yazis-thumbnail-resmi

Düşmanlığı Yok Edecek İnsanlar Yetiştirmek

İlk yazıda buraya geliş sürecimden bahsetmiştim ama yazının bütünlüğü beni tatmin etmemişti. Bir eksiklik hissediyordum. Bu eksikliği tamamlama düşüncesiyle ikinci yazımda da kendimden bahsetmek istedim. Daha doğrusu hayata dair düşüncelerimden..

Berbat geçen lise yıllarından sonra ingilizce hazırlık dönemine başladım. Çokta yeni olmayan ( lisede birlikte olduğumuz samimi arkadaşlarımla aynı üniversiteye gelmiştik ) bir arkadaş ortamı ama yeni bir şehir yeni bir okul yeni hocalar kısacası yeni bir çevreye gelmiştik.
Liseyi de ailemden ayrı okuduğum için adaptasyon sıkıntısı çekmemiştim.Günlerim yemek yapmak, film izlemek, kitap okumak gibi aktivitelerle geçiyordu.

Çoğu insan gibi lafa gelince coşan, hemen her gün dünyaları kurtaran ama iş icraate gelince koltuktan kalkmayan bir insandım. Kendime haksızlık etmeyeyim çoğu arkadaşımın aksine çok kitap okurdum. Gerçi hep tarih kitaplarıydı ama olsun, onlar sayesinde belli bir şuur kazanmıştım. Yavaş yavaş bir şeyler yapmam, artık o koltuktan kalkmam gerektiğinin farkına varıyordum.

yazi-thumbnail-resmi

O sene ilk olarak yazın ailemden ayrı bir yerde yaşadım. Okuduğum üniversitenin kütüphanesinde işe girmiştim. Hayatımın köşe taşlarından biri olmuştu bu. Başlarda nicelik olarak ince ama farklı türde kitaplar okuyarak içinde sıkıştığım kabuğu çatlatmıştım. Sonraları sıkılacağımı bile bile ilgimi çekmeyen kitapları tek tek okumaya başladım. Okumaya başladıkça bakış açımın da geliştiğini hissediyordum. Öyle bir zaman oldu ki artık hayatımın amacı bile değişmişti.
Ilkokul, lise ve üniversitenin ilk yıllarında ülkedeki tek sorunun araba, uçak, bilgisayar, silah gibi yüksek teknoloji ürünlerinin üretilmemesi olduğunu düşünüyordum. Bunları üretirsek ülkeyi kurtaracak ve yüceltecektik. Tamam o zaman dedim, üretelim. Ama zamanla asıl sorunun bu olmağını anlamaya başlamıştım. Büyük resim çok daha farklıydı.

yazi-thumbnail-resmdi
Biz insan yetiştiremiyorduk.
Bunları söylemek haddime değil ama ülkemizde tarafsız düşünen, sorgulayan, ufku geniş insan sayısı yetersizdi ve bunların da ülkenin gidişatına etkisi yok denecek kadar azdı. Bize gerekli olan şey erdemli insanlardı. Düşünen, sorgulayan, geniş bakış açısına sahip, ahlaklı ve en önemlisi de bizlere değer veren insanlar lazımdı.
O halde yanlış yoldaydım ben. Düşmanı yok edecek silahlar üretmek değil düşmanlığı yok edecek “insanlar” yetiştirmek gerekiyordu.
Işe kendimden başlayacaktım. Öncelikle kendimi içinde bulunduğum kabuktan çıkarmalıydım. Insanları, toplumu kısacası dünyayı tanımalıydım. Felsefe ve sosyolojiye olan ilgim böyle başlamıştı işte. Bu konuda kendimi şanslı hissediyordum biraz. Okuduğum bölüm beni teknik konularda geliştiriyordu, diğer taraftan ben de sosyal alanda kendimi yetiştiriyordum.

yazi-thumbnail-iiresmi
Kabuk kırılmıştı artık.
Elimden geldiğince iki alanda da kendimi geliştirmek istiyordum. Tek bir kalıba girmek bana göre değildi. Tam tersi benim gözümde en büyük sorunu buydu insanların. “Tek bir alana yoğunlaşmak.” Beyni israf etmek gibi geliyordu bana bu zihniyet. Hele hele en önemli işlerinden biri verimliliği artırmak olan bir endüstri mühendisi için beynini çok düşük verimle kullanmak.. Tahammül edilemez bir hata.

Başlangıç yazılarımın tamamlanığını düşünüyorum. “Neden bunları anlattı ki şimdi?” diye sorusu olan arkadaşları da hemen rahatlatayım;

Ileride bir yazımda SAP’den diğerinde felsefi akımların tenkidinden, birinde 6sigmadan, 3D yazıcılardan bahsederken diğerinde Schopenhauer’den yada Nurettin Topçudan bahsettiğim zaman “Bu adam mühendis mi yoksa filozof bozuntusu mu?” diye merak etmeyesiniz diye şimdiden her şeyi anlatmak istedim.

Çok fazla lakırdı ettik biliyorum. Koltuktan kalkmamızın zamanı geldi artık. Kalkalım ki işe koyulalım. Bekletmeyelim insanlığı..

 

 

Facebook Sayfamizdan Bizleri Takip Edebilirsiniz
Mehmet Ali Kurtulmuş

Sakarya Üniversitesi Endüstri Mühendislliği
İlgi alanları; İktisat, Felsefe, Sosyoloji ve Öğrenen Organizasyonlar

  • Gul EKMEN

    Çok samimi bir yazı olmuş eline sağlık.

    • Mehmet Ali Kurtulmuş

      teşekkür ederim abla eleştirilerinizi merakla bekliyorum 🙂

  • Ellerinize sağlık.
    “Düşmanı yok edecek silahlar üretmek değil düşmanlığı yok edecek “insanlar” yetiştirmek gerekiyordu.”

    • Serkan Çıngıloğlu

      Abi hakikaten bu cümleyi okuduğum anda bir duruldum. Artık yerli otomobili değil, ardındaki beyinleri merakla bekliyorum.

      • Mehmet Ali Kurtulmuş

        Biz yetiştireceğiz inşallah o insanları kardeşim 🙂 Seninle yapacak daha çok işimiz var hele bir doktor ol da hayırlısıyla 😀