X VE Y TEORİSİ

İnsanlar bir şeyi neden yaparlar? Ya belirli bir noktaya ulaşmak için ya da belirli bir noktadan kaçmak için. İnsanlar bu anlamda, onlara çekici gelen şeylere yaklaşır, onları iten şeylerden uzaklaşır.

Uzaklaşılan ya da yaklaşılan bu şeyler değerlerle ilgilidir. Değerler, insanların uzaklaşmak ya da yaklaşmak için zaman, emek ve kaynaklarını harcadıkları şeyleri belirler.

Motivasyon konusu, son elli yıldır, yönetim dergilerinde tartışılıyor. Bu süreç içerisinde iki önemli çatışan teori ortaya çıkmıştır. Douglas Mc Gregor (yönetim profesörü) “The Human Side of Enterprise” dergisinde, bu iki teoriyi “X Teorisi” ve “Y Teorisi” olarak adlandırmıştır.

TEORİ X 

Teori X yaklaşımında yöneticinin otoriter olması söz konusudur. Buna göre otoriter bir yönetici aşağıdaki davranışları sergiler:

  1. Sonuç odaklı ve proje tarihlerine/bitirilen işlere odaklı yönetim
  2. Sinirli ve soğuk yönetim sergiler, örneğin çalışanlarına bağırabilir.
  3. Talepkar bir yönetim sergiler, çalışanlarından taleplerde bulunur.
  4. Projelere veya işe kendisi dahil olmayan bir yönetim sergiler.
  5. Tek yönlü iletişim sergiler (genelde emir vericidir ve çalışanın söylediklerinin hiç önemi yoktur, kendi söyledikleri önemlidir).
  6. Teşekkür etmeyi veya övmeyi sevmez.
  7. Çalışanların refahı veya morali hakkında umursamazdır.

Yukarıdaki bu otoriter yöneticinin bu şekilde davranmasını Teori X aşağıdaki çalışan algısına bağlar. Yani bir yönetici yukarıdaki şekilde davranıyorsa, çalışanları için aşağıdaki şekilde düşünüyor demektir:

  1. Çalışanlar işlerini sevmezler
  2. Çalışanlar değişime açık değillerdir
  3. Çalışanların ufku açık değildir geleceği göremezler
  4. Çalışanlar sorumluluk taşımazlar, risk yöneticinin omuzlarındadır
  5. Çalışanlar yönetilmek ister, yönetmek istemezler.

İşte yukarıdaki sebeplerden dolayı yönetici kendisini çalışanları sürekli yönetmek, sıkı sıkıya kontrol etmek ve sürekli kontrol etmek zorunda hisseder ve Teori X’teki davranışları sergiler.

TEORİ Y

Teori X’ten türetilmiştir denilebilir. Tam olarak Teori X’in tersini bulmayı hedefler. Bu anlamda Teori X’teki her şeyin tersi düşünülerek Teori Y’ye erişilebilir.

Teori X’deki otoriter yönetici yerine Teori Y’deki yöneticiye “Aydınlanmış Yönetici” ismi verilebilir. Bu yöneticinin davranışları da aşağıdaki şekilde sıralanabilir:

  1. Hayal gücü ve yaratıcılık ile yön veren
  2. Dar kafalı olmayan
  3. Gelişme ve büyümeye açık
  4. Arkadaş yanlısı bir ortamdan yana
  5. Kolay kabul eden ve katılımcı
  6. Merkezi olmayan, görevin ve sorumlulukların dağıtıldığı yönetimi benimseyen

Bu yöneticinin yukarıdaki davranışları sergilemesinin altında yatan temel sebep ise çalışanları için aşağıdaki şekilde sıralanacak bakışa sahip olmasıdır denilebilir:

  1. Çalışanlarda çalışma isteği ve azmi vardır
  2. Çalışanlar kendilerine yol çizebilir ve doğru seçimler yapabilir
  3. Çalışanlar kendilerini kontrol edebilir.
  4. Çalışanlar sorumluluk alabilirler
  5. Çalışanların hayal gücü vardır ve bunu işlerine uyarlayabilirler
  6. Çalışanların yaratıcı yanları vardır

X ve Y Teorisinin Kıyaslanması

  • X ve Y Teorilerinin özünde, bir organizasyondaki insan ilişkilerinin önemi bulunmaktadır.
  • X Teorisi; Klasik Yönetim anlayışını temsil eder. Otoriter yapıdadır ve çalışanlara güvenmek yerine onları denetlemeyi öngörür.
  • Y Teorisi; Neo-Klasik Yönetim anlayışını temsil eder. Daha katılımcı ve çalışanlara önem atfeden bir yapıdadır. İletişime, motivasyon ve ödüllendirmeye, yetki ve sorumluluk devrine önem veren Y Teorisi Yaklaşımının benimsenmesi organizasyon performansının arttırılmasında etkinliği sağlamaktadır.

McGregor, ortaya koyduğu teorilerin bir kısmının uygulamaya geçirilemeyeceğinin bilincindeydi ancak yöneticilerden en azından şu ana prensibi uygulamaya koymalarını istemişti:

Çalışanlar, kendilerine sorumluluk sahibi ve değerli çalışanlar gibi davranıldığı zaman, işletmeye daha çok katkıda bulunurlar.