Merhabalar değerli dostlar. Yıllar sonra tekrardan kendi blogumda yazıyorum ve bu gerçekten benim için çok heyecanlı bir an.

Son yazımı 2016 da yazmış ve sonrasında www.industryolog.com platformunu kurmuş ve o günden sonra süreçlerim tekrar kendi bloguma dönüp rahatça yazı yazabileceğim kadar kolay ve rahat olmamıştı. Şimdi daha güzel ve kurumsal bir yapıya kavuşmuş Industryolog, işlerini artık kendi kendine de yapabilir duruma geldiğine göre ben kendi evime dönebilirdim ve döndüm de.

 

 

Bugün sizlere çok defa tecrübe ettiğim ve artık nasıl aşılabileceğini çok iyi anladığım, bir işte başarıya doğru giderken %90’nımızı yoldan döndüren, vazgeçiren başarı yolculuğunun en dayanılmaz noktasından bahsedeceğim.

Hepimizin çok güzel fikirleri var. Yaklaşık 4 yıldır sadece ekip arkadaşlarımdan değil dışarıdan pek çok arkadaşımdan duyduğum “Abiiii Varyaaa bir fikrim var bir uygularsak köşeyi döndük” cümleleriyle yoğurulmuş bir serüven benimki. Baktığımda hala köşeyi dönebilen yok.

İlk Kendime Notum bu evrede oluştu

Fikir Hiçbir Şeydir.

Gerçekten çevrenizde gördüğünüz insanların hepsinin kafasında o kadar fazla köşeyi dönme senaryoları var ki sizin senaryolarınız onlarınkinin yanında ucuz komedi kalır. Ama sonuca baktığımızda harekete geçilmeyen hiç bir fikir kafada iken para etmez. Bizim zorlandığımız en büyük mevzuda burası, harekete geçmek.

Çünkü çoğumuz da çok çabalamayayım, çok koşmayayım, ter akıtmayayım, acı çekmeyeyim ama lütfen olacaksa her şey hemen olsun hastalığı var. Böyle bir düşünceniz varsa ilk bu düşünceden kurtulmalısınız. Hatta kolay aşkı iliklerinize kadar işlediyse lütfen bir psikolojik danışmandan destek alınız.

Ben tüm bu süreçleri aşabilen ama yolda iken takıldığımız bir noktaya doğru yol almak istiyorum. Ve bunu gerçek bir örnek ile anlatacağım sizlere.

Industryolog Akademi’de normal geçen bir günün sonunda yeni ekip arkadaşımız Betül geldi ve dedi ki Murat Abi niçin mesleki terimlerimizi yazıp site de yayınlamıyoruz? Daha ekibe gireli 2 hafta bile olmamıştı. Daha önceden de alıp cebime koyduğum bir tecrübe, bana bir şey diyordu “fikir hiçbir şeydir”.

Betül bir örnek yapıp gösterir misin? diye bir geri bildirim verdim. Açıkçası hemen geri dönüş yapmasını da beklemiyordum. Ama 1 saat sonra bana bir örnekle gelmişti. Şaşırmıştım.

Emek verenin emeği her zaman ödüllendirilmeli diye düşünürüm. Bende hemen yapmış olduğu çalışmayı Web sayfamıza koydum. Tabi bunu görmek Betül’ü de heyecanlandırmıştı. Sadece saatler içinde, tek düze bir yazı olarak kalacağına birde buna bir tasarım yapalım dedim ve bir tasarım yaptım. Tasarıma aktarıp öyle koyduğumuzda kocaman bir proje doğuyordu ama tabi bunu ilk anlarda sezmemiz çok olası değildi.

 

 

Her şey adım adım olur. Başarı yolunda acele etmeyi bırakarak işe başlarsanız çok mesafe katedebilirsiniz. Küçük işleri yapmaktan imtina etmeyiniz tüm küçük işler birleştiğinde harika sonuçlar ortaya çıkar. Israrla, tekrar ve tekrar o küçük işleri yapın. Bir araba bir sürü küçük parçanın birleşiminden ortaya çıkar, her ürün böyledir bunu unutmamalıyız. 

Burada Steve Jobs’un

Büyük Düşün Küçük Başla sözünü sizlere bırakıyorum.

Bir projenin doğuşunun heyecanı kaplamıştı hepimizi. Daha 2 haftadır bizimle olan arkadaşımızla biz bunu günlük çıkarabilir miyiz? Bir terim takımı kursak nasıl olur konuşmaları yaptığımızda, bunu yapabileceğimizin de farkına vardık ve hemen bu fikri de hayata geçirdik.

Önce bir ekip kurduk.

Şimdi yavaş yavaş işin analiz kısmına gelebiliriz.

Her iş başlangıcında herkeste büyük heyecan, büyük hevesler yaratır. Her şeyin çok iyi olacağına ve hemen olacağına dair düşüncelere kapılınır. Hatta fikrimize büyük bir aşk bile besleriz. Bunların olmasında hiç bir problem yok aslında. Bir noktaya kadar motivasyon iyi bir şeydir.

Ama motivasyon yanılgısını çabuk aşmak gerekir. Harekete geçirebilir ama yol aldırması imkansızdır.

 

 

Bir işe başlarken neyi hedeflediğiniz gideceğiniz yolda ne kadar acıya dayanabileceğinize de karar vermenizle eş değerdir aslında.

Her şey Karar Vermekle Alakalıdır.

Karar verebiliyorsanız ve bu kararı uygulayabilme gücünüz, sabrınız var ise muhteşem işler başarabilme yolunda büyük bir adım atmışsınız demektir.

Bizde ekibi kurma kararı verdik hedefimizi belirledik. Bir kişiye bile olsa bu bilgiyi ulaştırmaktı amacımız.

Ekip büyük bir heyecanla kurulmuştu. Herkes gerçekten çok heyecanlıydı.

Zaman ilerlerken işte o büyük, aşılması gerçekten zor noktaya gelmiştik.

Her şey Rutinleşmişti.

Her gün her şey aynı. İnanılmaz bir girdap. Sizi içine aldığında doğru hamlelerden haberiniz yoksa savurarak dışarı atar. Tekrar başladığınız noktaya gelmeniz çok zaman alır. Hatta bazen savrulma büyük olursa tekrardan başlama gücünü bile elde edemeyiz çoğumuz.

Yaptığınız işlerde bunu çok defa yaşıyorsunuz değil mi? Büyük heyecanlarla başlayıp bir süre sonra o işten sıkılmalar. Yaptığınız işi küçük görmeler. Doğru bir hedef belirleyemediyseniz işin istediğiniz tatmini sağlayamadığını görmeler. Sonunda da büyük final, yarım kalan tonlarca iş, bir sürü proje.

Terim takımındaki heyecanı diri tutmak için ilk başlarda sürekli yeni fikirlerle gidiyordum. Tasarım değişiklikleri bile heyecanlandırıyordu.

Her Yenilik Heyecanlandırır.

 

 

Kısa süreli tekrardan motive eder. Ama o inanılmaz kısır döngüye tekrardan dönmeniz sadece 1 haftanızı alacaktır.

Her ekibin başının belası, her kaptanın yönetmek zorunda olduğu ama çoğu zaman zorlandığı süreci, işlerin rutin süreci.

İş yaşamında firmalarda bu sürece dayandırabilmek için çalışanlarına maaşlar veriyorlar. Yani bu kısım benim tezim, firmalar çalışanlarına yaptıkları iş için değil, o dayanması zor rutine dayanabilmeleri yeniden ve her gün tekrar işe gelebilmeleri için çalışanlarına maaşlar veriyorlar. Bu gerçeği kimseye anlatmayıp birde çalışanlarına çaktırmadan bu süreci nasıl atlatabileceklerini göstermek için yalancı eğitim süreçleri koyuyorlar.

Gerçek bozulması imkansız en güçlü sihirdir.

Gerçeği anlatarak başlayabilirler aslında. O zaman her şey herkesin katılımıyla çok daha dayanılabilir bir seviyeye getirilebilir.

Zaten bir süre sonra başka bir firma bir çalışana dayanılması zor bu döngü için daha fazla maaş verdiğinde o çalışan o firmayı kolaylıkla tercih edebiliyor.

Ne zaman daha fazla maaş iş değişikliğini sağlamaz sorumuzun cevabı, aslında bu başarı yolundaki rutini aşmanın ve başarmanın da yolunu bize gösteriyor olacak.

Daha fazla para vermek bir çözüm olabilir.

Ancak kendi yaptığımız işlerde nasıl sağlayacağız? Gönüllü çalıştığımız bir ekip içinde nasıl aşacağız bu durumu? Para olmadan bu sürece nasıl dayanılır? Bizi hep o işe bağlı tutacak nasıl bir güç olmalı ki rutin belasından kurtulup başarı yolundaki en büyük engeli aşmış olalım.

Şimdi sıra reçetemizi vermeye geldi.

1. Farkında Olun

Öncelikle bu durumun olacağının farkında olmalısınız.

 

 

LIFS ekibi kurulduğunda yukarıda da yazdığım gibi kaptanı dahil tüm ekip heyecanlıydı. Ama benim geçmiş yıllardan edindiğim bir tecrübe vardı ki bu ivme düşecek. İnsanlar sıkılacak.

O yüzden bu konudan ilk Betül’ü haberdar ederek başlamıştım işe. Betül ekibin şu anki durumu çok güzel, çok iyi. Ama bu ivme böyle devam etmeyecek. Ekibin morali de bitecek motivasyonu da tükenecek. Her gün aynı işi yapmaktan sıkılacaklar. Hatta bir süre sonra sadece bazı arkadaşlarımız sorumluluk bilinci ile hareket edip sadece o günün terimini zorla çıkaracaklar bu duruma hazırlıklı olmalısın. Bu durum normal bir süreç ve kaçınılmaz. Ne oldu bu ekibe gibi düşüncelere kapılma, senin motivasyonun düşemez. Sen kararlı duruşundan taviz veremezsin. Çünkü tüm ekip kaptanından güç alır ve beslenir diye telkinlerde bulunup olacak olan olaya hazırlamaya çalışıyordum.

2. Eşik Değerine Kadar Sabırla Devam Edin

Her başarı bir tepkime gibidir. Hepsinin başlaması için aşılması gereken bir eşik değeri vardır. Bunu bilmelisiniz.

 

 

Başarı tepkimelerinin gerçekleşmesi için çeşitli sıcaklık ve basınç değerleri vardır. Eğer o seviye bir sıcaklık ve basınç başarıyı getirmediyse, artacak olan sıcaklık ve basınca dayanmalı ve sabretmelisiniz. Mutlaka sizi eşik değerine yaklaştıracak ve bir yerden sonra oluşturduğunuz tepkimeye dışarıdan güzel tepkilerin geldiğini göreceksiniz. Bu manevi bir tepki olabileceği gibi maddi olarak bir kazanç olarak da size dönebilecektir. O yüzden artan bu sıcaklık ve basınçtan sakın kaçmayın.

Yaklaşık 7 yıldır yazılım işleri ile uğraşıyorum. Çok az miktarda kazançlarla bu işin sıcaklık ve basıncına tam 5 yıl sabrettikten sonra artık bana maddi olarak kazanç sağlayabileceği, yani başarı noktasına gelmiştim. Ama ben yaklaşık 5 yıl bu iş çok sıkıcı demedim, bu iş tekrar ediyor demedim bu işten para kazanmıyorum demedim. Sadece yaptım ve ısrarla yapmaya devam ettim.

Israrla sıcaklığı ve basıncı artırarak yapmaya devam etmelisiniz. Mutlaka kazanacaksınız.

Hiç kimse zirvede başlamıyor.

3. Doğru Katalizörü Bulun

 

 

İşte en önemli noktaya geldik. Her tepkimenin doğru katalizörü vardır. O katalizörü bulursanız çok daha kısa sürede ve dayanılabilir bir eşikte tepkime gerçekleşir ve sonuca yürürsünüz.

LIFS ekibi dediğimiz noktaya gelmişti. Herkes sıkılmıştı. Her gün bir terim bul bunu 4 adımda açıklamaya çalış ve bu durum her gün devam etsin. Ekip yeni olduğu için tam olarak takım olabildiklerini de söylemek çok zordu.

Bu noktada Betül dahil tüm ekibe haftalarca doğru katalizörü anlatmaya çalıştım.

İletişim ve eğlence.

Siz de sizi başarıya götürecek doğru katalizörü mutlaka bulmak zorundasınız.

Eğer bir birinizle iletişirseniz ve bu iletişim anında eğlenirseniz o zaman o ekipte olma amacınız değişir ve asıl rutininiz bir birinizle iletişim kurmak, gülüp eğlenmek, bazen derdine derman olmak, bazen hüzünlenmek, bazen dinlemek, bazen anlatmak olur ki bunlar çok insani ihtiyaçlar ve davranışlardır ve bu rutin kimseyi sıkmaz. Asıl işin bu olduğunu diğer işin ise biz bunları yaparken gülüp eğlenirken rahatça ortaya konabileceğini anlatmaya çalışmıştım.

Tüm ekibin bunu anlaması tabi ki zaman aldı. Hiç bir şey bir anda olmaz. Başarıların bir eşik seviyesi olduğu gibi tüm takımın, takım olarak bir birine karışmasının da bir seviyesi vardır. Tüm bu süreçlerin çok doğru yönetilmesi gerekir. Bunu aşmak için kural 1’e geri dönebilirsiniz. Bunların böyle olacağını bilmelisiniz.

Neden olmuyor, yapamıyoruz diyerek bir süreç yönetilemez.

Olabilecek yolları bulmak herkese düşüyor aslında ama en çokta takım kaptanına.

LIFS ekibi o doğru katalizörü bulup tekrardan yola çıktı ve bugün her gün herkesin orada istekle bulunduğu, tatil verdiğimizde 3. günde abi grubu açalım artık biz çok sıkıldık biraz iş yapalım diyen ama aslında takım içindeki o iletişimi özleyen tam bir takım olan ve bugün gerçekten başaran bir ekip var.

Aklınıza şöyle bir soru gelebilir. Sürekli konuştuk gülüp eğlendik. Çalışmaları kim yapacak. Aslında bahsettiğim şey sürekli konuşmak ve boş boş muhabbet etmek değil. Öyle bir ortam sağlamalısınız ki gerçek bir iletişim ortamı olmalı. Sürekli muhabbet etmenize vaktinizi konuşarak geçirmenize gerek yok ama istediğinizde bunu rahatlıkla yapabileceğiniz gerçek bir iletişim, bir takımdaşlık ortamı yaratabilirsiniz. Siz söylemeden sizi anlayacak insanların olduğu bir ortamdan bahsediyorum.

Bir birini iyi tanımış bir ekip kolay kolay yıkılamaz.

Böyle bir ekip oluştuğunda bir birlerini geliştirmek için her şeyi açıkça konuşabilir ve ortaya koyabilirler. Nitekim bugün LIFS ekibi oluşturdukları bu ortam sayesinde üretim seviyelerini her gün biraz daha yukarı çekmiş. Sadece yazarak 4 adımda anlattıkları terimleri artık video ile 4 adımda anlatma fikrini gerçekleştiriyorlar. Üretimden ve işten kaçmadan hatta daha fazlasını tüm ekip kendileri talep ederek bu seviyeye geldiler. Onlar artık bu rutini nasıl aşabileceklerini çok iyi biliyorlar.

Şimdi 4. adımda anlatacağım mevzuya çok hakimler.

4. Sıkıntıdan Sıkılmayı Bırakıp Onu Yaşamayı Seçin

 

 

Sıkıntıda bir nimet ve aslında başarmaya doğru gittiğinizi gösteren en büyük belirteç. O yüzden sıkıntıdan sıkıntı duymak yerine onun keyfini çıkarın çünkü bir adım sonrası büyük ihtimal büyük hazzı yaşamanızla sonuçlanacak.

Bir annenin doğum süreci gibi düşünün. Hamilelik denen o sıkıntılı sürece katlanıp sonrasında doğum sancısına da göğüs gerebildiğinde dünyanın en güzel ve mucizevi şeyi dünyaya gelir.

Başarılarınız da büyük ihtimal doğan o bebekler gibi. Sıkıntısını çekersiniz doğar ve sonra elinizde büyür ama başka sıkıntıları da beraberinde getirir. Ama getirsin ne olacak ki. Sıkıntıdan sıkılmayı bırakmıştık öyle değil mi?

Onun da keyfini çıkarıyoruz artık.

Sonuç olarak;

Farkında Oldular

Sıcaklık ve Basıncı Kendi Kendilerine Artırdılar

Doğru Katalizörü Buldular – Sıkıntıdan

Sıkılmayı Bıraktılar – Başardılar

Sizlerde başarı yolunda aşmanız gereken en büyük sıkıntın bu rutin derdi olduğunun ve dayanabilirseniz sizi gerçekten başarıya götüreceğinin farkında olmalısınız.

Sıkıntıdan zevk almaya bakın. Bir rutininiz varsa bir işte yapıyorsunuz demektir ve elbet o iş başarıya ulaşacaktır. Siz yapmaya devam edin.