Tedarik zinciri eğitimlerimize; tedarik zincirine giriş yaparak ve geçmişine giderek başlamıştık. Bu 2 yazı tedarik zinciri eğitimlerine temel atmak için yazılmıştı. 3. yazımızda da yine tedarik zinciri eğitimlerine temel teşkil edecek bir konu hakkında olacak. İlerleyen yazılarımızda tedarik zincirinin detaylarıyla uğraşırken kaybolup gitmemek için tedarik zincirinin temel kavramları nelerdir sorusuna cevap arayacağız. Şimdiden hepinize keyifli okumalar dilerim.

Tedarik zincirinde veya tedarik zinciri yönetiminde en kilit kavram müşteridir. Müşteri tedarik zincirinin ofansif orta sahasıdır. Bulunamayan 10 numarasıdır. Müşteri oyunun şah taşıdır. Müşteri düşerse oyun biter ve kaybederiz. Tedarik zinciri yönetiminin ortaya çıkmasından da yükselmesinde de sebep hep müşteridir. Ne zaman sanayileşme gerçekleşti ne zaman pazarlar büyüdü tedarik zinciri yönetimi o zaman kurumlar için zorunlu hale geldi. Çünkü pazarlar büyüdü, rekabet arttı, müşterilerinizle aranızda ki mesafeler büyüdü. Ne demiştik önceki yazılarımızda; doğru ürünü doğru yerde doğru zamanda doğru müşteriye verebilmek. Çok önemli bir kısıt bizim için. Ayrıca tedarik zincirinin önemini artıran en önemli unsur kurumların stratejilerinde ki odak noktasının müşteriye kaymasıdır. Bunu daha önce ki yazılarımızda sizinle paylaşmıştık. O zaman kavramları açıklamaya müşteriden başlayalım isterseniz.

Müşteri; sunulan bir ürünün veya hizmetin tüketicisidir. Gayet basit ve anlaşılır bir tanım. Müşteri demek tüketen kişi demek. Tedarik zincirinin son halkası müşteridir. Ama tedarik zincirinde müşteri sadece son halkada demek çok doğru olmaz. Son halkada ki müşteri için nihai tüketici kavramını kullanabiliriz. Kurumların iç ve dış müşterileri vardır. İç müşteri dediğimiz zaman aklınıza toplam kalite yönetiminde ki kavram gelmesin. Toplam kalite yönetiminde genel tanımla kurumda çalışan bireylere iç müşteri denmekteydi. Aslında çıkış noktaları aynı ama tedarik zinciri merceğiyle inceleyecek olursak tam olarak aynı şey olmadıklarını görebiliriz. Müşteri için bahsettiğimiz tüketici kavramı çok önemli burada. Tüketen birileri lazım ki biz ona müşteri diyebilelim. Örneğin depomuzdan çıkan ham madde, yarı mamül ve benzeri girdileri kim tüketiyor? Üretim departmanı. Yani depo yönetiminin bir müşterisi üretim departmanıdır. Bunu daha fazla örnek ile çoğaltmak mümkündür. Burada dikkat etmemiz gereken unsur müşteri demek tüketen demektir.

Müşteri kavramı bir tedarik zinciri için çok önemlidir. Bu yüzden konuyu açıklamaya direkt olarak bundan başladık. Aslında çoğu kaynakta tedarik zinciri 4 temel kavrama ayrılır. Bunlar:

  • Tedarikçiler (Yan sanayi, taşeron, ana sanayi imalat atölyeleri…)
  • Ana Sanayi (Nihai üretici)
  • Dağıtıcılar
  • Müşteri

Tedarikçi kavramına baktığımız zaman ise karşımıza müşteriyi yani tüketiciyi besleyen bir olgu karşımıza çıkmaktadır. Bu beslemeyi ham madde ile de yapabilir hizmet ile de yapabilir. Yazılım desteği aldığınız kurum da sizin tedarikçinizdir, ham madde satın aldığınız kurum da tedarikçinizdir. Değişen bir şey yok. Tüketiciyi besleyen olgu ifadesi tedarikçiyi açıklamaya yeterlidir. Müşteriye doğru giden tüm okların karşısında tedarikçi ifadesini koymak yanlış olmaz. Deponun müşterisi üretim departmanıydı. Üretim departmanın tedarikçisi depodur diyebiliriz. Tüketici müşteridir. Tüketiciyi besleyen tedarikçidir.

Ana sanayi kavramı tedarik zincirinin çok büyük kısmını teşkil ediyor. Talep planlamadan başlayan süreç sevkiyat süreciyle son buluyor. Talep planlama, satın alma, üretim planlama, üretim, depo yönetimi ve sevkiyat süreçleri kurum içi temel süreçlerdir. Bu konular hakkında ilerleyen günlerde uzun uzun yazılar yazacağız. Şimdilik tanım olarak geçmek istiyoruz.

Talep Planlama: Kurumun ürünlerine veya hizmetlerine yönelik gelecekte oluşacak talebin miktarını ve zamanlamasını doğru şekilde öngörebilmesi amacıyla gerçekleştirdiği tüm sistematik planlama faaliyetlerini talep planlama olarak adlandırabiliriz.

Satın Alma: Diğer adıyla tedarik etme işlemi bir mal veya hizmetin bir şirket, kişi ya da kurum tarafından tedarik edilmesidir.

Üretim Planlama: Neyi ne zaman imal etmeli, ne kadar envanter stoklanmalı, malzeme akış ve müşteri taleplerine göre üretim hattını nasıl çizelgelenmeli gibi konuları kapsar. Tedarik zinciri yönetimi ve lojistiği (müşteri ve tedarikçi ile oluşan etkileşimleri) göz önüne alır. Üretim biçiminin saptanması bu etkileşimler için önemlidir. Üretim ortamındaki kaynakları en verimli biçimde kullanarak müşterilerin taleplerini karşılayacak şekilde üretim faaliyetlerinin organize edilmesidir. Bunu yaparken kaynak kullanımlarına ve müşteri taleplerinin karşılanmasına veya karşılanamamasına ilişkin çok çeşitli maliyetler ve kayıplar da göz önünde bulundurulmalıdır.

Üretim: İktisadi fayda, yani insan ihtiyaçlarını tatmin etme kabiliyetini artıran her türlü faaliyet. Daha dar manada, fikren veya bedenle belli bir emek veya sermaye sarf ederek, karşılığında elde edilen hasılat veya hizmet. İnsanların çeşitli ihtiyaçlarını karşılayacak mal ve hizmetlerin elde edilmesi faaliyetidir. Konu tüketici yani yine. Odağımız yine müşteri.

Depo Yönetimi: Depo kavramı basitçe; ham maddeleri, yarı mamulleri ve nihai ürünleri tuttuğumuz fiziksel alanlardır. Depo yönetimi genelde lojistik kavramı altında kullanılmaktadır. Böyle bir birimi kurumlarda genelde tedarik zinciri veya lojistik/sevkıyat birimleri altında görebiliriz.

Sevkıyat: Herhangi bir yerden herhangi bir yere yapılan taşıma işlemine sevkıyat denir. Taşıma işlemi sevkıyatı lojistik teriminin altına sokmaktadır.

Bu kavramlar dışında tedarik zincirinin temel süreçlerinden de kısa kısa bahsedelim isterseniz.

Müşteri İlişkileri Yönetimi (CRM): Müşterinin söylediklerini ve işletmenin müşteri hakkında bildiklerini temel alan, müşteriye bireysel karşılık veren birebir, ilişkisel pazarlamanın bir uygulaması olarak kabul edilebilir. Şirketimizin en değerli biriminin yönetimidir. Tedarik zincirinin temel odak noktası müşteridir. Yazılımsal boyutta çok ciddi çözümler sunan müşteri ilişkileri yönetimi tedarik zincirinin olmazsa olmazlarındandır.

Müşteri Hizmet Yönetimi:  Üretim bağlamında, gerçek satış ve müşteri bakış açısı arasındaki kesişimde olduğu gibi tedarik zinciri yönetimine entegredir. Yüksek performanslı hizmet yönetiminin amacı tipik nihai ürün tedarik zincirine göre genellikle daha karmaşık olan hizmet-yoğun tedarik zincirlerini optimize etmektir.

Talep Yönetimi: Arzu edilen neticelere ulaşabilmek için her şeyden önce ne istendiğinin iyi bilinmesi gerekir. Talep yönetimi özünde isteklerimizin, beklentilerimizin, hayallerimizin envanteridir. Firma içinde ihtiyaç duyulan malzemeler, bunların miktarları ve ne şekilde karşılanacakları soruların cevabının bulunduğu sisteme talep yönetimi denir.

Sipariş İşleme: Sipariş işleme oyunun vezir taşıdır. Veziri eksik bir satranç oyununda çok şansınız kalmıyor. Sipariş işleme sürecini etkin kullanabilmek için imalat, lojistik ve satış pazarlama süreçlerini çok iyi organize edebilmeli ve bu planların birbiriyle entegre olması gerekmektedir. Sipariş işleme tedarik zinciri yönetiminin kilit noktalarından biridir. Bu süreci çok iyi anlamak gerekir. Bundan önce çok sık kullandığımız ve emin olun bundan sonrada çok sık kullanacağımız bir ifade var. Doğru ürünün doğru yerde doğru zamanda doğru müşteriye verebilme kabiliyeti tedarik zincirini ne kadar etkin yönetebildiğiniz ile alakalıdır. Tedarik zincirini etkin yönetebilmek için sipariş işleme sürecini çok doğru kullanmamız şarttır.

İmalat Akış Yönetimi: Hedef pazara en iyi hizmet edecek şekilde gerekli olan imalat esnekliğini tesis etmekle ilgilenir. İmalat akış yönetimi süreci, imalat faaliyetleri ve ürünün elde edilmesi, esnekliğin uygulaması ve yönetilmesi ile ilgili ürün akış yönetimi için gerekli olan bütün faaliyetleri kapsar.

Satın Alma Yönetimi: Satın alma süreçlerinin yönetildiği süreçlerdir. Klasik satın alma tanımını buraya koymak yeterlidir. Satın alma; diğer adıyla tedarik etme işlemi bir mal veya hizmetin bir şirket, kişi ya da kurum tarafından tedarik edilmesidir.

Ürün Geliştirme: Ürün geliştirme için bir tanım yazmaya gerek duymuyoruz. Burada neden ürün geliştirme faaliyetleri önemli ondan bahsetmek istiyoruz. Rekabetin her geçen gün daha da sertleştiği ortamda ayakta kalabilmenin bir yolu da yenilikçi fikirlerdir. Müşteri odağında kalabilmek için tüketicilerimizi tatmin edebilmemiz lazım. Bu tatminlik içinde tüketicinin başka yerlerde kolay kolay bulamayacağı çözümleri geliştirmemiz gerekiyor. Yeni arayışlarımıza cevap aradığımız süreç ürün geliştirmedir. Daha öncelerde yazdığımız mavi okyanus stratejisi aslında ürün geliştirmeye odaklı bir konudur.

İade Yönetimi: Müşteriden tedarikçiye geri gönderilen ürünlerle ilgili taşıma, depolama, geri kazanım, imhâ vb. işlemlerin yönetimidir. İade yönetiminin doğru kurgulanması ve hatasız uygulanması, firmaların bu sürecin doğru kurgulanmaması sebebi ile doğacak maliyet ve prestij kayıplarını minimize eder. Tersine Lojistik (Reverse Logistics) bu anlamda tedarik zincirinin en önemli unsurlarından biridir. Tersine lojistik konusunu ilerleyen yazılarda uzun uzun inceleyeceğiz.

Etkin bir tedarik zincirini yönetebilmek için içeriğini iyi bilmemiz gerekiyor. Temel kavramlardan genel olarak sizlere bahsetmeye çalıştık. İlerleyen yazılarda bu kavramların temeline ineceğiz. Bu kavramlarla oldukça fazla uğraşacağız.

Diğer yazılara göz atmayı unutmayın.

Tedarik Zinciri Eğitimi 1 – Tedarik Zincirine Giriş

Tedarik Zinciri Eğitimi 2 – Tedarik Zincirinin Tarihsel Yolculuğu

Facebook Sayfamizdan Bizleri Takip Edebilirsiniz
Nevzad Ali Kılıç
2013 Kırıkkale Üniversitesi Endüstri Mühendisliği mezunuyum. Tedarik zinciri danışmanlığı, proje ve tedarik zinciri mühendisliği görevlerimin ardından şu an Flo Mağazacılık bünyesinde Lojistik ve Depo Yönetimi Süreç Geliştirme Uzmanı olarak görev almaktayım.