İlk Mülakat Tecrübem

Merhabalar, bugün sizlere yaşadığım staj mülakatı tecrübemden yola çıkarak, mülakatta dikkat etmemiz gereken noktalardan bahsedeceğim.Yaklaşık iki hafta önce yaz stajı için okuluma mülakat simülasyonu yapmak üzere bir şirket geldi. Ben de İlk Mülakat Tecrübemden edindiğim bilgileri paylaşmak istedim.İlk Mülakat Tecrübem

Bu mülakat bir simülasyondu ve simülasyon olmasına rağmen çok heyecanlandığımı hatırlıyorum. Kendimi öyle bir şartlamışım ki sanki bu şirkette staj yapmazsam bir daha asla iş bulamayacağım. Ben böyle bir düşünce içerisindeyken hatırı sayılır bir ağabeyimin tavsiyesi üzerine düşündüm. O ağabeyim bana dedi ki: ’Neden bu kadar strese giriyorsun, sanki o şirkete mecbursun’. Bunun üzerine düşündüm ki, neden kendimi sıkıntıya sokuyorum? Eğer orda staj yapmazsam dünyanın sonu mu gelecek? Tabi ki hayır. Şu an düşünüyorum da o kadar stres yapmama hiç gerek yokmuş. İlk Mülakat Tecrübem

Erkenden Kalkalım

Bu düşüncelerden sonra iyi bir uyku çektim ve mülakat sabahı olabildiğince şık giyinerek okula gittim ve bilerek de erken gittim hem ortamı görüp heyecanım yatışsın hem de geç kalma riskini ortadan kaldırayım istedim. Gittiğimde hiç de düşündüğüm gibi kötü bir ortamla karşılaşmadım. Herkes benim gibi heyecanlı ve meraklıydı. Çoğunun ilk mülakat deneyimiydi. Biraz sohbet ederek sakinleşmiştim.

Düşüncelerimizi Dile Getirmekten Çekinmeyelim

Sonra benim sıram geldi ve ilk mülakat, grup mülakatıydı. İlk kez böyle bir şeye katılıyordum. 4 kişiydik. İK’ dan gelen yöneticiyle kısa bir tanışmadan sonra bize bir sorun yöneltti ve bu soruna  belli bir bütçe ile en uygun çözümü bulmamızı istedi. Case Study tarzında bir şeydi. Biz kendimiz sorunu okuyup anladıktan sonra tartışmaya, ortak bir payda da buluşmaya çalıştık. Bu sorun tartışılırken sessiz kalmadım ve iyi ki de kalmamışım. Ben fikrimi anlattığımda diğer grup üyelerini ikna edemedim ama iyi ki de fikrimi çekinmeyip söylemişim. Sonuçta hiçbir şey söyleyemeyip sus pus da oturabilirdim. Bu yüzden çekinmeden mantıklı bir biçimde düşüncelerimizi söyleyelim.

Ben Değil Biz Olalım

Grup çalışmalarında ayrıca şunu fark ettim. Ben olarak değil de biz olarak hareket etmek oldukça önemli. Grup mülakatında dikkat edilen yalnızca fikrinizin doğruluğu değil, takıma uyum sağlayabilmek de önem teşkil ediyor. Eğer ben tavrımızı ortaya koyarsak bu İK tarafından olumlu karşılanmayacaktır. Yaklaşık 20 dakika sonra mülakat bittiğinde ben ve diğer arkadaşlarım oldukça memnunduk. Çünkü farklı bakış açıları ve farklı bir deneyim kazanmıştık.

Kendimizle Çelişmeyelim

Daha sonrasında bireysel mülakatlar başladı ve benim de sıram geldi. İK beni kapıda karşıladı, el sıkıştık. İlk izlenim olarak el sıkışırken göz teması kurmaya dikkat ettim. Böyle yaparak kendime olan güvenimin karşı tarafa geçmesini istiyordum (umuyorum ki başarılı olmuşumdur). ilk oturduğum anda beni mükemmel bir heyecan sardı. Kendimi tanıtmaya başladım ve sonrasında sorular gelmeye başladı. Lise hayatından bahset, dedi. Ben de ne yaptıysam kısaca anlattım. Çok net hatırladığım diğer bir soru, ‘Neden endüstri mühendisliğini seçtin?’ diye sormuştu. Ben endüstri mühendisliğini kısıtlı bir iş yaşamı olmadığı, farklı farklı departmanlarda farklı iş alanlarında rol alabileceğim için seçtiğimi söyledim. Bunu da özgürlükçü, sınırlandırılamayan karakterime bağladım. Ve her alana uyum sağlayabileceğimi ve şu an hepsini de merak ettiğimi söyledim.

Hemen ardından bana şöyle bir soru yöneltti. “Bir bankada çalışabilir misin?” diye sordu. Bende çalışabileceğimi söyledim (demez olaydım). Ve karşılığında, ‘Biraz önce bahsettiğin özgür ruhlu karakterinle çelişmiyor musun, özgürlükçü yapın kurumsala nasıl uyum sağlayacak, baskı altında çalışabilecek misin?’ diye sordu. Şunu söyleyebilirim ki bu soru karşısında afalladım. Hiç böyle bir şey beklemiyordum. Daha ılımlı geçeceğini düşünmüştüm. Ben de bunun üstüne, artık bankaların kurumsallaşmadan uzaklaşmaya başladıklarını,  eskiden olduğu gibi sıkıcı olmadıklarını söyledim. Benim bu sırada tansiyonum çıktı tabi. Daha sonrasında neden kendi firmalarında staj yapmak istediğimi sordu. Ben de çok net bir biçimde iyi bir firmanın CV’mde olması işe alınmamı kolaylaştıracağını düşündüğümü söyledim ama şunu da ekledim. Eğer iki seçeneğim olsaydı ve bunlardan birincisi herhangi bir alt düzey x firmasında staj yapıp çok verimli bir şekilde stajımı tamamlamak, diğer yandan üst düzey bir y firmasında kendime hiçbir şey katmadan stajı tamamlamak olsaydı x firmasını tercih edeceğimi söyledim. Böyle düşünmem onu etkilemiş olacak ki bana güzel bir gülüş attı. Göz boyamaya çalışmadan kendimizi ifade edersek işlerin yolunda gideceğine inanıyorum.

 

Hatamızı Sorgulayalım

Mülakat sonunda İK, sormak istediğin bir şey var mı? dedi. Ben de eksiklerimi öğrenmek istediğimi söyledim. Bana söylediği şey şuydu. ‘Her departmanda, her alanda çalışabileceğimi ve merak ettiğimi söylediğinde seni nerde mutlu edeceğimi bilemedim.’ dedi. Meraklı olman güzel fakat hedefinin daha net ve anlaşılır olması karşı tarafın etkilenmesinde daha olumlu etki yaratacağını, söyledi. Bu konu da haklı olabilir fakat henüz daha çok yolun başında olduğum için kendimin nerde mutlu olacağını tam olarak bilmiyorum. Bu yüzden karşı tarafa kararsız bir tutum içerisinde olduğum izlenimi vermiş olabilirim.

Her şeye rağmen benim için oldukça güzel bir deneyimdi. Ve ilk mülakat tecrübemdi. Kendimi, düşüncelerimi, yapmak istediklerimi sorguladım. Başkası sorgulayınca ne hissettiğimi, bunu nasıl savunduğumu gördüm. Düşüncelerim için mücadele ettim. Kendimizi geliştirip kendimizin farkında olduğumuz sürece karşı tarafı etkileyeceğimizi düşünüyorum. Bence her şey kişinin kendisinde bitiyor. Kendimizi geliştirip kendimize güvendikten sonra sonucun güzel olacağına yürekten inanıyorum ben.

İlk yazımın sonuna gelmiş bulunmaktayız. İlk yazımda, ilk mülakat tecrübemden bahsettim. Benim başımdan bunlar geçti ve sonucunda bu gibi dersler çıkardım. Eğer siz de benimle tecrübelerinizi paylaşmak isterseniz bana aşağıdaki mail adresinden ulaşabilirsiniz. Şimdilik hoşça kalın.

Fikir ve önerileriniz için sdogan@industryolog.com adresine mail atabilirsiniz.