Winslow Taylor ile başlayan işletme yönetimine belki de en büyük katkıyı sağlayan kişi olmuştur Peter Ferdinand Drucker. Fikirlerini sadece işletmeler için değil, bütün organizasyonları (kiliseler, fabrikalar, bankalar vb.) kapsayacak şekilde oluşturdu ve modern yönetim sisteminin en önemli geliştiricilerinden biri oldu.

Peter Drucker 1909 yılında Viyana’da dünyaya geldi. Ailesi o dönemin yüksek sınıflarından birinde olmaları dolayısıyla sürekli yüksek dereceli bürokratların, bilim insanlarının ve sanatçıların olduğu tartışma ortamlarında büyümüştür. Kendisi asıl eğitimini hep bu ortamlarda aldığını belirtmiştir. Avusturya’dan Almanya’ya, oradan İngiltere’ye ve son olarakta Amerika’da pek çok farklı kurum ve kuruluşlarda çalışmıştır. İlerde öne süreceği fikirlere bakarsak bu kaynağın nereden geldiğini Drucker’ın tecrübelerine bakarak daha iyi anlamış oluruz.

Drucker, yönetim stratejilerini geliştirirken ilgi duyduğu sosyolojiyi, psikolojiyi, felsefeyi ve tarihi de kullanmıştır. Onu, diğer yönetim bilimcilerden farklı kılan ise şüphesiz yaptığı çalışmalarında başarılı olmaktan çok “İnsanlara ne katabilirim?” arayışında olmasıydı. Drucker’a göre güçlü bir sosyal yapının oluşması için güçlü organizasyonlara ihtiyaç vardı. Yani güçlü bir kurum olmaktaki asıl amaç her zaman toplumun refah seviyesini yükseltmek ve sosyal yapısını güçlendirmektir. Ona göre kâr amacı olsun olmasın her organizasyonun toplumun tamamına karşı sorumlulukları vardır ve daima insan odaklı çalışmalıdır.

Bu düşünceler Drucker’ın fikirlerinin ahlaki boyutuydu. Şimdi de varlıklarını devam ettirmeleri açısından kurumların işleyişi hakkında ki düşüncelerine değinelim.

Drucker’ın yönetim felsefesinin en önemli parametresi bütüne odaklı çalışmadır. Bir organizasyonda birimler arası bilgi paylaşımı, daha da önemlisi bu bilgilerin organizasyonun bütününü göz önüne alacak şekilde süreçlere entegre edilmesi ne kadar yüksekse, organizasyonun başarıyı yakalaması da o derece mümkündür. Drucker’a göre organizasyonlar da insan vücudu gibi sistematik çalışmazlarsa sürdürülebilirliklerini kaybederler. Peki bu sürdürülebilirlik nasıl sağlanır?

Peter Drucker için her organizasyonun kendisine şu beş soruyu sorması ve bütün dürüstlükleriyle yanıt vermeleri gerekir*;

  1. Misyonumuz nedir?
  2. Müşterimiz kim?
  3. Müşteri değeri nedir?
  4. Sonuçlarımız nelerdir?
  5. Planımız nedir?

Bu organizasyon ister bir cami, kilise, sinagog gibi dini kurumlar olsun, ister vakıflar ve dernekler gibi yardım kuruluşları olsun ya da fabrikalar, şirketler gibi kâr amacı ile çalışan işletmeler olsun hepsi için geçerlidir. Tabii sorular aynı olsa da her organizasyonun, hatta aynı tür organizasyonun bile farklı bölgelerde ki kurumlarının kendilerine has cevapları vardır. Bugün Hindistanda ki bir cami, kurban bayramında bölge halkına inek ya da dana kesip ikram ederse, misyonunu gerçekleştirmesi neredeyse imkansız hale gelir. Ancak bunu Afrikada yaparsa hedeflerini gerçekleştirme adına yapacağı diğer bütün güzel aktivitelerinin de önünü açmış olur.

Drucker’a göre organizasyonlar için 2 temel kural vardır.

Birincisi her organizasyonun şeffaf olmasıdır. Çalışanlar, kurumlarının iş sistemini, süreçlerini ve yapısını bilmeli ve anlamalıdır. Bu durum yukarda da söylediğimiz, bilginin süreçlere entegre edilme işlemini hızlandıracak, ayrıca çalışanların kuruma bağlılıklarını ve sorumluluk bilincini artıracak, görev tanımlarını netleştirip gereksiz işleri de elimine edecektir. Ayrıca müşterilerilerin gözünde de güvenilirlikleri fazlasıyla artacaktır.

Diğer bir kuralda organizasyon yapısının mümkün olduğunca az katmana sahip olmasıdır. Var olan her bir katman organizasyonunuzda ki enerjiyi biraz daha sömürecek, veriminizi düşürecek, bununla birlikte özellikle vurgulanan “bilgi paylaşımını” yavaşlatacak ve kurumunuzun esnekliğini azaltacaktır.

Bununla birlikte Drucker, organizasyonlarda katman sayısının az olmasını isterken aynı zamanda bir otoritenin de varlığını savunmaktadır. Her organizasyonda sıkıntılı dönemlerde zor kararlar verebilecek bir nihai lider olmalıdır. “Su almaya başlayan bir gemide kaptan toplantı yapmaz, emir verir.”**

Özetlemek gerekirse Drucker’ın organizasyonlar için yönetim dinamiklerini iki kategoriye ayırabiliriz;

1-) Maddi Dinamikler

  • Ulaşılabilir hedefler
  • Uygulanabilir plan, program ve strateji
  • Kontrol Mekanizmaları
  • Adil performans ölçütleri
  • Kurum içi bilgi paylaşım oranı
  • Hizmet ettiği pazara hakimiyet (pazar bilgisi, tahminleri, yayılma potansiyeli vb.)

2-) Manevi Dinamikler

  • Kişilerin samimiyeti
  • Takım olabilme ruhu
  • Yapılan işe, çalışma arkadaşlarına ve müşteriye saygı ve sevgi
  • Sürdürülebilir bir “Kurum Kültürü” oluşturabilme
  • Çalışanların motivasyonunu ve aidiyetini artıracak “ Yüksek Kurum Değerleri”
  • Maddi dinamikler arasında da sayılan “Adil performans ölçütleri”
  • En önemlisi de çalışanından müşterisine kadar herkeste “GÜVEN” hissini oluşturulması.

Drucker’a göre organizasyonlar ve yöneticiler için bir başka kilit faktörse “Özdeğerlendirme” yapılabilmesi. Harika bir plan hazırladınız, mükemmel bir hareket stratejiniz var ancak bir işe başladığınızda ki motivasyonunuz ve enerjiniz ile 8 ay sonrasında ki motivasyonunuzun aynı olması imkansız olmasa da çok zordur. Motivasyonunuz düştükçe rotadan sapmaya başlarsınız. Eğer kontrolü yeniden sağlayamazsanız organizasyonunuz içten çürümeye başlar ve siz iş işten geçene kadar bunu anlayamazsınız. Hastalığı tespit ettikten sonra da tedavi edecek ne gücünüz ne de enerjiniz kalmıştır artık. Bu nedenle takımınızda sürekli bir otokontrol sistemi geliştirmeniz lazım.

Bu sistemde de en önemli kısım “Kurum İçi Yapıcı Muhalefet”* oluşturup desteklemeniz gerekmektedir. Çalışanlarınızın fikirlerini rahatça söylemeleri, hedefleriniz için gidilecek doğru yolu korkmadan tartışmaları, yanlış gördükleri uygulamaları eleştirmelerine izin verilmeli. Tabii bunu yapmanın en önemli yolu da onlara bu güven ortamını sağlamanızdan geçiyor. Bu ortamı oluşturmadığınız takdirde insanlar farklı düşüncelerini dile getirmeyecekler, bir müddet sonra da tek düze bir organizasyon haline geleceklerdir. Bu da farklı durumlara karşı direnci azaltıp krizlerle başa çıkmanızı zorlaştıracak, ayrıca yeni ve inovatif gelişmeleri engelleyecektir.

Hayatı boyunca onlarca kitap, yüzlerce makale yazan bir insanın fikirlerini elbette tek bir yazıda anlatmaya kimsenin gücü yetmez. Elimden geldiğince uygulandıkları vakit organizasyonunuza birçok faydası dokunacak kilit noktaları sizlere aktarmaya çalıştım.

Faydalı olması dileğiyle..

*(Peter Drucker-Frances Hesselbein-Joan Snyder Kuhl: Peter Drucker’ın En Önemli Beş Sorusu-Bugünün Liderleri İçin Sürdürülebilir Bilgelik)

**(Peter Drucker: 21. Yüzyıl İçin Yönetim Tartışmaları)