Zaman Yönetimi

Merhabalar, final haftasının yaklaşması ve bir de buna stres ve gerginliğimin eklenmesiyle zamanımı verimli kullanamamaya başladım ve bunun üstüne bu yazıyı yazmaya karar verdim. Zaman yönetiminde, ben nerelerde hata yapmışım, gelin hep birlikte göz atalım. Zaman Yönetimi

Küçük Bir Defterimiz olsun
Derslerimin ve diğer işlerimin yoğunluğundan dolayı zamanı verimli kullanmak zorundayım ve bunun için ilk olarak cep boy bir defter edindim ben. 2 lira falandı sanırım. Bu deftere yapmam gereken işleri, görüşmeleri ya da seminerleri saat ve tarih olarak not alıyorum. Diğer yandan gün içerisinde yapmam gerekenleri de önem sırasına göre sıralıyorum. Hedefim o günkü işleri aksatmadan yapmaya çalışmak (Henüz hepsini gerçekleştiremedim ama inanıyorum bir gün başaracağım). Tamamladığım işlerin üstünü büyük bir mutlulukla hatta hırsla karalıyorum, çiziyorum. Bu beni hem motive ediyor hem de diğer işleri tamamlamak adına daha da heveslendiriyor.

Hayır Diyebilelim

Başka bir sorun da özel hayat ve sosyal hayat arasındaki ince çizgiyi koruyabiliyor olmamız. Her insanın yapmak zorunda olduğu görevler vardır. Bu yüzden birilerine, bir şeylere hayır diyebilmeliyiz. Mesela arkadaşlarım beni bir yere çağrınca zaten çok yorgunum verimli ders çalışamam gibi bir bahaneyle çoğu teklife evet diyordum. Ama vize haftası elim ayağıma dolaşınca hayır demenin bir gereklilik olduğunu anladım.

 

 

Sosyal Medyaya Kısıtlama Getirelim

Öte yandan sosyal medyada uzun süre takılmaya da hayır diyebilmeliyiz. İnstagram, Twitter, Facebook bunlar tam bir zaman avcısı. İşlerimizin aksamasının baş düşmanı. Kafamızın dağılması için ya da etkinliklerden, gündemden haberdar olmak için kısa süreli bakalım ama fazlası gerçekten zarar. Bir diğer zarar ise ‘UYKU’. Uykuya hayır demek benim için çoğu zaman imkânsız hale gelebiliyor. Hele uyudukça daha da uyuyası geliyor insanın. Zaten 6-8 saat uykunun fazlası fiziksel ve psikolojik sağlığa da zararlı.

Gerçekleştirebileceğimiz Hedefler Koyalım

Ben de şöyle de bir sıkıntı oluyordu. Mesela hafta sonları erken kalkıp hemen kahvaltı yapıp minimum 9 gibi ders çalışmayı düşünüyordum. Ama o alarm sabahın 8’inde çaldığında erteleme üstüne erteleme yapıyordum. Sonra kalkınca da dediğim şeyi yapamadığım için kendime kızıyordum. Şimdi ise daha yapılabilecek hedefler koyuyorum. Mesela artık 10 buçuk civarı uyanıp 11 gibi ders çalışıyorum. Ve bunu gerçekleştirebiliyorum. Kendimi zora sokup kendimle boş yere de mücadele etmiyorum. Böyle olunca hem çalışma hevesim artıyor hem de zamanımı daha verimli kullanıyorum.

Zaman Matrisinden Faydalanalım

Diğer bir çözüm yolum ise zaman matrisi yapmak olmuştu. İnternette zaman yönetimi hakkında gezinirken böyle bir yöntemle karşılaştım. Bu matriste ilk olarak önceliklerimizi aciliyetine göre sıralamalıyız. Mesela 2 gün sonra bir sunumumuz var ve aynı zamanda bir seminere de katılmamız gerekiyor. Eğer sunum seminerden daha önemliyse semineri iptal ederek sunuma öncelik tanımalıyız. Bu matris sayesinde işlerimizi önem sırasına göre ayarlayıp zamanımızı daha verimli kullanabiliriz.

 


Zaman yönetimi günlük hayatımız da oldukça önemli bir konuma sahiptir. Eğer zamanı yönetemezsek başarılı olmamız bence mümkün değil. Başarılı insanların ortak özelliklerinden biri de zamanı daha başarılı yönetebiliyor olmalarıdır. Bugünkü yazımda, zaman yönetimi konusunda yaptığım hatalardan ve aldığım derslerden bahsettim. Umarım keyif almışsınızdır. Hoşça kalın.