Stres Yönetimi

Stres Yönetimi

Günlük hayatımızda birçok kez bizi harekete geçiren olaylarla karşılaşırız. Proje ödevlerinde, sunumlarda, sınavlarda, törenlerde, iş başvurularında vs… Bu istersek kontrol edebileceğimiz bir durum olurken, bazen de tamamen kontrolsüz bir biçimde oluşabiliyor. 

Peki böyle durumlara karşı tepkilerimiz neler oluyor?

 

Kişiyi rahatsız eden bir harekete veya duruma organizmanın verdiği cevap olarak geçiyor stres. Örneğin -sınav haftasında olan biri olarak yazıyorum bunları- bugün sınava girmeden 2 saat önce rahat bir şekilde son kontrollerimi yapıyorken, sınav başlamadan 10 dakika önce nasıl yapacağım, ya formülleri unutursam şeklinde ardı arkası kesilmeyen sorulara bırakırken buldum kendimi. Bu durum beni motive edip sınava hazırlayan bir yöntem değil, aksine kolay olan bir sınavı bile çok zor hale getirebilecek bir süreç. Peki, benim de henüz aşamadığım bu durumları nasıl engelleyebiliriz? Gelin, hep birlikte deneyerek öğrenelim.

 

 

Tünelin ucundaki ışığı görün.

Kendinize güvenin.

Bunlar ve bunlar gibi cümleler stresi azaltmaya yetmiyor maalesef. Kendimize zaman ayırmak, kendimizi keşfetmek bence en uygulanabilir yöntem. Telefonlardan, sosyal ağlardan veya gündelik işlerden kendimize vakit ayıramıyoruz. Oysaki günde 20 dakika bile olsa hoşça vakit geçirebileceğimiz, kendimizle sosyalleşebileceğimiz alanları yaratabilmeliyiz kendimize. 

  • Mesela kahvemizi ya da çayımızı(veya başka bir şey) alıp bir köşeye çekilelim. Kitap okuyalım. Veya günlük düşüncelerimizi her gün yazabileceğimiz bir defter alıp, bir satır da olsa yazalım. 

Ben yazmayı tercih edenlerdenim. Ve 1 hafta sonra geriye dönüp yazdıklarımı okumak, düşüncelerimi tazelemek inanılmaz hissettiriyor. Bence denemelisiniz 🙂

  • Sunum konusunda sıkıntı çekenlerdenim bir de. Sanırım anlatmak istediklerimi karşıya aktaramamaktan ya da doğru ifade edememe korkusundan kaynaklanan sıkça karşılaştığım problemlerden. Bunun için bir sitede okuduklarımı paylaşmak istiyorum sizlerle.

İzlediğiniz bir konuşmayı(Bu bir Ted-X konuşması olabilir) kısa bir video çekerek taçlandırın. Yani izledikten kısa bir süre sonra konuşmadan, çıkardığınız düşünceleri yazı yazarak değil de video çekerek anlatmaya çalışın.

 

 

Bu sayede kendi hatalarımızı, kekelediğimiz kelimeleri görebilir bunlar üzerine yoğunlaşarak daha iyi sonuçlar elde edebiliriz. Bu yöntemin diksiyon olarak da çok fayda sağladığı düşünülmekte. Örneğin; geçen haftalarda kendi düşüncelerimizi anlatan bir video çekmemiz istenmişti. Benim en iyisine ulaşmam için 30 video çekmem gerekti. Ama her defasında yaptığım yanlışı fark edip düzeltme fırsatı bulmamı sağlamış oldu bu 30 video. Her seferinde ya bir kelime değiştirdim ya da o kelime doğrusuna ulaşana kadar uğraştım.Sonunda en iyisine ulaşamadım belki ama o 30 video arasında en iyisiydi.

 

  • Diğer bir yöntem de ” sonucuna hazır olmak “ diye düşünüyorum. Çünkü hareketlerimizi asıl kısıtlayan olayın, sonucunda istediğimiz başarıyı elde edememe korkusu olarak değerlendiriyorum. Sınava girerken, mülakata giderken ya da herhangi bir sunum yapılacağı sırada stres olmamızı tetikleyen durum “Başarısızlık Korkusu”. Fakat olayı diğer türlü kavrarsak, sonucu ne olursa olsun motive olabileceğimiz bir durum yaratırsak çok daha verimli sonuçlar elde edebiliriz.
  • Yine bununla ilgili bir örnek verecek olursam, – ve yine bir sınav örneği- 2 hafta önce okulda yapılacak ERASMUS sınavı için başvurdum. Ama bu ingilizcem çok iyi olduğu için değil, kendimi denemek istediğim bir sınav olduğu içindi.  Sınava normal dönemde girdiğim sınavların aksine çok rahat bir şekilde girdim. Hatta son dakika geldim okula. Ama sonuç, mutlu bir şekilde sınavdan ayrılan beni doğurdu. Stres yaşamadım ve böylece soruları rahatlıkla çözebildim. Sonucunda geçerli bir not alamasam da o sınavdan ayrılırken çok mutlu ve enerjik bir şekilde ayrıldım. Çünkü stressiz girdiğim, sonucundan bir şey beklemediğim, başarısız olsam da mutlu olabileceğim bir sınavdı. Sonucuna bu şekilde odaklandım ve her sınavda böyle olmayı diledim. 

 

 

Yani stres yaşama ya da yaşamama durumu kafada biten bir süreç. Ne kadar çok bununla ilgili söz ya da kitap okusak da olayın gidiş yönünü düşüncemiz belirliyor. Uygulanan yöntemleri deneyip başarılı olanları ayrı tutarak söylüyorum bu düşüncelerimi de. Ben de bu durumları uygulama aşamasındayım ama güzel sonuçlar elde edebileceğimizi düşünüyorum. 

 

Sizin de bu konuyla alakalı düşündükleriniz, uyguladığınız yöntemler varsa nsezer@industryolog.com adresine gönderebilirsiniz. Okuduğunuz için teşekkür ederim. Esen kalın 🙂