Hibrit Sistemleri

Merhaba,

“İçimde uyanan yaratma hevesi sınırsızdı.”

Ben de başladım.. Kendi yarattığım yolda kalıcı olabilmek dileğiyle. Keyifli okumalar.

Günümüzde enerji ihtiyacı, geçmiş yıllara göre giderek artmış ve enerji sürekliliği son derece önem kazanmış bulunmaktadır. Enerjinin sürekliliğini sağlamak maksatlı çeşitli enerji üretim yöntemleri geliştirilmiştir. Ancak bu enerji üretim yöntemlerinin birçoğu fosil yakıtlara dayanmaktadır. Dünyada ihtiyaç duyulan enerjinin yaklaşık %90’ı fosil esaslı kaynaklara bağlıdır. Bu kaynaklar içerisinde de en büyük pay, yaklaşık %35 ile petroldedir. Ancak fosil yakıtların çevreye olan zararları ve rezervlerin giderek azalması, enerji ihtiyacında dünyayı yeni arayışlara itmiştir. Bu bağlamda araştırmalar, çevreye zararı olmayan ve kendisini yenileyebilen enerji kaynaklarına yönelmiştir.

Yenilenebilir enerji kaynakları, çevreye duyarlı olmasına karşın çevre ve atmosfer koşullarına bağlı olarak gün içerisinde ve yıl içerisinde değişkenlik göstermektedir. Enerjide sürekliliğin önem kazandığı günümüzde, tek başına rüzgar veya güneş enerjisi yeterli kalmamaktadır. Yenilenebilir enerji kaynaklarından maksimum düzeyde faydalanabileceğimiz bir yöntem gerekmektedir. Son yıllarda yaygınlaşan, birbirini tamamlayıcı özellik gösteren iki veya daha fazla enerji kaynağını kullanan sistemler hibrit enerji sistemleri olarak adlandırılır.

Sistemin çalışma prensibi DC besleme gerilimi üzerine kurulu olup, çalışma voltajı 48VDC’dir. Yenilenebilir enerji kaynaklarından güneş enerjisi ve rüzgar enerjisi, optimum seviyede belirlenmiş olup, uygun şartlarda jeneratörün devreye girmesine gerek kalmaksızın yükü beslemeye uygun niteliktedirler. Ancak, güneşten sadece gündüz elektrik alınabilmekte ve gece yük enerjisiz kalmaktadır. Rüzgar enerjisine güneş kadar net sınırlar çizilemese de günün belli saatlerinde enerji üretilebilmekte ve yük beslenebilmektedir. Güneş ve rüzgar enerjisindeki bu değişkenliklerden dolayı yük akü bankasından beslenmektedir. Güneş ve rüzgar enerjisi ise akü bankasını besleyerek akülerin daha uzun çevrim ömrüne sahip olmasını sağlamaktadır.


 Güneş ve rüzgar enerjisinin yetersiz olduğu zamanlarda, akü bankası deşarj olarak yükü beslemekte ve enerjinin sürekliliği sağlanmaktadır.Akü bankasının belirli bir deşarj derinliğine indiği noktada dizel jeneratör devreye girerek hem yüke aktarılan enerjinin sürekliliği sağlanmakta, hem de akü bankası şarj edilerek yeniden kullanılabilir hale getirilmektedir. Bununla birlikte, akü bankasının daha uzun ömürlü olması için, akü deşarjına kısıtlamalar getirilmiştir. Akü bankası % 50 deşarj derinliğinin altına inmesi engellenerek, hem ömrünün daha uzun olması sağlanmakta hem de jeneratörün çalışma süresi minimum seviye de tutulmaktadır.

Ayrıca akü bankasının sıcaklık faktöründen kötü yönde etkilenmemesi için sisteme monte edilen pano kliması için ve aynı zamanda aydınlatma ve yedek AC güç çıkışı için bir adet invertör sisteme adapte edilmiştir.

Pano kliması, atmosfer sıcaklığı ne olursa olsun, akü bankası için ayrılan bölmenin sıcaklığı 20°C’yi geçmeyecek şekilde dizayn edilmiştir.

Hibrit jeneratör için temel yük anlamında telekom sistemleri seçilmiştir. Yaptığımız çalışmalarda ise yük gücü 1-2 kW aralığında çalışabilecek şekilde ortalama 1.5 kW olarak seçilmiştir. Buna ilave olarak 0.3 kW soğutma ve aydınlatma yükleri sisteme dahil edilmiştir.