçen 1 saatin karşılığı dünyadaki 7 yıla denk geliyor.

Acaba kâşifler hızlı bir şekilde hareket edip insanlığı kurtarabilecek mi?

3 Idiots

Kararlarınızın ne kadarını kendi başınıza verdiniz? Hayatınızın gidişatını siz mi etkiliyorsunuz yoksa aileniz mi? Ya da okumak istediğiniz bölümü kendiniz mi seçtiniz? İşte şimdi bu film ile kendinizi sorgulamanın vakti. Sistemin yarış üzerine kurulu olduğu bir okul sisteminde, ayakta kalmaya çalışan ve sistemi değiştirmeyi amaçlayan bir öğrencinin ve onun iki arkadaşının hikayesini anlatıyor. Dram ve komedi türünün Bollywood ile buluştuğu öğretici bir film. İzlemenizi kesinlikle tavsiye ederim.

The Green Mile

Hapishanede gardiyanlık yapan Paul, idam mahkumlarını ölüm odasına götürmekle görevlidir. Bu odaya giderken mahkumları bir millik yeşil bir yoldan götürür. Filmin ismi buradan gelmektedir. Yıllarca bu görevi yaptığı için artık mahkumların ölümünden çok etkilenen biri değildir. Ta ki John Coffey adında bir mahkumla tanışana kadar. Coffey, iki küçük kızı öldürme suçundan idama mahkûm edilen birisidir. Bu adam iri cüsseli ve korkutucu görünümlüdür. Fakat bu görünümüne rağmen iç dünyası fazlasıyla karışıktır ve kendisi de duygusal biridir. Paul ile Coffey birbirlerini tanımaya başladıkça hikâyeye kendinizi fazlasıyla kaptıracaksınız. Ve mucizelerin gerçek mi yoksa hayal ürünü mü olduğunu tekrar düşüneceksiniz.

La Vita E Bella(Hayat Güzeldir)

Hayat her zaman güzel gitmiyor değil mi? Bazen aşılmayacak derecede zorlu süreçlerden geçtiğimizi hissederiz. İşte böyle anlarda umudumuzu kaybetmeyip bir şekilde hayata tutunmamız gerekir. Aynı başrol oyuncumuz Guido gibi. Guido, öğretmen Dora’ya âşık olur ve karşılarına çıkan zorluklara rağmen evlenirler. 1 tane çocukları olur. Hayatları düzene girdiğinde savaş çıkagelir. Yahudi oldukları için ailecek toplama kampına götürülürler. Bu tarz durumlardan en çok çocuklar etkilendiği için Guido oğluna olan bütün olayların bir oyun olduğunu ve oyunu tamamlayabilirlerse ödül verileceğini söyler. II. Dünya Savaşı’nın etkilerini bir de bu film ile yeniden hissetmeniz hayata olan bakış açınızı değiştirecektir.

Gone With The Wind

Savaş, açlık, salgın hastalık.. Bu filmi izlediğinizde hepsinin harmanlanmış haline tanık olacaksınız. Kısaca özetleyecek olursam; İrlanda göçmeni bir ailenin kızlarından biri olan Scarlett, ilginin hep onda olmasını seven bir kızdır ve hayatı boyunca da böyle ister. Sevdiği kişinin de başkasıyla evlendiğini duyunca kıskançlıktan ve üzüntüden ne yapacağını iyice şaşırır ve sevmediği biriyle evlenir. Fakat bu sırada savaş çıkmıştır ve eşi de bu savaşa katılan ordu içerisinde yer alır. Ama olaylar sadece bununla sınırlı kalmayacaktır. Efsaneleşmiş oyunculukları ve müzikleri ile 4 saatin nasıl geçtiğini anlamayacaksınız.

Keyifli seyirler.


What's Your Reaction?

hate hate
0
hate
fail fail
1
fail
fun fun
0
fun
geeky geeky
0
geeky
love love
0
love
lol lol
0
lol
omg omg
0
omg
win win
0
win
Elif Yönel

Merhaba, 8 Şubat 1997 doğumluyum ve Karadeniz Teknik Üniversitesi endüstri mühendisliği bölümünden yeni mezun oldum. Birkaç yıldır hem kendime ait blogumda hem de Industryolog Academy'de içerikler üretmekteyim. Hep birlikte nice yıllara..