Merhabalar. Bu yazımda biraz geçmişe giderek sizlere parşömenin tarihinden, bulunuşundan bahsedeceğim. Keyifli okumalar diliyorum.

İnsanoğlu var olduğundan beri, kalıcı olmak, bir iz bırakmak ya da kendisini ifade etmek için çok çaba harcamıştır. Yeri gelmiş, yaşadığı mağaranın duvarlarını boyamış, avını ve avlanışını, günlük yaşamını resmetmiştir. Toplumlar geliştikçe bir şeyleri kaydetmek daha da zorunlu hale gelmiştir. Bunun için toplumlarda çeşitli yöntemler kullanılmıştır. Parşömenin kullanılmaya başlaması da bu yöntemlerden biridir. Peki nedir bu parşömen, nasıl bulunmuştur tarihine şöyle bir bakalım.

Parşömen üzerine yazı yazmak ve resim yapmak için kullanılmak üzere, özel olarak hazırlanmış hayvan derisidir. Parşömen ismi Bergama’dan gelmektedir ve Bergama Kağıdı anlamında Latince Charta Pergamena’dan türemiş ve bütün dillere de buradan geçmiştir.

Parşömenin bulunuş hikayesi ise şöyle anlatılmaktadır; Perganon Kralı II. Eumenes, Bergama’da bir kütüphane kurmak istiyormuş. Fakat Mısır Kralı, Bergama Kütüphanesi’nin İskenderiye Kütüphanesini geçmemesi için Anadolu’ya papirüs ihracını yasaklamış. Kâğıtsız kalan Bergama’nın Kralı II. Eumenes yeni bir kâğıt icat edecek olana büyük ödüller vaat etmiş. O zamanki Kütüphane Müdürü Krates oğlak derilerini işleyerek yazılabilecek hale getirmiş ve krala sunmuş.

Parşömen MÖ II. Yüzyıldan başlayarak Bergama’dan bütün dünyaya yayılmıştır. IV. yüzyıla kadar papirüs ve parşömen birlikte kullanılmış, daha sonra XII. Yüzyıla kadar tek yazı medyası olarak kültürü sonraki yüzyıllara taşımıştır. Bir süre sonra parşömen kullanımı papirüsün yerini tamamen aldı ve hemen hemen bütün el yazması eserler parşömen üzerine yazıldı. Bu şekilde artan talep, parşömen üretimi konusunda önemli bir sanayinin gelişmesine sebep oldu. Artan tüketim, üretimi yetersiz hale getirdi ve doğal olarak fiyatlar yükseldi. Bu durumda ekonomikliği sağlamak bakımından daha az önemli ve tarihi değeri daha az olan belgeler, silinerek veya önceki yazılar yıkanılarak, yeniden kullanıldı.

Parşömenin esası olan, hayvan derisinin normal işlenme metodu şöyledir. Deri kirece yatırılarak kıllarından arındırılır, fazla et ve yağları alındıktan sonra gerilir ve kurutulur. Yazım için hazırlamak üzere değişik malzemelerle zımparalanır. Her işlemi tekrar etmek sonuçta elde edilecek parşömenin kalitesini arttırır. Son üründe derinin orijinal dokusu gayet açık görülebildiğinden hiçbir parşömen diğerinin aynı değildir. Bugün hâlâ parşömen yapımını bir bilimden ziyade bir sanat olarak görmek gerekir. Mağara duvarı, kil tablet, mermer, balmumu tablet, papirüs, kâğıt, bilgisayar ekranıyla karşılaştırıldığında kaliteli bir parşömen insanlığın kullandığı en mükemmel yazı malzemesidir. Bazen 40 yıl önce yazılmış bir kâğıt üzerindeki yazı zor okunurken, 1500 yıllık parşömenler sanki dün yazılmış duygusu uyandırmaktadır. Bugün parşömenin kullanılışı oldukça azalmakla beraber, çok uzun ömürlü olup, resim yapmaya ve yazı yazmaya çok uygun olduğundan bazı lüks kitaplar ve önemli belgeler için kullanıldığı görülmektedir.

Parşömenin ortaya çıkışına baktığımızda, geçmişten günümüze sürekli devam eden rekabetin, üretimi de beraberinde getirdiğini görmekteyiz.

Facebook Sayfamizdan Bizleri Takip Edebilirsiniz
Gül Ünal
Endüstri Mühendisi