“Psikolojik anlamda gelişmiş insanlar, kendi özerk yasa ve kurallarıyla kendilerini yönetirler. Aslında dış gerçekliğe uyum göstermez, dış gerçeklik tarafından şekillendirilemezler. Dış gerçeklikle başa çıkmak üzere donatılmamışlardır.  ”                                                                                                            

 Abraham Maslow

İnsanoğlu varoluşundan beridir yaşamak için çaba gösterir. Fakat bazı anlar olur ki tam oldu derken her şey tepetaklak oluverir. İşte o anda insanoğlunun psikolojisi yerle bir olur. Artık her şey bitmiştir onun için. Bilgiye aç insanlar bu durumu ele alarak insan psikolojisine merak salmıştır. Bu bilgiye aç insanlardan biride ABD’li Psikolog Abraham Maslow dur.

Maslow insan psikolojisi çalışmalarını 1943 yılında Maslow Teorisini bir diğer adıyla Maslow ihtiyaçlar Hiyerarşisi adıyla belgelemiştir.

Maslow’un bu kuramı motivasyon kuramları içerisinde önemli bir yere sahiptir. Bu kurama göre, insanların motivasyonu dış faktörlerden ziyade kişinin kendi içindeki ihtiyaçlarına dayanmaktadır. Kişinin içinden gelen bu ihtiyaçlar sere serpe değil de bir hiyerarşi içinde olmalıdır. Motivasyon üzerinde etkili olan kişinin içindeki ihtiyaçlara yanıt verme iç güdüsüdür. Biz insanlar ise dışarıdan bize gelen ceza ödül faktörlerinin motivasyonumuzu yüksek tutacağını sanıyoruz. Peki haklı mıyız?

Maslow der ki insanoğlunun ihtiyaçları hiç bitmez bir ihtiyacımızı giderdikten sonra başka bir ihtiyaç ortaya çıkar. Giderilen ihtiyaçtan da tamamen hoşnut olma durumu söz konusu bile değildir. İnsanoğlu işte,ne yapalım? diyesim geliyor.

Bizler hep  “Okulu bitirdikten sonra iş kuralım. İş kurduktan sonra ev alalım . Ev aldıktan sonra evlenelim. Evlendikten sonra araba alalım. Sonra çocuk sahibi olalım… diyip bir sıralamaya koyarız hayatımızı. Peki yaptığımız doğru mu?

Maslow amcamız yaptığımızın bir nevi doğru olduğunu söylüyor. Ve bu sıralamayı bir piramit halinde düşünün diyor. Aklıma direk mısır piramidi geldi. Kendimizi Mısır piramidinin yapım aşamasında çalışan bir mimar olarak düşünelim.

1.Çalışmamız için ilk başımızı sokabileceğimiz , karnımı doyurabileceğimiz bir yerimizin olması gerekiyor. Maslow bu aşamaya Fizyolojik İhtiyaçlar aşaması adını veriyor.

Eğer bizim ihtiyaçlarımız giderilmezse diğer aşamaya geçemeyiz.

2.İlk önce iş yerinin güvenli olup olmadığını benim iş yaparken güvenliğimi sağlayacak elemanların olup olmadığını kontrol ediyoruz. Böylece piramidin 2. Katı olan Güvenlik aşamasına geliyoruz. Burada güvenliğin yeterliliğini kontrol edilir.

Maslow  derki bu iki aşama Temel Seviyemizdir. Bunlar olduktan sonra diğer aşamalara geçebiliriz.

3.Aşamamız Sevgi aşamasıdır. İnsanlar yaptığı işi sevmeli ve oraya ait olduğunu hissetmelidir. Sevgi aşamasını Sosyal Seviye diye niteliyor.

4.Aşama İtibar Aşaması. Bu aşama insanın kendine saygısını ve insanların ona saygı göstermesini içerir ve bu da Saygı Seviyesidir.

5.En son aşama ise Kendini Gerçekleştirme aşamasıdır. Kendini gerçekleştirme insanın varmaya çalıştığı son nokta ve Maslow’a göre, tamamen sonuçlanmayan en üst basamak. Birey yukarıdaki ihtiyaçlarını giderse bile eğer hala yetenek, bilgi, beceri itibariyle kendini tam olarak ortaya koyamadığını düşünüyorsa içinde bir boşluk hissedecek ve bu eksikliği gidermeye çalışacaktır. İşte buna kendini tamamlama, kendini gerçekleştirme denilmektedir. Yani amaç bilge kişilik olabilme durumudur. Mimar bu aşamada kendi potansiyelini bilir ve yapıyı inşa eder.

Böylece muhteşem Mısır Piramidimiz ortaya çıkar. Maslow bu aşamaları şu sözlerle dile getiriyor.

Birinci sınıf bir çorba, ikinci sınıf bir tablodan daha yaratıcıdır.

    Abraham Maslow

Özetle:             

                                                                                                     

1) Fizyolojik İhtiyaçlar: Açlık, susuzluk ve buna benzer temel yaşamsal ihtiyaçlar

2) Güvenlik İhtiyacı: Dış faktörlerden kaynaklı tehlikelerden korunma

3) Sosyal İhtiyaçlar: Aidiyet, sevgi, kabul görme, sosyal yaşam vb.

4) Değer Verilme/Saygınlık İhtiyacı: Statü, başarı, itibar, tanınma

5) Kendini Gerçekleştirme: Gelişim, bir işi başarıyla tamamlama, yaratıcılık

 

 

Kendimizi gerçekleştirdiğimizi nasıl mı anlayacağız? Kendine gerçekleştiren insanların özelliklerini sıralayacak olursak:

  • Kendilerini, başkalarını ve doğayı olduğu gibi kabul ederler.
  • Kuvvetli ve zayıf yönleriyle kendilerini ve başka insanların farklı duygu ve düşüncelerini hoşgörü ile karşılayıp oldukları gibi kabul ederler.
  • Düşünce ve davranış içtendir.
  • Kendi üzerinde yoğunlaşmaktan çok sorun üzerinde yoğunlaşırlar.
  • İyi bir mizah anlayışları vardır.
  • Maksatlı olarak gelenek dışı olmamalarına karşın öz kültürlerinin içselleştirilmesine dirençlidirler.
  • İnsanlığın refahı ile ilgilenirler.
  • Yaşamın temel deneyimlerini değerlendirebilirler.
  • Çok değil az insanla derin,tatmin edici kişiler arası ilişkiler kurarlar.
  • Hayata nesnel bir açıdan bakabilirler.
  • Gerçeği olduğu gibi algılayıp, içinde bulundukları ortama kolay uyum sağlarlar.
  • Çok yaratıcıdırlar.
  • Demokratik bir kişilik yapısına sahiptirler. Herkesten bir şeyler öğrenebileceklerine inanırlar.

 

Her şeyin bir sırası olduğunu hepimiz az çok biliyoruz. Peki o dönemde kimsenin aklına böyle bir şey gelmedi mi? Gelmiş olması muhtemel fakat en iyi şekilde dile getiren Maslow olunca onu biliyoruz. Dile getirenlerden biri Türk desem ve bu aşamaları 3 bölümde inceledi desem. İsmini sizden bekliyorum. Mesajlarınızı bekliyor olacağım.

“Eğer bile bile gücünüz yettiğinden daha azını olmayı planlıyorsanız; sizi uyarırım, hayatınızın geri kalan kısmında mutsuz olacaksınız. Kendi yeteneklerinizden ve olanaklarınızdan kaçıyor olacaksınız.”

 Abraham Maslow

Saygılarımla…