Tedarik Zinciri Eğitimleri 16 – Parti Lojistik Kavramı 1

Üretimden insan kaynaklarına, lojistikten depo yönetimlerine hemen her başlığın yönetimi çok kritik bir durum haline geliyor. Bir firma artık herhangi bir departmanından veya sürecinden zayıf kalamaz ve kalmamalıdır. Bir firmanın herhangi bir dişli çarkındaki bir dişinin kırılması rekabet canavarı karşısında firmayı savunmasız bırakacaktır. Yumuşak karnı olan firmalar ise yitip gitmeye mahkum kalacaktır. Bu yüzden günümüzde çok ama çok önemli bir olgu olan parti lojistik kavramından bahsetmemiz gerekiyor. Rekabet canavarı ile tek başınıza savaşmak zorunda değilsiniz. Hadi gelin firmamızın yumuşak karınlarına çözüm olabilecek bu parti lojistik kavramı neymiş birlikte inceleyelim isterseniz. Şimdiden keyifli okumalar dilerim.

Tedarik zinciri eğitimlerinde merceğimizi lojistik ve depo yönetimi konularına epey çevirmiş durumdayız. Tedarik zinciri çok büyük bir olgu ve altında onlarca konuyu barındırıyor. Daha önceki yazılarda bunlardan bahsetmiştik. Ancak zincirin her halkası arasında lojistik ve depolama bulunduğu için bu iki başlık tedarik zinciri yönetimi için çok önemli bir hal alıyor. Bu arada biraz dağınık gittiğimin farkındayım. As/rs depolara giriş yaptıktan sonra bir anda e-ticaret modelleri ile konuyu değiştiriyorum. Araya Amazon’un yeni patentini sıkıştırıyorum. Tam depo yönetim kuyusunun derinliklerine dalacak oluyoruz hop konuyu parti lojistik kavramına getiriyorum. Bu dağınıklık için yapabileceğim tek bir açıklama hep aynı konuda ilerleyip küçük bir denizde yüzmek istemediğimdendir. Lojistik ve depo yönetimi okyanus ve küçük küçük denizlerden oluşuyor. Arada bir farklı denizlerde yüzmek dikkatler için daha toplayıcı olacaktır diye düşünüyorum.

Kısa bir açıklama yapma zorunluluğu hissettim. Bu açıklamanın ardından gelin birlikte bu parti lojistik kavramı neymiş, yenir miymiş, içilir miymiş hep birlikte bakalım. Tabi giriş yapmadan bir uyarıda bulunmak isterim. Parti lojistik kavramını kullanmak aslında parti lojistik faaliyetleri demektir. Yani burada faaliyetlerden bahsederken bu faaliyetleri yapan firmaları da anlatacağız. Parti lojistik, parti lojistik firması veya parti lojistik faaliyet gibi herhangi bir ifadeyi kullanıyorsam bilin ki bu ifade aslında parti lojistik faaliyeti demektir.

Öncelikle parti lojistik kavramından bahsediyor isek bilmeliyiz ki bir dış kaynak kullanımı söz konusudur. Yani firma bünyesinde yer almayan ve başka bir firma tarafından bizim firmamızın bir veya daha fazla sürecinin yönetilmesi mevzu bahistir. Fason üretimi aslında bir parti lojistik faaliyeti olarak düşünebilir ve zihnimizde bu şekilde canlandırarak konuya başlayabiliriz.

Dış kaynak kullanımının bir firmaya kattığı artıları ise genel olarak özetleyerek konuya devam edelim. Öncelikle dış kaynak kullanarak bizim için daha kritik süreçlere odaklanabiliriz. Yüksek yatırım ve uzmanlık gerektiren konuları da dış kaynak kullanımı ile minimum seviyede tutabiliriz. Özetle dış kaynak kullanımı; hız, esneklik ve maliyet avantajı sağlamaktadır. Ancak dış kaynak kullanımının sadece artı tarafları var demekte doğru bir ifade olmayacaktır. Dış kaynak kullanımının özetle eksilerinden bahsedelim biraz da. Bir kere kontrol tamamen sizde olmuyor ve denetim kontrolünü kaybetme riski doğuyor. Ayrıca kısa dönemde yatırım avantajı sağlasa da uzun dönemde baktığımız zaman daha maliyetli olma olasılığı çok yüksektir.

Parti lojistik kavramını da tam olarak dış kaynak kullanımı olarak ifade edebiliriz. Literatürde 4 farklı sınıflandırılması olsa da özellikle endüstri 4.0 kavramının sonrasında 6 farklı sınıflandırma karşınıza çıkabilir.

Parti lojistik kavramı kurumsal hayatın içerisinde bulunan birine söylendiği zaman muhtemelen ilk aklına 3. parti lojistik kavramı gelecektir. Bizde bugün en çok bunun üzerinde duracağız. Çünkü ülkemizde en çok tercih edilen kavram budur. Hatta kurumsal hayatta maalesef (buna çoğu zaman bende dahilim) 3. parti lojistik ifadesi kullanılmaz. Tripil (okunuşu) veya thirt part (yine okunuşu) tarzı plaza dili dediğimiz söylemleri duymanız çok yüksek ihtimaldir. Desene üçüncü parti lojistik veya dış kaynak diye. Neyse bu konuda çok dertliyim siz bana hiç dokunmayın bir dokunursunuz bin ah işitirsiniz.

Şimdi konuyu çok dağıtmadan 4 farklı parti lojistik kavramından bahsedelim. İlk ikisini çok hızlı geçip 3 ve 4. partileri daha derinlemesine incelemek ve bu ikisini kıyaslamak istiyorum.

Birinci parti lojistik her şeyi kendi yapan firmadır. Kendi üretir kendi depolar kendi taşır. Yani firma her şeyi kendi imkanları ile yapıyor. Dağıtım mı yapılacak kendi imkanları ile dağıtımı gerçekleştirir. Kendi şoförü vardır kendi kamyonu vardır. Ancak buraya taşeronu da eklemek mümkündür. Kendi bünyesinde başka bir firmaya bir sürecini devredebilir.

İkinci parti lojistik firmaları ise 1. parti olarak tanımlanan firmaların doğrudan müşterisi olan firmaları ifade eder. Varlık bazlı, yatırım bazlı dediğimiz, tır filosu, depo yerleri, antrepolar kendi varlıkları olan ve bu varlıkları ile geleneksel taşımacılık, depoculuk hizmetleri veren firmalardır. Bu firmalar 1. Parti firmalar ile iş yaparlar.

Üçüncü parti lojistik firmaları ise parti lojistik kavramı denildiği zaman en çok akla gelen sınıftır. Bu parti lojistik firmaları merkezde olan (buraya rahatlıkla 1. parti firma ifadesi koyabiliriz) firmanın malzeme yönetiminin veya sevkiyatının tamamını veya bir kısmını yürütür. Asıl dış kaynak kullanımı buradan başlıyor. Tamam 2. partide dış kaynak kullanımı var ancak orada yönetim ana firmada diyebiliriz. Burada süreci komple siz başka birine veriyorsunuz. Ürünü nasıl depolayacak, kaç personel çalıştıracak, sevkiyatı nasıl yapacak gibi soruların cevabı ile 3. parti firmaları uğraşır. Biz sadece başlangıçta kural ve beklentilerimizi verir ve sözleşmemizi yaparız. Bize sadece denetlemek kalır. Tabi giriş yaparken dış kaynakları tam denetlemekte sorunlar yaşama olasılığının yüksek olduğundan bahsetmiştim. Bunu da göz ardı etmemek gerekiyor.

Lojistik kavramı burada biraz kafa karıştırıcı oluyor. Lojistik kavramı denildiği zaman akla tırlar, kamyonlar, depolar ve benzeri kavramlar geliyor. Ancak bilişim hizmetleri için de dış kaynak kullanımı kararı aldığınız zaman bu da 3. parti lojistik faaliyet anlamına geliyor. Örneğin şirket server kullanımını bu işte hizmet veren bir firmaya verirseniz hizmeti veren firma 3. parti lojistik faaliyet yapmış oluyor. Yani hizmet sağlayıcı bir firma veya bir faaliyet 3. parti lojistik faaliyet kapsamına girmektedir. Taşımacılık, depolama, stok yönetimi, bilişim hizmetleri gibi olgular bu parti lojistik faaliyetlerin kapsamına girmektedir.

Bu konuyu kısa kısa geçmek istemiyorum. Daha uzun bir şekilde incelemeyi tercih ediyorum. Bu yüzden şimdilik yazının bu kısmına bir ara vereceğim ve hemen bir sonraki yazıda incelemeye devam edeceğim. Bir sonraki yazıda ilk üç partiyi bir örnek üzerinden inceleyip 4. parti lojistik kavramına geçiş yapacağız. En çok yazmak ve anlatmak istediğim kısım ise buradan sonra başlayacak ve 3 ile 4. parti lojistik kavramını kıyaslayacağız. 5. ve 6. parti lojistik kavramlarından bahsedip bu konuyu da tamamlamış olacağız. Bir sonraki yazıda görüşmek dileğiyle.

Facebook Sayfamizdan Bizleri Takip Edebilirsiniz
Nevzad Ali Kılıç
2013 Kırıkkale Üniversitesi Endüstri Mühendisliği mezunuyum. Tedarik zinciri danışmanlığı, proje ve tedarik zinciri mühendisliği görevlerimin ardından şu an Flo Mağazacılık bünyesinde Lojistik ve Depo Yönetimi Süreç Geliştirme Uzmanı olarak görev almaktayım.